Karadeniz gezilmeye değer

Karadeniz gezilmeye değer
Karadeniz Bölgesi yaz- kış demeden gezilmeye ve görülmeye değer. Attığınız her adımda ayrı bir güzellikle karşılaşıyorsunuz

Nereye giderseniz gidin Karadeniz Bölgesi insanlarla hep güzellikleri paylaşmayı başarıyor. Sadece Karadeniz insanının gezip görmesiyle veya anlatımıyla bu bölgenin insan doğası için ne kadar anlamlı olduğu elbette ispat edilemez. Karadeniz Bölgesi belki hiç beklemediğimiz kadar ıssızdır bu mevsimde. Ancak bölgenin güzelliğini 4 mevsime yaymayı başarması, buraları gezenler için eşsiz bir izlenim bırakıyor. Aslında Karadeniz'de her vadinin ayrı bir güzel yanı var. Öyle ki önceki yıllarda yöre halkı, birbirleriyle tanışırken sadece “hangi deredensin” diye sorar ve gerisini merak etmezdi. O derenin adı verilince de “tanınma” olayı gerçekleşirdi. Şimdiler de bakmayın ilçelerin beldelerin ve köylerin ayrıntılarıyla sorulmasına, çünkü dereler arasında ki kültür farklılıkları aynı dere boyunda yaşanmıyordu. Her dere ayrı bir vadi ve bir vadinin insanı bir diğer vadiye pek girmiyor ve tanımıyordu. Sadece hafta günlerinde şehirdeki “çarşı” ve Pazar yerlerindeki karşılaşmalar ve tanışıklıklar sırasındaki sohbetler de (dereler) vadiler arası iletişim ve haberleşme olabiliyordu. Yapraklar olmadığı için ormanlarda dikkat çekecek düzeyde yüksek köknar ağaçlarına özenle yerleştirilmiş karakovanları görüyorsunuz. Ayılardan korumak için ağaç tepelerine yerleştirilmiş kovanlar, Ayder yöresinin meşhur karakovan balı olarak yöreye gelenlere pazarlanıyor. Sadece isim yapmış yerleri anlatmak elbette yeterli değil ama beş günlük bir gezinin anlatımı da elbette buraya sığmaz. Diğer bölgelerde hep parayla su alınıp içilebilir ama Doğu Karadeniz'de sanki hep insanların canının su istediği yol boylarında hep çeşmeler vardır. Bu çeşmelerden herhangi bir kaygıya kapılmadan rahatça suyu hem de bol kepçeden içebilirsiniz. Köprü, yol ve su bölgenin en temel “hayır”larından olduğu için, salt devletten değil vatandaşlar, bu alanlar da kendilerinden de birer hatıra bırakmışlardır. Bırakılan bu anlamdaki eserler için de beklentileri sadece “Allah razı olsun”dur. Keşke aracı olan herkes, azıcık zaman ayırabilse de böyle bir geziyi gerçekleştirebilse ne kadar dinlendiğinin farkını görebilse aahhh keşke...