Kıyı kenar davalık oldu

Kıyı kenar davalık oldu
Samsun gündemini uzun zamandır meşgul eden kıyı kenar probleminin yasalara aykırı olarak değiştirildiğini ileri süren Mimarlar Odası Samsun Şube Başkanı Selami Özçelik, "Kıyı kenar çizgisinin yasal olan noktaya gelmesi için mahkemeye başvurduk" dedi.

Anayasanın 43. maddesine göre kıyıların, devlet tasarrufu altında olduğunu ve bu alanlarda özel mülkiyetin söz konusu olamayacağını ifade eden Mimarlar Odası Samsun Şube Başkanı Selami Özçelik, "Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın 30 Haziran 1998 tarihli genelgesinde, kıyı alanlarında özel mülkiyete ait tapulu alan bulunması durumunda, tapu iptal davalarının ilgili Defterdarlık'ça yürütüleceği belirtilmektedir. Eski Samsun fotoğraflarına baktığımızda kıyının nerede olduğu nerelerin sonradan doldurulduğu görülmektedir" ifadesini kullandı.

2 ADET KIYI KENAR OLAMAZ DEDİLER
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın 2003 yılında Samsun Valiliği'ne yazdığı yazıda iki adet kıyı kenar çizgisinin olamayacağının söylendiğini hatırlatan Özçelik, "Bu yazıdan sonra Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonu gerekli incelemeyi ve araştırmayı yaparak, Atatürk Bulvarı'nın kenarından geçen çizginin Kıyı Kenar Çizgisi olduğunu belirlemiştir. Samsun Büyükşehir Belediyesi ise Yabancılar Pazarı ve Büyük Otel'in bulunduğu alanda imar değişiklikleri yapmıştır. Bu değişikliklerin iptali için odamız tarafından mahkemeye başvurulmuş ve imar planı değişikliği işlemleri iptal edilmiştir" şeklinde konuştu.

KIYI KENAR ÇİZGİSİ KAYDIRILDI

Özçelik, bütün yaşananların ardından Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonu'nun yeni bir değerlendirme yaptığını belirterek, bu değerlendirme ile ilgili şöyle konuştu, "Samsun kıyısının gösterildiği haritamızda yapılan değerlendirmeye göre 1 nolu çizginin tamamı iptal edilmiş, 2 nolu çizginin Mert Irmağı ile Adnan Kahveci Parkı arası aynen korunmuş, Liman Kavşağına gelmeden Adnan Kahveci Parkı'ndan deniz tarafında doğru bir kaydırma yapılmış. Burada belirlenen kıyı kenar çizgisi 1947 yılında yapılan kadastro haritalarına göre bırakın kıyı çizgisini, yer yer denizin içinden geçmektedir. DLH'nin bulunduğu alanda ise 80-90 metre açıkta denizin içinden geçecek şekilde belirlenmiş, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından onanmıştır. Ancak kıyı kanunu ve uygulama yönetmeliğinde doldurma yolu ile arazi elde edilmesi durumunda dahil kıyı kenar çizgisinin değiştirilemeyeceği açıkça belirtilmektedir" Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanların Anayasa'nın 43. maddesine göre devletin tarassufu altında olduğunun altını çizen Özçelik, bu alanlarda özel mülkiyetin söz konusu olamayacağını, kıyı kenar çizgisinin yasalara aykırı olarak değiştirilerek, kıyıların özelleştirmeye açılmak sureti ile satılamayacağını da sözlerine ekledi.

Berat Doğan ÖZKABADAYI