Rahim ağzı kanseri tehlike saçıyor
Son yıllarda görülme sıklığı artan ve kanser türleri arasında tehdit oluşturan rahim ağzı kanserin Türkiye'de de artış gösterdiğini belirten Tontuş, bu hastalığın en sık cinsel yolla geçtiğini kaydetti.
CİNSEL YOLLA HASTALIK YAPAR
HPV'nin öpüşmek, sarılmak, el sıkışmakla, tuvalet oturakları, yüzme havuzu ve hamamlardan geçtiğinin bilimsel olarak gösterilmediğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Saniye Nebioğlu Tontuş, "HPV virüsünün 30 kadar çeşidi cinsel yolla hastalık yapar. Bunların hepsi kanser etkeni değildir. Yüksek riskli HPV tip 16 ve 18 kanserin yüzde 70'inden sorumluyken, düşük riskli HPV tip 6 ve 11 genital siğile neden olur. Kanser oluşması için HPV infeksiyonu şarttır, ama yeterli değildir. Her infeksiyon kansere dönüşmez. Vücudun savunma sistemi bunu belirler. Virüsü kapanların çoğunda virüs 2 yıl içinde vücuttan atılır. Bu, tranzient infeksiyondur, vajinal smear testinde değişikliklere neden olsa da geçicidir. Virüsün tam atılmayıp hücre içinde gizli sessiz kaldığı duruma latent infeksiyon denir ki, bunu saptamak mümkün olmadığı gibi yıllar sonra aktive olabilir. Aşı bu latent infeksiyon aktivasyonunda da koruyuculuğunu gösterir. Kansere kadar ilerleyen öncü değişiklikleri yapan kalıcı permanent infeksiyondur. Kondom ile korunma enfeksiyon yükünü azaltsa da kesin koruma sağlamaz. Partner sayısı arttıkça HPV insidansı artar. Tek eşlilik HPV insidansını azaltır. HPV karşı aşılanmak aşıdaki tiplere karşı koruyuculuk sağlar. Rahim ağzı kanserinin erken teşhis ve tedavi ile önlenebilen bir kanser türüdür. Pap smear tarama yöntemiyle önlenebilir. Doktora başvurmak için şikayet beklenmemelidir. Çoğu vakada belirti yoktur. Belirti varsa geç kalınmış olabilir. İlişki sonrası olan kanamalar dikkate alınmalıdır. ACOG, cinsel hayatı başlamış her bayanın 21 yaşından sonra pap smear taramalarına başlamasını önermektedir. Kanser insidansını azaltmakta pap smear taramasının yerini hiçbir şey tutmaz. Pap sayesinde rahim ağzı kanseri erken yakalanmakta ve tedavi edilmektedir" ifadelerini kullandı. Aşının bir anti kanser aşısı olmayıp HPV virüsüne karşı geliştirildiğini hatırlatan Tontuş, "Eğer aşıdan sonra pap smear testi ihmal edilirse kanser zamanında saptanamayacağından ilerlemiş olarak karşımıza çıkar ve toplumdaki kanser insidansı artar. Aşı olunsa bile pap smear programı değiştirilmeden uygulanmalıdır" şeklinde konuştu.