Kafkasyanın İşgali anlatıldı
Panelde; İstanbul Kafkasya Forumu Aktivisti Alper Kahraman, Guşips Dergisi Koordinatörü Kuban Kural ve bağımsız araştırmacı Irma Kreıten konuşmacı olarak yer aldılar.
Programda, kısa film gösteriminin ardından panele geçildi. Açılış konuşmasını yapan Kafkasya Araştırmaları Topluluğu Başkan Yardımcısı Furkan Soyupak, Üniversitemizde lisans ve lisansüstü eğitim bazında Kafkasyalı birçok insan var. diyerek, topluluğun bilgi aktarımı ve birliktelik amacıyla ortaya çıktığını belirtti.
Panelin ilk konuşmacısı olan Irma Kreiten, Akademik anlamda tehlikeli bir konu. Önyargılar çok. Dünyanın her tarafında aynı önyargılar var. Kafkasya'ya gelince de aynı önyargılar mevcut. Anlatmak istediğim şey bu önyargıların neye dayanıyor olduğu. Rönesans döneminden önce Avrupa kapalıydı ve bilgi yoktu. Yeni dünyanın keşfiyle çok farklı yaşamlarla, bilgilerle karşılaştılar. Bu dönemde Rusya ilerledi. Batıdan örnekler alıp Kafkasya'yı sömürge altına almaya çalıştı. Aynı dönemde Kafkasya için iklim teorisi geliştirildi Çerkezler geri kalmış toplum olarak sayılıyordu. Zorlu doğa koşulları nedeniyle dağlarda yaşıyorlardı. Ya yok olacaklar, ya da Avrupalılar gibi düzlükte yaşayacaklardı. Düzlükte yaşamak farklı sorunları beraberinde getiriyordu. Soyguncularla baş etmek, düşmanla karşı karşıya gelmek demekti. Oysaki dağlar doğal kale konumundaydı. Bugün artık iklim teorisine inanmıyoruz. dedi.
Irma Kreiten'in ardından söz alan Kuban Kural, Osmanlı döneminde Çerkezler bu topraklara soykırımdan kaçmak için geldiler. Her türlü faaliyetlerini gerçekleştirmek için burada birlik oldular. Cumhuriyet döneminde bunlar engellendi. Çerkezce konuşmak yasaklandı. Çerkezler, Ruslar tarafından soykırımın ardından zorla sürgün edildiler. Soçi'nin gerçek sahipleri Çerkezlerdir. 2006 yılında Ruslar Soçi katliamının yapıldığı yeri olimpiyatlara aday gösterdiler. Biz de Çerkezler olarak buna karşı geldik ve imza kampanyası düzenledik. Çünkü insanların atalarının kemikleri üzerinde oyunlar oynanmasını istemedik. Fakat bütün çabalarımıza rağmen Soçi olimpiyat şehri olarak kabul edildi. Soçi ile birlikte Türkiye'deki Çerkez olmayan toplumlar komşularının, arkadaşlarının acısını paylaştılar. Soçi Çerkezler içinse yüzleşme ve kimliklenme meselesi olmuştur. Çabamız 150 yıl önce tarih sahnesinden silinen Çerkezleri hatırlatma, yeniden kazanma, Dünya'ya ve Rus halkına Çerkezleri anlatma çabasıdır. şeklinde konuştu.
Son konuşmacı Alper Kahraman ise, 18. yüzyılda dünya halkları uluslaşırken Çerkezler soykırımla karşı karşıya kalarak yok olmaya yüz tutmuştur. Çeçenistan ve Abhazya savaşları soykırımın acı örnekleridir. Türkiye henüz Soçi'nin durumunun farkında değil. Gürcistan'da soykırım heykeli yapılması gibi bazı adımlar atıldı. Fakat hükümetin değişmesiyle Rusya yanlısı hükümet tarafından bu plan rafa kaldırıldı. Çerkez kimliğinin gelişim süreci tehlikededir. Kafkas forumunun amacı bu gelişimi sürdürmektir. Çerkezler olarak biz kendi özkaynaklarımıza ve gücümüze dönmek istiyoruz. dedi.
Öğretim üyelerinin ve öğrencilerin katıldığı panel soru- cevap bölümüyle sona erdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.