"İş kazası değil iş cinayeti"
Maden Mühendisleri Odası adına açıklama yapan Şükrü Kumbasar, "Yaşanan olayda ihmal söz konusu, bu kaza değil adeta cinayet" dedi
Miraç ÖZTÜRK
Tuzla tersaneler bölgesindeki özel bir tersanede bir filikanın (cankurtaran) güvenlik testi yapılırken halatın kopması sonucu, 16 işçi yüksekten denize düşmüş, denize ters şekilde düşen filikanın içindeki işçilerden 4'ü yaşamını yitirmiş, 12'si de yaralanmıştı. Aralarında Samsunlu Emrah Varol'un da bulunduğu kaza ile ilgili, Maden Mühendisleri Odası tarafından bir basın açıklaması yapıldı.
BU VAHŞETE ARTIK DUR DİYELİM
Maden Mühendisleri Odası Samsun İl Temsilcisi Şükrü Kumbasar, Tuzla tersanelerinde yaşanan bu olayın sıradan bir iş kazası olmadığını söyledi. Tuzla'da yaşanan olayın tam anlamıyla bir cinayet olduğunu kaydeden Kumbasar, "Test edilen filikaya kum torbaları yerine işçilerin bindirilerek test yapılması bu olayın bir iş cinayeti olduğunu göstermektedir. Daha önceki iş kazalarında da belirttiğimiz gibi işyerlerinde yaşanan yapısal sorunlar çözülmeden benzer kazaların önlenmesi olanaklı değildir. Böylesi gayri insani koşullar ancak insan haklarının, hukukun ve demokrasinin yerleşmediği geri kalmış ülkelerde görülmektedir. İnsanlarımız bu duruma layık değildir. Bu vahşete artık dur denilmelidir. Bu kazadan sorumlu tüm yetkililer; vicdani, siyasi ve hukuki sorumluluklarını yerine getirmelidir" dedi.
TÜRKİYE UCUZ EMEK CENNETİ
Türkiye'nin son yıllarda adeta bir 'ucuz emek' cenneti haline geldiğini söyleyen Kumbasar, düşük ücretli, güvencesiz ve ağır çalışma koşullarının piyasa egemen hale geldiğini kaydetti. Kumbasar, madencilerin de benzer koşullarda iş yaşamlarına devam ettiğini belirterek, şöyle konuştu: "Özgün koşulları nedeniyle dünyanın en zor ve son derece ağır çalışma şartlarının olduğu madencilik alanında da benzer olaylar yaşanmaktadır. Maden ocaklarında son 5 yılda 500 maden emekçisi yaşamını kaybetmiştir. Binlercesi de yaralanmıştır. Madencilik ve tersane sektöründe artan iş cinayetlerinin özelleştirme ve taşeronlaştırma uygulamalarının açık bir sonucu olduğu gerçeğini atlayarak sadece vicdanlarımızda yargılanması, sorunu siyasal gerçekliğinden koparmak ve asıl kaynağını görememek anlamına gelmektedir"
ACİL ÖNLEMLER ALINMALI
Tersane ve madencilik başta olmak üzere iş yaşamında bu tarz olayların yaşanmaması için bir takım önlemlerin alınması gerektiğini ifade eden Kumbasar, "İş güvenliği yasasının acilen çıkarılması bir zorunluluktur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın gerekli uygulama ve denetimleri layıkıyla yapabilmeleri için, kadrolarını nitelik olarak güçlendirmesi gereklidir. Sektörde ulusal düzeyde acil durum planı ve risk haritalarının çıkarılması ve bu doğrultuda saha denetimlerinin yapılması büyük önem taşımaktadır. İş güvencesinin olmayışı, aşırı zorlanma, uzun mesailer ve ergonomik olmayan çalışma koşulları nedeniyle vücudun yorgun düşmesi, ekonomik yoksunluk ve buna bağlı oluşan yetersiz beslenme, ailesel sorunlar ve benzeri durumlar; kazalara davetiye çıkarmaktadır. Ölümlere, yaralanmalara ve maddi kayıplara neden olan kazaların ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi için gerekli olan düzenleme, araştırma ve geliştirme programlarının doğru şekilde yapılandırılabilmesi; ilgili bakanlıkların, kurum ve kuruluşların, üniversitelerin, sendikaların ve meslek odalarının birliktelik ve işbirliği yapma zorunluluğunu beraberinde getirmektedir" diye konuştu.