10 YIL SONRAYA HAZIRLIK

Bayram Ocak

Almanya ‘da Böhse Onkelz adlı bir grubun söylediği şarkının sözlerinde, “Mikrop taşıyıcı, eski elbise toplayıcıları, plastik poşet taşıyıcıları”  olarak işaret edilen yabancılara atfen söylenen şarkının nakarat bölümü, 
“Bütün Türkler dışarı ,hepsi ülkemizden def olmalılar, Ankara'ya geri gidin” diye devam ederken Türkler, Alman devletinin çağrısı üzerine  oraya çalışmak için gitmişti.

Günümüzde Almanya'nın buradan giden kişiyi kabul etmesi için muhalif olması yeterlidir.  15 Temmuz sonrası Almanya ve Yunanistan ağırlıklı bir hareketlenme dikkati
çekmektedir . Bu ülkeler, kendi ülkelerine muhalif olan  insanları orada barındırırken onların yetenekleri veya başarılarından dolayı ülkelerine almadılar.

Yarın ülkemiz ile yaşanılacak bir olumsuzlukta veya bulunduğumuz coğrafyada ki çıkarları doğrultusunda bu insanları mutlaka kullanacaktırlar.

Bu ülkeler geleceğe yatırım yaparken, ülkemizin bekası için hemen yanımızda gelişmekte olan olaylara seyirci kalmamız mümkün değildi.

Suriye’de yaşanılan kargaşadan kaçıp ülkemize sığınan insanlara ülkemiz kucak açtı. Daha önce Kuzey Irak’ta gelişen olaylardan sonra bölge insanına kucak açtığı gibi. Bulgaristan’dan, Afganistan’dan gelenlere açtığı gibi. 
Bulgaristan’dan 1950-51 yıllarında 154.393 kişi Türkiye’ye göç etti.

1968-1978 arasında ise 130 bin kişi. 1984’ te Bulgaristan’da başlayan asimilasyon politikaları sonucunda ülke ekonomisinin kötü olduğu dönemde 350 bin civarı insan ülkemize göç etmişti.

İstanbul’da o dönem özel bir inşaat şirketinde çalışıyorum, göçmenler belli oranda şirketlere dağıtıldı,16 kişilik tünel kalıp ekibime bir kişi verildi, en basit işi ona verdik fakat adam çalışmıyor. Nedenini sordum “İş ağır “dedi ve öğleden sonra ayrıldı.

Suriye'den gelen insanlar kampların dışına çıkıp ülke içerisinde dağıldılar. İş bulup çalışanların yanı sıra  sağlanan imkanlar ile iş yeri açanlar olduğu gibi en kolayı seçip köşe başlarını sahiplenerek dilenenlerde oldu . Dilenenler “Allah rızası için bir sadaka “ yerine “ Biz Türkmen’iz” demeye başladı. Ülkemize sığınanların sayısı artıp olumsuzluklar başladığında ise karşı söylemlerde artış oldu. Duruma karşı olanlar, olayın insani yönünü düşünmeden konuya bakmaya başlamıştı.

Devletin aylık bağladığından tutunda ,vergi vermeden kurdukları şirketlere, marketlere kadar konu başlıkları yapıldı. 
Ama bir şey kaçırdık sanki, El Bab'da , Afrin de, 30 bine yakın Özgür Suriye Ordusu mensubunu devlet  eğitip savaştırdı , şimdi Suriye'nin kuzeyinde 15000 kişilik bir güç kurdu ve bunları  olası bir harekatta kullanacak . 
Biz bunu ne için yapıyoruz ?

 Bölgede kurulacak kukla bir devletin, yarın bizim güneydoğumuzda sorun çıkartmasını engellemek, sınırlarımızın emniyetini sağlamak ,tampon bölge oluşturularak parçalanmamız için yapılacak harekatları engellemek.

Başka bir bakış açısı, ülkemiz ile birlikte harekata katılan bu insanlar, ailelerinin emniyette olmasını istemezler mi ?   Aileniz nereye giderse gitsin deseydik bu adamlar nerede savaştırabilirdik. Yada bize karşı bunlar kullanılır mıydı? Yarın Suriye parçalanırsa bize bağlı bir grubun bu bölgede olmasının nasıl bir zararı olacaktır ülkeye? İlerleyen zamanlarda ülke içerisinde ki mülteci durumuna düşen bu insanların Afrin’de , Cerablusta olduğu gibi vatanlarına döneceği bilinmektedir. 

Kimse başka bir ülkede sığıntı olarak yaşamak istemez. Hemen yanımızda bize güvenen ve vefa borcu olan insanların ülkenin Suriye politikalarına destek vereceğini tahmin ediyorum.

Olumsuz örnek ve davranışlar mutlaka olacak, Kuzey Irak'tan girenlerin teröre verdiği destek ve yaşanılan olumsuzluklar  ortada, daha geriye gittiğimizde Orta doğuda, Balkanlarda  Osmanlı'yı arkadan vurdukları bilinen gerçeklikken daha güçlü bir Türkiye’nin durumu lehine çevirebileceğine inancımız var.

3 milyon insan ülkeye külfet getirmiştir mutlaka, olumsuzluklar yaşanmış ve yaşanacaktır ama 10 yıl sonrayı planlayabilirsek ülkenin kazanımlarının artacağına inancımız var. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.