Ormanlarımız risk altında
TEMA araştırmasına göre, ormanların yapısal özellikleri, iklim koşulları, orman-halk ilişkilerinin niteliği, ormancılık politikaları, ormancılık uygulamaları ve yürütülen orman yangınlarıyla mücadele stratejileri orman yangınlarının çıkma olasılıklarını artırıyor. Küresel iklim değişikliği, kuraklık ve meteorolojik koşulların orman yangınları riskini artırırken ve önümüzdeki günlerde de bu riskin artış yönünde olacağına dikkat çekiliyor. Türkiye, yangın açısından riskli Akdeniz ülkelerinden biri olarak
gösterilirken, özellikle Akdeniz ve Ege sahillerinden İstanbul'a kadar uzanan kıyı bandı orman yangınları açısından en riskli bölge. 12 milyon hektar büyüklüğündeki bu alan, ülke ormanlarımızın yüzde 58'ine karşılık geliyor. Ormanların yüzde 45,4'ünü oluşturan toplam 96 milyon dönüm ise en kolay yanabilen kızılçam ve karaçam ormanlarından oluşuyor.
ORMANCILIK UYGULAMALARI YAPILMALI
TEMA Samsun İl Temsilcisi Ömer Faruk Sönmez, ormanların yaklaşık 45 milyon dönümünün, yanıcı madde birikiminin, dolayısıyla yangın çıkma olasılığının en yüksek düzeyde olduğu 30-40 yaşlarına ulaşmış, yeni yetiştirilmiş ormanlardan oluştuğunu söyledi. Ormanların içinde ve bitişiğinde yerleşik 16 bin dolayındaki köyde yaşayan 7-8 milyon köylünün tarım ve hayvancılık etkinliklerin çevrelerindeki ormanlarda ya da yakınında gerçekleştirdiğini dile getiren Sönmez, "Daha anlamlı, ayrıntılı ve sürekli veritabanı oluşturulmalı, araştırmalar yapılmalıdır. Yönetsel yapı yenilenmeli, personel ve araç-gereç donanımı iyileştirilmelidir. Orman yangını çıkma olasılığını azaltabilecek ormancılık uygulamalarına ağırlık verilmelidir. Yurttaşlarımız, ormancılığımızla barıştırılmalıdır. Orman toprağı, suyu korur, binlerce canlıya ev sahipliği yapar, karbon emisyonunu azaltır, soluduğumuz oksijenin büyük bölümünü üretir, zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir" diye konuştu. Sönmez, Türkiye ormanlarının yüzde 93'ünün doğal olduğunu, Avrupa Birliği'nde bu rakamın sadece yüzde 1 olduğunu da sözlerine ekledi.