IMFye ihtiyacımız yok
Büro Memur-Sen Tokat Şubesi Basın sekreteri Selahattin Alaçam, "Türk halkı, IMF'nin stand-by, stand-by diretmesine karşı siyasi iktidardan, Anadolu topraklarına münhasır nezaketle ve bir daha Türkiye'nin kapısını çalmamasını sağlayacak biçimde IMF'ye ihtiyacımız yok güle güle (bay bay) cevabı vermesini beklemekte ve istemektedir" dedi.
AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMALI
Alaçam, şu ifadelere yer verdi: "Sözlerime başlamadan evvel Tokat Milletvekilimiz Sayın Dr.Şükrü Ayalan Bey'in yeni görevini tebrik ediyor başarılar diliyorum.
Saygıdeğer Basın ve Kamu çalışanları bakınız IMF ve Dünya Bankası'nın İstanbul'da devam eden toplantılarında kriz sürecinde piyasaların canlandırılması ve kriz öncesi erken uyarı konuları tartışılıyor.Atasözlerimiz, karmaşık olayları dahi bir cümleyle herkesin anlayacağı bir dille açıklığa kavuştururlar.İki kurumun organizasyon yapıları demokratik olmadığı gibi politika ve uygulamaları da dar ve sabit gelirliler ile reel sektörü değil finans sektörünü ve rantiye sınıfını desteklemeye yöneliktir."
TEMSİL İMKANI BULUNMUYOR
Büro Memur-Sen Tokat Şubesi Basın sekreteri Selahattin Alaçam; "IMF'de karar alma süreçleri de ülkelerin temsil gücü de adil değil, Nasrettin Hoca'nın parayı veren düdüğü çalar nüktesi, IMF'nin temel yönetim anlayışını olanca yalınlığıyla özetliyor. Bu bakımdan, IMF'nin tüm kararlarını, başını ABD'nin çektiği birkaç ülke belirlemektedir. IMF'nin Başkanı ve Başkan Yardımcıları da sürekli olarak belli gelişmiş ülkelerden seçilmekte, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkeler üst düzey yönetici kadrolarında temsil imkanı bulamamaktadır."dedi.
İSTİHDAM ARTTIRICI POLİTİKALAR ÜRETİLMİYOR
Selahattin Alaçam, IMF'nin politika ve uygulamalarında ise; istihdam artırıcı ve sosyal devlet algısını kuvvetlendirici politikalar ile reel sektörü destekleyen politika ve uygulamalara yer vermeksizin finans sektörünü güçlendirmeyi ve gelişmiş ülkelerin finans sektörüne yönelik hedef ve politikalarını esas alan yaklaşıma sahip olduğunu,Dünya Bankası'nın da gerek yapısı gerekse politikaları itibariyle IMF'den farklı olmadığını kaydederek;" IMF'nin daha çok Avrupa'nın gelişmiş ülkelerinin güdümünde Dünya Bankası'nın ise ABD'nin güdümünde olduğunu söylemek yanlış ve abartılı bir tespit olmaz. IMF ve Dünya Bankası'nın İstanbul'da devam eden toplantılarında kriz sürecinde piyasaların canlandırılması ve kriz öncesi erken uyarı konuları tartışılıyor. IMF yöneticileri, IMF'nin kuruluş aslına döneceğini ve sosyal politikaları da önceleyeceğini vurguluyorlar. Ancak, eski, bildik önerileri (daha doğrusu dayatmaları) olarak ifade edilebilecek, sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarından kesintiye gidilmesi, dar ve sabit gelirlilerin ücretlerinde artış yapılmaması, kemer sıkma politikalarının sürdürülmesi ve kamuda istihdamın azaltılması ve yeni istihdam yapılmaması politikalarından geri adım atmış değiller. Bu toplantılar, sosyal devlet anlayışının köküne kibrit suyu dökmeyi hedefleyen öneri ve politikaları değiştirmeyi değil mevcut politikaları egemen kılmak için kullanılan yöntemlerde değişiklik yapmayı amaçlıyor." dedi.