Şandır'dan gündem değerlendirmesi
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, AK Parti'nin yargıda köklü değişiklikler yaparak 'yandaş yargısı'nı oluşturmak istediğini iddia ederek, Anayasa Mahkemesi üyelerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanmasına da karşı olduklarını söyledi. Şandır, CHP lideri Baykal ile ilgili kaset olayını 'çok iğrenç ve utanç verici bir komplo' olarak yorumladı ve bu komplonun tüm gerçekleriyle ortaya çıkartılmasını istedi. Partisinin Mersin İl Başkanlığı'nda düzenlediği toplantıda basın mensuplarına Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan Şandır, 'anayasa değişiklik paketi', 'demokratik açılım' ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile ilgili olduğu öne sürülen 'kaset olayı' hakkında değerlendirmelerde bulundu. Parti olarak 'erken seçim' istediklerini açıklayan Şandır, AK Parti'nin kendi siyasi varlığının devamı açısından son derece hayati olan konular üzerinde TBMM'de sahte demokratlık yaptığını ileri sürdü. Daha fazla demokrasi, özgürlük alanının genişlemesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve darbecilerden hesap sorulacağı yönündeki vaatlerinse gerçeği yansıtmadığını kaydeden Şandır, tüm bunların AK Parti'nin samimi ve dürüst olmadığını ortaya koyduğunu vurguladı.
"HAZIRLANAN ANAYASA HEM EKSİK HEM DE YANLIŞ VE MEŞRU DEĞİLDİR"
Şandır, "Başbakan Erdoğan'ın gizli gündemini meşrulaştırmak için TBMM'deki yasama zeminini kullanmış olması, AK Parti'nin tek taraflı aldığı kararları demokratik yapmadığı gibi anayasa değişikliğinin Meclis'in değil, AK Parti'nin anayasası olduğunu ortaya koymuştur. Anayasalar, hukuksal metinler değildir. Anayasalar elbette ki değiştirilir. MHP olarak 1982 Anayasası'nın bütünüyle değiştirilmesinden yanayız. Bireysel hak ve özgürlüklerin açılmasını istiyoruz, bunun sözünü de topluma verdik. Eğer 'tek
başına iktidar' olursak bunu gerçekleştireceğiz. Ancak anayasalar, toplumsal sözleşme belgesi olduğu için anayasa yaparken ya da anayasa ile ilgili temel konuları değiştirirken mutlaka uzlaşma sağlamak zorundasınız. AK Parti'nin getirmiş olduğu anayasa hem eksiktir hem de yanlış ve meşru değildir" dedi.
"AK PARTİ KENDİ 'YANDAŞ YARGISI'NI OLUŞTURMAK İSTİYOR"
Türkiye'nin parlamenter ve demokratik bir sistemle yönetildiğine işaret eden Şandır, söz konusu sisteminin 3 önemli ayağı olduğunu, bunların da yasama, yürütme ve yargı olarak öne çıktığını hatırlattı. Yargıyla ilgili değişiklikler yapılırken yasama ve yürütmeyle ilgili herhangi bir değişiklik yapılmadığının altını çizen Şandır, bu durumun da yeni bir anayasa yapmak ya da anayasayı değiştirmek değil, aksine 'yandaş bir yargı' oluşturmak olduğunu iddia etti. Şandır, "AK Parti, yargıda yaptığıdeğişikliklerle birlikte kendisini aklayacak, kendisini suçlamayacak bir sistem oluşturma adına anayasada yargıyla ilgili köklü değişiklikler yaptı" diye konuştu.
Söz konusu düzenlemelere göre Anayasa Mahkemesi'nin 17 üyesinin 3'ünü Meclis, geriye kalan 14'ünün de Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı bilgisini veren Şandır, bu noktada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de 'taraf' olduğunu, seçilmişleri değil kendi zihniyetine uygun olan insanları atadığını öne sürdü. Şandır, bu kapsamda Anayasa Mahkemesi'nin 14 üyesinin Cumhurbaşkanı tarafından atanmasını parti olarak doğru bulmadıklarını söyledi.
"KASET İDDİASI ÇOK İĞRENÇ VE UTANÇ VERİCİ BİR KOMPLODUR"
Son günlerde yaşanan olayların Türkiye'ye ve Türk siyasetine yakışmadığını kaydeden Şandır, söz konusu gelişmelerin ise son derece çirkin olduğunun altını çizerek, Türkiye'nin siyaseten ve siyasetçilerin eliyle yönetildiğini hatırlattı. Şandır, "Siyasetin ve siyasetçilerin üzerine düşen kara leke her şeyden önce Türkiye'ye zarar verir. Siyasete ve siyasetçilere olan güvensizlikse ülkemizin hayrına değil. Sayın Baykal ile ilgili olarak iddia edilen kaset, bize göre çok iğrenç ve utanç verici bir
komplodur. Bu komplonun tüm gerçekleriyle bir an önce ortaya çıkartılması lazım. Bu noktada gizlilik veya bir kirlilik geleceğe intikal ettirilmemelidir. Bu kapsamda CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal'a 'ahlaksızlık' nitelemesinde bulunan Sayın Başbakan'ı haksız buluyoruz. Türk milletine karşı saygısızlık yaptıkları kanaatindeyiz. Sayın Baykal'ı ve Sayın Başbakan'ı, bu çirkin olayın üzerinden siyaset yaparak Türk milletine haksızlık ve saygısızlık yapıyorlar. Onları milletim adına kınıyorum" diye konuştu.