Kaldırım taşları bana nerede olduğumu söyler

Kaldırım taşları bana nerede olduğumu söyler
Kaç defa bakmışızdır kaldırımdaki parke taşlarına? Gözlerimiz görüyorken bile fark edemediğimiz ayrıntılar, gözlerinden mahrum yaşayanların şehir içindeki pusulası adeta: "Her kaldırımın taşı farklıdır, bana nerede olduğumu söyler..."

Özgür Tiftik, 31 yaşında. Evli ve bir çocuk babası. 2001 yılından bu yana beyaz baston kullanıyor. Sadece ışığı ve beyaz fon üzerinde büyük siyah cisimleri görebiliyor. Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı'nda santral memuru. O da tıpkı Türkiye'deki binlerce engelli gibi yaşam mücadelesini kendi başına sürdürüyor ve engelleri tek tek aşıyor.

BİZ DE VARIZ...

Sokakta elinde beyaz bastonu ile yolunu bulmaya çalışan Tiftik, kentlerin engelliler için dizayn edilmemesinden yakınıyor ve ekliyor: "Herkes bir engelli adayıdır. Ancak kentlerimizde hiç kimse engellileri düşünerek hareket etmiyor ve gerek ışıklandırma, gerek kaldırım ve yol çalışmaları sanki engelliler hiç sokağa çıkmıyormuş gibi yapılıyor."

PARKELER SOKAKLARIN İMZASI

Evinden iş yerine kadar kent içi ulaşımda yaşadığı sorunları Denge Gazetesi ile paylaşan ve engelli olmanın Türkiye'deki zorluklarından bahseden Tiftik, öncelikle bir görme engellinin yolları nasıl bulduğunu, evine veya işine nasıl gittiğini, sokakları nasıl tanıdığını anlattı... Tiftik, Samsun'da her yeri rahatlıkla bulabileceğini belirterek, "Sokakları çok iyi biliriz. Bir görme engelli, yoldaki parke taşlarından, eğimden, sesten nerede olduğunu, hangi yolda olduğunu bilir. Parke taşları kaldırımdan kaldırıma değişir ve parkeler kaldırımın imzası gibidir. Ayrıca, beyaz baston ile yere vurarak ses ayrımı yapıyoruz" dedi.

KİMSE BİZE ACIMASIN

Görme engelli bir birey olarak toplumun kendisine acımasını istemediğini, çünkü engellilerin de normal insanlar gibi hayatlarını çok rahat bir şekilde sürdürebildiklerinin altını çizen Tiftik, şunları söyledi: "Uzaktan bizi gördüğünde insanlarımız, 'vahvahlarla, tühtühlerle' başlıyorlar bize bakmaya, cebimize para koyanlar oluyor. Bu bizi ister istemez üzüyor. Görme engelli olarak acınmasını istemiyorum. Engellerimi aşmışım zaten ben. İhtiyaç varsa yardım edilmeli tabi ki. Ama insanlarımız bize normal bir insana yaklaşır gibi yaklaşsınlar, bizim normal insandan bir farkımız yok"

ESNAFLAR VE ŞOFÖRLER DUYARSIZ

Görme engellilerin en çok muzdarip olduğu sorunun yollar olduğunu ifade ede Tiftik, ayrıca yaya geçitlerinde araçların kendilerini dikkate almamasından ve sinyalizasyonlarda kendileri için sesli uyarının bulunmamasından şikayetçi. Kaldırımlardaki mantarların, yanlış parkların ve çiçeklerin kendileri için 'bumerang' tuzağı ile eşdeğer olduğuna dikkat çeken Tiftik, şöyle anlatıyor: "Mağazaların önlerinden geçemiyoruz, hepsi kaldırımı işgal ediyor. Esnaflar duyarsız. Kaldırımdaki mantarlar, çiçekler, direkler bizler için birer tehlike. Kaldırımın başına araba park edenlerin duyarsızlığı da bizleri üzmekte. Yetkililer bu konuda denetimlerini sıklaştırmalıdır"

SİNYALİZASYONDA SES SİSTEMİ OLMALI

Evinden işe gidip gelirken 100. Yıl Bulvarı'ndan karşıya geçtiğini kaydeden Tiftik, özellikle bulvar güzergahındaki hat sürücüleri ile zaman zaman tartışma yaşadığını ve çoğu defa da sert müdahaleler ile karşılaştığını belirtti. Tiftik, hat sürücülerinin daha dikkatli olmasını isterken, trafik sinyalizasyonunda seslendirmelerin olması gerektiğini belirterek, şu görüşlere yer verdi: "Karşıdan karşıya geçerken çok tedirgin oluyoruz. Ya birisinden yardım istiyoruz ya da araçların sesini dinleyerek karşıya geçmeye çalışıyoruz. Bir nevi kulaklarımız gözümüz oluyor. Bizi birilerine muhtaç ediyorlar. Oysa ki sinyalizasyona ses sistemi eklense bir sorun yaşanmaz. Ayrıca, trafik ışıkları yayalar için çok kısa süreli. Normal bir insan bile zor geçiş yaparken bizlerin kısa zaman zarfından karşıya geçmesi imkansızlaşıyor. Bu durum özellikle Valilik kavşağında yaşanıyor"

HERŞEYİ ENGELLİLERİ DÜŞÜNEREK YAPIN

Samsun'da alt ve üst geçitlerin sayısının da artması gerektiğini söyleyen Tiftik, planlamaların engelli vatandaşlar da düşünülerek yapılması gerektiğini kaydetti. Belediyelerin, yetkili kurumların bir engelli politikası olmasının şart olduğuna dikkat çeken Tiftik, şunları söyledi: "Sadece Sakatlar Haftası veya 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü'nde değil, her zaman engelliler hatırlanmalıdır. Yapılan her iş engelliler düşünülerek hayata geçirilmelidir. Sokakta yapılacak olan bir kazı, bir kaldırım çalışması iyi planlanmalıdır."

ENGELLERİ BİRLİKTE AŞALIM

Samsun'da engellilerin sayısının bir hayli fazla olduğunu belirten Tiftik, Samsunlulara, esnaflara, kaldırımda yürüyenlere, arabayla şehir içinde seyredenlere, küçüklerden, büyüklere kadar herkese engellileri fark etmeleri, onlara acımaktansa normal bireyler gibi davranmalarını ve hayattaki engelleri birlikte aşmaları için yardımlaşmalarını söyledi.

Miraç Öztürk