Heyelana 10 m2lik önem!
Bu çerçevede 1989 yılında kurulan ve Karadeniz'in tek Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi olma hüviyetini taşıyan merkezin ekibinin, aracının, ödeneğinin ve kadrosunun bulunmaması son derece dikkat çekici bulundu.
İncelemeye Kendi Aracıyla Gidiyor
BU DURUMA isyan eden Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fikri Bulut, 10 m2'lik odamda, ödenek, ekip ve araç olmadan tek başıma çalışmalar yapıyorum ! Yıllardır kadro ve destek istiyoruz, ses yok. Üniversitemiz gücü yettiğince yardımcı oluyor ama yetmiyor, bu devlet politikası olmalı. Bir yerde inceleme yapılacaksa, kendi aracımla gidiyorum, nereye kadar böyle gidecek? diye dert yandı.Tek başına, küçücük odasında heyelan araştırmaları yapan Prof. Dr. Fikri Bulut isyan ediyor; Geç kalıyoruz. Her gün yeni insanlar bilmeden heyelanın ölüm tehdidi altına giriyor. Türkiye'de depremden sonra en fazla can kaybına yol açan doğal afet olan heyelana karşı alınan önlemlerin yetersiz kalması, bilim adamlarını çileden çıkarıyor. Heyelan, can kaybına neden olduğunda gündeme geliyor, kısa süre sonra unutuluyor diyen Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fikri Bulut, Bir an önce heyelan haritaları çıkarılmalı, yoksa daha çok kurban veririz. Ama bu anlamda tek bilimsel kurum burası, ne ödeneğimiz, ne kadromuz var. İncelemelere kendi aracımla gidiyorum diye dert yandı.
BÖLGEDE SADECE 2 İLÇENİN HEYELAN HARİTASI VAR
Türkiye'nin en fazla yağış alan, dik yamaçlar nedeniyle de en fazla heyelan yaşayan bölgesi olan Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yüzlerce yamaçtaki binlerce evde yaşayan on binlerce insanın tehlike altında yaşadığını kaydeden Prof. Dr. Fikri Bulut, Doğu Karadeniz'deki kıyı illeri, yılda 1500 mm'nin üstünde yağış alır. Derin vadiler boyunca iklim, bitki örtüsü, kontrolsüz kazılar ve yarmalar gibi insan etkileri, ayrıca morfolojik, jeolojik ve topoğrafik yapının da etkisiyle heyelan felaketi ile sürekli karşı karşıya kalan bölgede mutlaka, deprem haritaları gibi heyelan haritaları çıkarılmalı, buna göre insanlar uyarılmalı, buna göre imar verilmelidir. Ancak tehdit altındaki Samsun'dan Artvin'e kadar olan bölümde ne yazık ki sadece Rize'deki 2 ilçenin heyelan haritası mevcuttur. Ne yazık ki diğer hiçbir yerde bu hayati önem taşıyan harita bulunmamaktadır dedi.
1989'DA KURULDU, 10 M2'LİK YERE HAPSEDİLDİ
Yarın demeden çalışmalara başlanmalı diyen Prof. Dr. Bulut, Ancak bu konuda ne yazık ki yıllardır bir arpa boyu yol alamadık. Heyelan, can kaybına neden olduğunda gündeme gelmekte, sonra yine sorunlarla ve çözüm önerileriyle rafa kalkmakta. Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne çok acil öncelik verilmeli. Burada jeolog, jeofizikçi, maden ve harita mühendisleri, hidrolikçilerden oluşan bilim ekibi toplanmalı. Karadeniz'i bir taraftan başlayarak inceleme altına almalı ve heyelan duyarlılık, tehlike ve risk haritalarını çıkarmalıdır. Ama 1989'da kurulan merkezimizde sadece ben varım. 10 m2'lik odamda, ödenek, ekip ve araç olmadan tek başıma bazı çalışmalar yapıyorum ama ne kadar faydalı olabilirim ki! Yıllardır kadro ve destek istiyoruz, ses yok. Üniversitemiz gücü yettiğince yardımcı oluyor ama yetmiyor, bu devlet politikası olmalı. Bir yerde inceleme yapılacaksa, kendi aracımla gidiyorum, nereye kadar böyle gidecek? diye dert yandı.
HER GÜN YENİ İNSANLAR RİSK ALTINA GİRİYOR
Bölgenin heyelan havzası olduğunu, yaz-kış, gece-gündüz demeden her zaman heyelan riski olduğunun altını çizen Prof. Dr. Fikri Bulut, Artık bu riskli yerlere binalar artıyor, her gün yeni insanlar bilmeden heyelanın ölüm tehdidi altına giriyor. Sadece konutun kurulduğu yerin zemin etüdü yapılıp imar izni veriliyor. Halbuki sadece o yer değil, geneline bakılmalı ama elde veri yok, kim ne yapsın? Afet İşleri Müdürlükleri'nin ekipleri iyi niyetle çalışıyor ama yeterli değil. Tek çözüm bilim adamlarının önderliğinde, deprem araştırma merkezlerinin yaptığı gibi heyelan haritalarının çıkarılması, başka yolu yok dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.