Özelleştirilmesini istiyoruz
Velioğlu, yaptığı açıklamada, et ve sütün Türkiye'de sahibinin olmadığını öne sürdü. Türkiye'de kayıtlı olarak kesilen 500 bin ton etin 50 bin tonunu çiftçi kuruluşlarının piyasaya dağıtması halinde, söz konusu kuruluşların piyasa düzenleme kurulu gibi çalışacağını belirten Velioğlu, şöyle konuştu: ''Yani üretilen etin veya sütün yüzde 10'u çiftçi kuruluşlarının elinde olursa, yüzde 90'ı özel sektörün elinde olsun, önemli değil. Dolayısı ile hem çiftçi mağdur olmaz hem de tüketici istikrarlı bir şekilde ete ve süte kavuşur. Aksi halde fiyatlardaki günlük iniş ve çıkışlarla hem tüketici zarar ediyor hem üretici zarar ediyor.'' EBK'nın özelleştirilerek çiftçiye verilmesini istediklerini söyleyen Velioğlu, ''Et Balık Kurumu'nun özelleştirilerek çiftçiye verilmesini istiyoruz. Bunu bir çok kez dile getirdik, ancak seçimden sonra bu isteğimizi Hükümete de sunacağız. Bu devletin yapacağı iş değil. Devlet denetimini yapacak sıfır faiz kredi ile teşvik edecek'' diye konuştu. Birliklerin kayıtlı çalıştığını vurgulayan Velioğlu, Türkiye'de yıllık 1 milyon ton et tüketimi olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: ''Devletin rakamları 400 bin ton, bunun gerisi nerede belli değil. Merdiven altı kesim yapılıyor. Yani 600 bin tonun fişi ve faturası nerede? Kayıtsız kesim. Ama birlik işin içinde olduğu zaman 1 kilo süt de alsa, 1 tane inek de alsa hepsi kayıt altına girer. Burada hem devlet kaybediyor, hem millet kaybediyor. Bunu engellemek için mutlaka devletin elini güçlendirici bir fabrikanın olması lazım.'' Tarım Kredi Kooperatifi'nin piyasayı denetlemek ve üreticinin malının değerlenmesini sağlamak için Eskişehir'de 100 tonluk süt fabrikası kurduğunu ifade eden Velioğlu, ''Bu fabrikaya çiftçi ortak. Ama 100 ton ile çiftçi piyasada aktif rol alamaz. Hiç değilse bunun bin tona çıkması lazım. Et Balık Kurumu çok hızlı ve verimli çalışamıyor. Dolayısıyla kurum çiftçinin elinde olursa onu daha etkili ve verimli çalıştırır. Mal ucuz olduğunda alır depolara koyar, mal pahalandığında fiyat artışının engelleyicisi olur. Biz tüketiciyi de düşünmek zorundayız. Et 35 TL olduğunda kimse yiyemez ki. Yazık günah 20 TL'lik eti 30 TL'ye niye yesin insanlar'' ifadesini kullandı. Et ve sütün temel gıda maddesi olduğunu vurgulayan Velioğlu, şöyle devam etti: ''Kesinlikle et ve sütte KDV yüzde 1'i inmelidir. Bunlar temel gıda maddesidir. Dolayısıyla bu konuda Hükümetten destek bekliyoruz. Hem kayıtlı ekonomi açısından hem tüketim açısından. Bu konuda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Maliye Bakanlığıyla görüşmeler sürüyor. Ama KDV'de geri adım attırmak zor. Maliye Bakanlığı 'burada 200 milyon TL vergi kaybı olur' diye hesaplıyor. Ama biz yüksek KDV'si olan suni tohumlama ve yem tohumlarında KDV'yi yüzde 1'e indirince herkes fatura kesmeye başladı. Yani burada Maliye Bakanlığı daha fazla vergi geliri toplayabilir. Çünkü et ve sütte KDV 1'e düştüğü zaman herkes fatura keser.'' Velioğlu, KDV indirimi ile 480 bin ton gösterilen et üretimi bu kez 1 milyon tona çıkacak ve devletin gelir kaybının da engellenmiş olacağını savundu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.