Okul kantinlerine dikkat
Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, eğitimin asıl amacının, öğrenciyi hayata hazırlamak olduğunu ifade eden Özlü, "Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için kişinin ihtiyacı olan bilgi, beceri ve tutuma sahip kılınması, eğitimin vazgeçilmez hedeflerinden olmalıdır" dedi.
ÖNCELİK SAĞLIKLI OKUL
Sağlıklı bir hayatın, sadece bilgiyle elde edilemeyeceğini dile getiren Dinççağ, Bu bakımdan okullarımızda, tuvaletten sonra, yemekten önce ellerini yıkama, dişlerini her gün en az iki kere fırçalama, her gün duş alma, dengeli beslenme, alkol ve sigaradan uzak kalma, düzenli spor yapma, çöpünü çöp kovasına atma gibi temel alışkanlıkları çocuklarımıza kazandırmalıyız. Eğer okulun tuvaletleri pislik içerisindeyse, lavaboların bazısında su akmıyor, sifonu tıkalı veya sabun bulunmuyorsa, okul bahçesinde öğretmenler elinde sigarayla dolaşıyorsa, okul kantininde sağlıklı veya hijyenik olmayan gıdalar satılıyorsa, okul bahçesi ve çevresinde çöpler düzenli toplanmıyorsa, biz öğrenciye sağlıklı yaşamayı nasıl öğretebiliriz? Bu bakımdan, okul yönetimleri, öncelikle okulun sağlıklı bir ortam haline gelmesi için gereken önlemleri almalıdır" diye konuştu.
OKUL KANTİNLERİ
Dinççağ, okul sağlığı bakımından kantinlerin çok önemli alanlar olduğunu belirterek, "Okul kantinlerinde çalışanlar bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı kişiler olmalıdır. Sağlam karakterli, kötü alışkanlıkları ve madde bağımlılığı olmayan, temizlik ve hijyenik kültürü olan, toplumun değer yargılarını benimsemiş kişiler çalıştırılmalıdır. Görev sırasında özel önlük, maske, eldiven ve bone kullanmayı ihmal etmemelidirler. Bu kişiler bulaşıcı hastalıklar, el yıkama alışkanlığı, tırnak kesimi gibi kriterler açısından sık kontrol edilmelidir. Buralarda satışa sunulan ürünler, mutlaka standartlara uygunluğu kanıtlanmış, bilinen marka ve isimlerden oluşmalı. Nerede, kimin tarafından ve ne koşullarda üretildiği belli olmayan, uygun şekilde ambalajlanmamış, son kullanma tarihi yazılmamış ürünler satılmamalı. Gerek hazırlanma ve gerekse saklama ve sunum sırasında gıdaların bozulmamaları için gereken önlemler alınmalıdır. Çay, kahve ve tost, hamburger gibi bazı mamullerin açıktan satışına sınırlı olarak izin verilirken, ayran, limonata gibi içeceklerin açıktan satışı engellenmeli. Bayatlamış, bozulmuş, son kullanma tarihi geçmiş, uygun koşullarda saklanmamış
ürünler ile pişirilmeden soğuk yenen salata türü gıdaların açıktan satılmasına izin verilmemelidir" şeklinde konuştu.
DOĞAL VE KATKISIZ ÜRÜNLER ÖN PLANA ÇIKARILMALI
Çikolata, şekerleme, çiklet, bisküvi, cips, gazlı içecekler gibi hazır gıdaların içerdikleri renk ve koku verici ya da koruyucu kimyasal maddeler nedeniyle çocukların sağlığını riske edebileceği, alerjik yapılı öğrencilere zararlı olabileceği, ayrıca aşırı yağ ve kalori içerikleriyle dengesiz beslenmeye neden olduklarının bilindiğine dikkati çeken Dinççağ, Öğrenci kantinleri, bu tür gıdaların yüzlerce farklı türlerini vitrinlere dizip, çocuklarımızı bu tür ürünlere alıştırmak yerine, bunlardan birkaç sınırlı çeşitle yetinip, taze mevsim meyveleri, başta ceviz, fındık olmak üzere kuru yemişleri, haşlanmış yumurta, süt, yoğurt, ayran, peynir ve diğer süt mamullerini, doğal ve katkısız meyve suları gibi ürünleri öne çıkarmalıdır diye konuştu.
Dinççağ, öğrenci kantinlerinin daha çok para kazanma peşindeki ticari zihniyetle değil, öğrencilerin okul içindeki gereksinimlerini en sağlıklı bir biçimde karşılamaya dönük bir hizmet anlayışı ve sorumluluğuyla işletilmesi gerektiğini söyledi. Yaprak KOÇER