Kendinize gelin

Kendinize gelin
Türkiye'nin yetiştirdiği önemli düşünce ve fikir adamlarından Atasoy Müftüoğlu,'' Cemaatler tarikatlar tek akıl ile yaşıyorlar.

Hiçbir akıl mükemmel değildir. O yüzden biz diyoruz ki bize gelmeyin kendinize gelin.''dedi.
Türkiye'nin yetiştirdiği önemli düşünce ve fikir adamlarından Atasoy Müftüoğlu Samsun DOST – DER Konferans Salonunda bir konferans verdi. Konferansa çok sayıda dinleyici katılırken Müftüoğlu konuşma sonrasını kitaplarını imzaladı. “Dinî hayat; bilinçle değil, menkıbelerle yürüyor. Merak etmiyoruz, sorgulamıyoruz, üretmiyoruz. Hâlâ zihinsel bir taşrada yaşıyoruz. Avrupa merkezli düşüncenin taşrasıyız, Müslümanların bilinçlerinde arınma ve özgürleşmesi gerekmektedir” diyerek konuşmasına başlayan Atasoy Müftüoğlu, “Sekülarizim,İslam dünyasında bir patoloji ve bir sapkınlık göstergesidir.Çünkü sekülarizm Allah'ın yeryüzündeki hükümranlığını red etmektedir” diye devam etti. Kur'an'ın kınadığı bütün konuların yaşanabilir hale geldiğine dikkat çeken Müftüoğlu, İyi insan olmanın yeterli olmadığını iyi insanlar olarak iyi şeylerin yapmak gerektiğine vurgu yaptı. Müftüoğlu şöyle devam etti:“İslami olmak demek, geçmişte olmak demek değildir. Bu güne bir şeyler söylememiz lazım. Ehliyet ve liyakat sahibi olmayan, tepeden inmeci manevi diktatörler var. Bizi düşüncesizleştirdikleri için her şeyde bir hikmet arıyoruz. Bugün Müslümanların çok önemli bir problemi var fakat bu problemden daha da vahim olan durum Müslümanların problemin farkında olmamasıdır. Bizlerin öncelikle bu durumun vahametini kavramamız gerekiyor. Müslümanlar olarak bu duruma bir günde gelmedik. En az iki yüz yıldan beri Müslüman aklı seküler Avrupa aklının kuşatması altındadır. İslami hakların ve fikirlerin artık Avrupa hak ve fikirlerinin müsamahası altında gündeme gelebildiğini görmekteyiz. Bizler her şey yolundaymış gibi yaşıyoruz. Bizim Müslümanlar olarak öncelikle bilinç alanına çıkmamız gerekmektedir. Bunun için zihinsel özgürlük zihinsel özgüven şarttır. Şu an baktığımızda bizler bilgi, muhalefet, bilinç, sorgulama üretmiyoruz. İçerik üretmiyoruz. Herhangi bir üretim çabamız yok. Müftüoğlu'nun konuşmasından satır başları:
CEMAATLER TARİKATLAR TEK AKIL İLE YAŞIYORLAR
Cemaatler tarikatlar tek akıl ile yaşıyorlar. Hiçbir akıl mükemmel değildir. O yüzden biz diyoruz ki bize gelmeyin kendinize gelin. Bizim inancımıza göre iki günü aynı olan ziyandadır. İki yüz yıllık düşünsel sömürü sürecinde Müslümanlar sorunla yüzleşmek sorunun temellerine inmek yerine, yüzeysel davranarak tepkiciliği benimsediler. Biz üretmiyoruz üretilene maruz kalıyoruz ve üretmedikçe de üretilene maruz kalmaya devam edeceğiz. Suriye'deki muhalefet Paris'te imar edilmiş emperyalist çıkarlar için icat edildi. Fransa İngiltere Amerika Türkiye herkes kendi çıkarları için uğraşıyor. Bu durumda olan mustazaflara oluyor.
NAMUSU KİRLENEN DEMOKRASİYİ İSLAM DÜNYASINA İHRAÇ EDİYORLAR
Namusu kirlenen demokrasiyi İslam dünyasına ihraç ediyorlar. Tunus, Libya, Mısır'da sokaklara dökülen insanlar İslami bir yönetim istemiyor, çünkü insanların zihinleri İslam'ın yönetemeyeceğine insanların sorunlarını çözmede yetersiz kalacağına ikna edilmiş. Arap Baharı denen bu hareketlerde tek bir Anti Emperyalist ses yükselmedi. Bir tane İslami talebi olan ses yükselmedi.
ÜMMETİN ZİHİNSEL YARDIMA İHTİYACI VAR
Tarih boyunca Avrupa baskısı altında kendimizi bir arayış içerisinde bulduk. Türkiye Avrupalaşma arayışı içerisindedir. Biz ne doğuluyuz ne batıl, ne doğulu olmayı başarabildik. Biz ne için varız? Dinimizin gereğini temsil edebiliyor muyuz? Bunu hiç sorgulamıyoruz. Biz içimizden engelleniyoruz. Bize Batıdan dayatılan, “İslam siyaset içermez” söylemi ile etkisi altına almışlar. Bizden İslam'ı sadece kişisel bir tercih olarak yaşamamız isteniyor toplumsal değil! Irkçı söylemlerin mağduruyuz. Tepkimizde sadece “Yaşasın” ve “Kahrolsunlar dan dan” ibaret. Özgür olmalıyız ama bedensel olarak değil zihinsel özgür olmalıyız. Küresel alanda baktığımızda kötülükler özgür fakat iyilikler özgür değil.
AVRUPA AHLAKINI KAYBETMİŞTİR
Avrupa aklı ile sömürüleştirilmiş durumdayız. Bazı cemaat Liderleriyle görüştüm hep iyi olacak bekleyin dediler. Bizde hep bekleriz gelecekten nasıl haber verirler hiçbir şey de yapmadan. Bizler hep neler oluyor sorusunu merak ettik “neden” oluyor hiç sorgulamadık. Her şeyde de geç kalıyoruz. Üretmiyoruz üretilenlere maruz kalıyoruz. 21. Yüzyıl için projelerimiz yok. Ortadoğu'da ne oluyor ne bitiyor sorgulamıyoruz. Diktatörler elbette gitsin fakat bir bakın yaşananlara İslami söylem var mı? İslami söylemler yok, demokrasi söylemleri var. Düşünmüyoruz düşündürülüyoruz. Başkasının aklına göre hareket ediyoruz. Kendi aklımızla hareket etseydik başkasının aklının etkisi altında kalmazdık. Tek akla kapanıyoruz. Bu gelişmeler karşısında birliktelik yok iletişim yok. Bu kadar sorun varken, hangi mezhep daha iyi şu kişi hangi mezhepten vs bu tür şeylerle ilgileniyoruz. Bu tür tartışmalar bizi küçültür." Dedi Aydınlanma çağında Batıda akıl dinden bağımsızlaştırıldı. Bizde ise din akıldan bağımsızlaştırıldı. Bu nedenle Kitabı Kerimi dünyaya uyduramıyoruz.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.