Memurlar, oyuna gelmeyin!

Memurlar, oyuna gelmeyin!
Türkiye Kamu-Sen Samsun İl Temsilcisi Ahmet Keskin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklik içeren kanun taslağı hakkında tüm kamu görevlilerini uyanık olmaya, tahribat doğurucu bu maddeleri iyi okumaya ve oyuna gelmemeye davet etti

Türkiye Kamu-Sen Samsun İl Temsilciliği 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklik içeren kanun taslağı hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. İl Temsilciliği binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Türkiye Kamu-Sen Samsun İl Temsilcisi Ahmet Keskin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklik içeren kanun taslağı hakkında tüm kamu görevlilerini uyanık olmaya, tahribat doğurucu bu maddeleri iyi okumaya ve oyuna gelmemeye davet etti.
'HAİNLİKTİR! ALÇAKLIKTIR!'
Yapılacak düzenlemelerle devlet, vatandaş, devlet memuru ve kamu hizmeti kavramlarının içinin boşaltılacağını öne süren Keskin, "Unutulmamalıdır ki, devlet dükkân değildir; vatandaş müşteri değildir; memur da köle değildir. Bu kavramlar değiştiğinde, devlet algısı da kendiliğinden değişecek ve sosyal devlet, bir anda tüccar devlet olacaktır. Tüccar devlet zihniyetinde önemli olan ise insan değil kâr ve maliyettir. Truva atı gibi, birkaç iyi uygulamanın içine yerleştirilen, tahribat doğurucu maddelerle memurların elinden iş güvencesinin elinden alınmaya çalışılması, sendikamız tarafından asla ve asla kabul edilemez. Şayet, bu duruma yandaşlık yapacak ikiyüzlü bir sendikal anlayış varsa da, en basit tabiriyle bunun adı, memura ve memur sendikacılığına karşı ihanettir, hainliktir, alçaklıktır" dedi.
KPSS HİÇE Mİ SAYILACAK?
"Kamu hizmetlerinin sunumunu ön plana çıkaran kamu istihdam mantığı, kâr odaklı, esnek, güvencesiz özel sektör anlayışına teslim edilmektedir. Kamu hizmetlerini siyaset ele geçirmekte ve kamu hizmeti siyasi partinin hizmeti haline gelmektedir. Bunun en açık göstergesi, kamuya özel sektörden müsteşar, genel müdür ve başkan gibi üst düzey yöneticilerin transfer edilebilmesinin önünü açan maddedir" ifadelerini kullanan Keskin, sözlerine şöyle devam etti: "KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı), ülkemizde uygulanan en zor sınavlarından bir tanesidir. Bu denli zor bir sınavla kamuda görev verdiğiniz personeli, yıllar sonra üst düzey yönetici olabilecek özelliklerden uzaklaştıran bir durum varsa, bu çalışanların değil, yıllardır yaratılan, hizmet içi eğitimden yoksun sistemin eksikliği olarak görülmeli ve asıl bu sorun çözülmelidir. Kamu çalışanlarının yükselmelerinin ve kamuda kariyerlerini geliştirmenin engellenmemesi esas olmalı, aksine başarılı çalışmalar ve kendini geliştirme teşvik edilmelidir. Oysa taslakla, kamu çalışanlarının tahsili, kıdemi, tayin terfi gibi yükselmesiyle ilgili hususlar değiştirilerek, ranta dönüştürülmekte, kariyer ve liyakat ilkeleri zayıflatılmaktadır. Memuriyete girişte aranan sınav şartı, ilerlemede tahsil ve liyakat zaafa uğratılmaktadır. Bilindiği gibi 657 sayılı Kanun'un, memuru siyasal kadrolaşmaya ve siyasal baskıya karşı haklarını koruyan bir mantığı vardır. Buna göre memurlar, istekleri dışında başka bir kuruma nakledilemezler. Ancak özelleştirme kapsamındaki KİT'lerde görev yapan personel, Devlet Personel Başkanlığı nezdinde değerlendirilerek, başka kurumlara gönderilebilir" dedi.
'İŞ GÜVENCESİ YOK OLACAK'
Keskin, yazılı yaptığı açıklamada, son olarak şu sözleri kaydetti: "Şimdi ise, yapılmak istenilen değişiklikle bazı müşavir, başuzman ve müfettişlik kadroları iptal edilmekte ve bu durumdaki personelin Devlet Personel Başkanlığı eli ile başka kurumlara sürgün edilebilmelerinin önü açılmaktadır. Sorunun çözümü yerine, var olan sorunları görmezden gelerek, kariyer ve liyakat ilkesini yok saymak, üst düzey yönetici atamalarında kadrolaşma, siyasi yandaşlık, denetimsiz bir kamu yönetimi, özel sektör-siyasi parti ilişkilerinin meşrulaşması ve hükümet memuru uygulaması esas alınmak istenmişse, taslak amaca uygun olarak düzenlenmiştir. İnsan onuruna yaraşır, düzgün işlerin sunulması noktasında örnek olması beklenen kamunun, evrensel normlardan uzak kalınarak özel sektör mantığıyla, sosyal yardımlardan mahrum, döner sermayeden faydalanamayan, fazla çalıştırılan ancak karşılığı ödenmeyen, bir nevi kölelik sistemini getirme amaçlı bu girişim kabul edilemez bir durumdur. Görünen o dur ki; kamuda bundan sonra alt düzeyde esnek ve güvencesiz sözleşmeli statüde çalışanlar, üst düzeyde kamu dışından transfer edilen, özel sektör Ceo'ları istihdam edilecektir. Esnek çalışmanın gereği olarak, kamuda çalışma saatlerinin düzenlenmesinin kurumlara bırakılacak olması, kamu hizmetlerindeki yeknesaklığın ve ahengin bozulmasına, kamuda çok başlı bir yapının doğmasına neden olacaktır. Taslakla birlikte, belli davranışlar nedeniyle, memurlara verilmesi öngörülen cezaların ağırlaştırılması ise, memurluk güvencesinin zayıflatılarak, işten çıkarılmalarının kolaylaştırılmasına zemin hazırlamak içindir. Memurun, tüm hareketlerini değerlendirmeyi amirlerin yetkisine bırakarak, gayri ciddi ve sübjektif tanımlamalarla, memurun işten çıkarılmasının yolunu açıp, iş güvencesini zayıflatan bir uygulamanın hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır" dedi.
Ercan ÜSLÜ