ŞEFFAF ZEMİN

ŞEFFAF ZEMİN
Her türlü konuyu halkın nezlinde tartışmaya açan gazeteniz DENGE, bundan böyle tarafsız ve şeffat olarak yansıyan görüşlerinizi buradan duyuracaktır.

ZEMİNİMİZİ BUGÜN TAKSİCİLERİMİZİN GÖRÜŞLERİNE AYIRDIK...

60 Yıllık geçmişe sahip olan ve Samsun'un en eski taksi durağı olan Saathane Taksi durağı esnafı geçmiş yıllara özlemle dimdik ayakta kalma mücadelesi veriyor.

Taksicilerin, Türkiye'de sıkıntıya sürüklenen kesimlerin başında geldiğini belirten taksici esnafı, bu sıkıntıların giderilmesi anlamında kendilerine sadece Türkiye Şöförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Fevzi Apaydı'nın sahip çıkarak tek başına sorunları çözmeye çalıştığını ifade etti.

MUZAFFER BABA:ESKİ TADIMIZ YOK
50 Yıldır taksicilik mesleğiyle uğraştığını söyleyen Muzaffer Keleş (71) Nam-ı diğer Saathane taksi durağında bulunanların Muzaffer Babası, meslekte son demlerini yaşadığını belirterek, "Eski tadımız yok. 1950'lilerde burada taksi durağını ve Samsun'un ilk Taksiciler Cemiyetini kurduk. Şimdiki gibi değildi. O zamanlar herkesin birbirine saygısı vardı. Büyükler küçüğünü, küçükler büyüğünü bilirdi. Zaman içerisinde arabaların modelleri gelişti ama insanların da o oranda saygı ve sevgisi değişti. Taksiciler aslında çok önemli toplum hizmeti veren bir meslek grubu. İnsanlar şu anda bunun farkında değil. Ne zamanki bizde hayatın çarkları arasında eriyip yok oluruz o zaman değerimiz anlaşılır. Ben yıllardır bu mesleğin içindeyim, şunu gördüm ki; Taksici esnafının sesi çıkmıyor. Büyük bir sıkıntı içinde ama sıkıntısını anlatamıyor, paylaşamıyor içine atıyor. Daha sonra en ufak bir olay yaşandığında vay efendim taksiceler şöyle, taksiciler böyle. Yaşadığımız stresi biz biliriz" diyerek toplumun taksileri anlamasını istedi.


MUSTAFA KARA:CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK
Yine eski taksicilerden Mustafa Kara(60), "Sorunlarınızı, sıkıntılarımızı dinleyecek kimsemiz yok, kısaca sahipsisiz. 37 seneden beri taksicilik yapıyorum. Bu işler insanı ne öldürür ne de güldürür. Gece olduktan sonra sarhoşu, ayyaşı,psikopatı her türlü insanla karşı karşıyayız. Can güvenliğimizin sağlanması noktasında emniyet yetkilileri sağolsunlar ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar ama geçmişte yaşanan taksici cinayetleri bizleri korkutuyor. Tek amacımız evimize çoluk çocuğumuza ekmek götürmek. Yetkililerden güvenliğimiz noktasında daha fazla özen göstermelerini istiyoruz" diyerek heran tehlikeyle karşı karşıya olduklarını belirtti.


ALTİLL KELEŞ:BABAM TAKSİSİYDİ BENDE OLDUM
Türkiye'de ekonomik koşullar altında taksicilik yapmanın çok zor olduğunu belirten Atillal Keleş(41) babasının taksici olması nedeniyle 19 yıl önce kensininin de bu mesleğe girdiğini vurguladı. Türkiye'de şartların taksiciler acısından çok zorlu olduğunu belirten Keleş, "AB ülkelerinde taksi şoförlerinin daha iyi koşullarda çalıştığını, AB kapısındaki Türkiye'de de bu standartların yakalanması gerektiğinin bilincindeyiz. Ama elimizden gelen birşey yok. Devletimizin bu noktada bizlere sahip çıkmasını ve şartlarınızın iyileştirmesini istiyoruz. Samsun'da trafik tahammül sınırlarını aşmış. Neredeyse insandan çok araba var. En ufak bir olayda insanlar patlama noktasındalar. İşlerimizde her geçen gün bir öncesini aratır hale geldi. Bunlar yetmezmiş gibi birde mevcut dolmuş hat güzergahlarında uzatmalar var. Bizim bu meslekten ekmek yiyen hiçbir arkadaşımıza bir lafımız yok. Ama bu güzergahları uzatırsanız taksiciler nereye yolcu taşıyacak yöneticilerimize sormak istiyorum" dedi. Samsun'un kaderine terk edildiğini öne süren Keleş, "Yatırım yok, teşvik kapsamında değil. Tüm Karadeniz Bölgesi'nde teşvik alamayan tek il Samsun, bunun bize yansımalarına gelince insanların refah seviyeleri ne kadar yükselirse harcamalarıda o nisbette artar. Samsun'a bakarsanız emekli kenti olmuş. İnsanlar zaten açlık sınırının altında yaşıyor böyle bir kente taksiciliğin yaşamasından, gelişmesinden bahsedilebilir mi? Bu arada çalışan yöneticilerimize lafımız yok. Bu şehre hizmet edenler ergeç hakettiği yeri bulur" ifadelerini kullandı.

ADEM BAYAR:HIZIR GİBİ YETİŞİYORUZ
Yine bize sıkıntılı sıkıntılı derdini anlatan Adem Bayar (41), üniversite okuyan çocuğunun masraflarını karşılayamamaktan yakındı. Oğlunun kesinlikle taksicilik yapmasını istemeyen Bayar, "20 yıldan beri taksicilikle uğraşıyorum. Özel hayatımız kalmadı. Ekonomik olarak yaşadığımız sıkıntıları anlatamıyoruz. Akaryakıta gelen zamlar iyice belimizi büktü. Ramazan ayının gelmesiyle birlikte piyasada belirli sektörler hariç bir durgunluk var. Bunlar üstüste geldiği zaman yaşadığımız sıkıntıları siz düşünün. Aslında taksicilik kadar insanlara faydalı başka bir meslek yoktur. İnsanların sıkıştığı anda, araç bulamadığı durumda Hızır gibi yetişiyoruz. Dolmuş ve otobüsün yavaş ve dolu gitmesinden bunalanlar için özel hizmet sunuyoruz. Gelin görünkü insanlar da bir hoşnutsuzluk var ve onu bir türlü gideremiyoruz. Bu tür olaylar bizim sosyal hayatımızıda etkiliyor. Ailemizle aramızda iletişim kopuklukları yaşanmasına sebep oluyor" diyerek yaşadıkları zorluklara dikkat çekti. vedat Atıcı