Hedeflerimiz büyük!
Ondokuzmayıs Üniversitesinde düzenlenen 1. Samsun Gökler Sempozyumu'na katılan Bakan Yıldırım'a, fahri doktora unvanı verildi. Küresel krizde dünya havayolu şirketlerinde birer birer iflaslar yaşandığını belirten Yıldırım, Türkiye'de sivil havacılık büyümeye devam etmektedir'' dedi. Sivil havacılık sektöründe uluslararası kuruluşlar tarafından Türk sivil havacılığı için 2015 yılında 55 milyon insanın uçacağı var sayılırken, 2005 yılında Türk Sivil havacılığının bu rakamı aştığına işaret eden Bakan Yıldırım, sivil havacılıkta dünyada ortalama yüzde 5 büyüme gerçekleşirken Türkiye'nin art arda büyüme oranının yıllık bazda yüzde 53'ün üzerine çıktığına işaret etti.
İLK DERSİNİ VERDİ
Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan tarafından Ulaştırma Bakanı Yıldırım'a fahri doktora unvanının verilmesinden önce, öğrenciler tarafından hazırlanan Bakan Yıldırım'ın hayatıyla ilgili kısa bir belgesel sunuldu. Fahri doktora beratını alan ve cübbesini giyen Bakan Yıldırım, ilk dersini verdi. Konuşmasına teşekkür ederek ve duygulandığını ifade ederek başlayan Yıldırım, Erzincan'da çocukluğunda babasıyla gittiği tarlada, sırt üstü yatarak gökyüzünden geçen uçakları gözden kaybolana kadar izleyip hayal kurduğunu anlattı. Yıldırım, bugün havacılıkla ilgili politikaların belirlenmesinde o gün kurduğu hayallerin katkı sağladığını söyledi. Sivil havacılıkta ''Hava yolu halkın yolu'' sloganıyla yola çıktıklarını ifade eden Yıldırım, Ulaştırma Bakanlığı tarafından hayata geçirilen projeler ve yürütülen çalışmalarla Türkiye'de sivil havacılık faaliyetlerinde önemli bir yol kat edildiğini, 2003 yılının sivil havacılık alanında önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
TÜRK HALKI UÇMAYA ALIŞTI
2002 yılında iç hat seferleri sadece THY tarafından 2 merkezden 23 noktaya yapılırken, bugün itibariyle 5 hava yolu şirketi tarafından 7 merkezden 43 noktaya sefer yapıldığını anlatan Yıldırım, şunları söyledi; Sadece uçak trafiği 2002'de 48 bin olan sektördeki çalışan sayısı yüzde yüz üzerinde artarak 100 bine ulaşmıştır. Uçak trafiği iç ve dış hatlarda 532 bin civarındayken 2008 sonu itibariyle 1 milyon 900 bin 641'e yükselmiş ve bu anlamda rekor bir gelişme sağlanmıştır. Sadece iç hatlarda uçak trafiği yüzde 143 artış göstermiştir. İç hatlardaki yolcu sayımız 2002 yılında 8 milyon 700 bin civarındayken 2008 sonunda 34 milyona erişmiştir. İç ve dış hatlarda yaklaşık olarak 74 milyon 500 bin yolcuya erişmiş bulunuyoruz. Kısacası zamanın para olduğu dönemimizde Türk halkı uçmaya alışmıştır. Uçmak artık imtiyaz olmaktan çıkmış ihtiyaca dönüşmüştür.''
MEVCUT HAVAALANLARI İYİLEŞTİRİLDİ
Sektörün yaşadığı hızlı gelişmelerin sürdürülebilmesi için havaalanı yapmak yerine mevcut havaalanlarının standartlarının iyileştirilmesi, altyapılarının geliştirilmesi yönünde önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yıldırım, kamu kaynakları ile ihtiyaçların giderilmesinin istenildiği zaman mümkün olmadığını, bu nedenle Türkiye'nin belli başlı büyük havaalanlarında kamu kaynağı kullanmadan ''yap-işlet-devret'' modelini çalıştırdıklarını anlattı. Bakan Yıldırım, ''Yap-işlet-devret modelini çalıştırarak 1.5 milyar doların üzerinde bir yatırımı ortalama 1.5 yıl gibi kısa sürede gerçekleştirdik. Ülkemizde havaalanı kurulu kapasitesini 49 milyondan 105 milyon yolcuya çıkardık. Uyguladığımız bu model öylesine başarılı olmuştur ki ''Türk Modeli'' diye dünya havacılık tarihine geçmiştir'' dedi.
EMNİYETTEN TAVİZ VERİLMEYECEK
Yıldırım, sivil havacılıkta yaşanan gelişmelere paralel olarak uçuş güvenliği ve havaalanı emniyetinden asla taviz vermediklerini vurguladı. Uluslararası örgütler tarafından ortaya konulan kural ve standartlarla ilgili gerekli yasal düzenlemelerin süratle hayata geçirildiğini belirten Yıldırım, sivil havacılık faaliyetlerinin uçuş emniyeti ve havacılık güvenliğinden taviz verilmeden yapılması için sektöre yönelik denetimlerin de bu dönemde en üst seviyelere ulaştığını kaydetti.
UÇAK BAKIM ÜSSÜ VE EĞİTİM MERKEZİ OLACAK
Türkiye'nin uçak bakım üssü ve eğitim merkezi olma yolunda da önemli gelişmeler katettiğine işaret eden Bakan Binali Yıldırım, Türkiye'nin, bazı Avrupa ülkelerinin dahi sahip olmadığı Bakım Akreditasyonunu EASA Part 145 yetkisini geçen yıl sene almaya hak kazandığını vurguladı. Bakan Yıldırım, 2007 yılında başlatılan Bölgesel İş Birliği Toplantıları aracılığı ile Türkiye'de uçuş okulları ve Tip İntibak Eğitim Organizasyonlarında eğitim alan öğrencilerin sayısında da önemli bir artış gözlendiğini vurguladı.
Binali Yıldırım, uçuş okullarının faaliyetlerinin desteklenmesinin sivil havacılığa insan kaynağı yetiştirilmesi bakımından önemli olduğunun altını da çizdi. OMÜ'de de bu yönde bir girişimin olduğunu anımsatan Bakan Yıldırım, 19 Mayıs ilçesindeki TEKEL depolarının OMÜ Sivil Havacılık Yüksekokulunun yapımı için tahsisinin Başbakan tarafından onaylandığını, Lojistik Yüksekokulu kurulması için Alaçam'da yine TEKEL ait arazinin tahsisinin de gerçekleştiğini bildirdi.
KRİZE RAĞMEN HAVACILIK BÜYÜYOR
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ekonomik krize rağmen Türkiye'de havacılık sektörünün büyüdüğüne işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü; ''Türk sivil havacılık sektörü uçak filosuna 2007 yılında 26, krizin patladığı 2008 yılında 49, 2009 yılı haziran ayı itibarıyla 24 adet geniş gövdeli hava aracı eklenmiş, böylece Türk Sivil Hava Aracı siciline kayıtlı hava işletmelerinin sahip olduğu büyük gövdeli uçak sayısı 284'e erişmiştir. 2000-2001 itibariyle bu rakam 110 civarındaydı. Bunun 59'u THY'nin diğerleri de diğer charter şirketlerinin uçaklarından ibarettir. 2009 sonu itibariyle bu sayının 300'ü geçeceğini tahmin etmekteyiz. Küresel krizde dünya havayolu şirketlerinde birer birer iflaslar yaşanırken, Türkiye'de sivil havacılık büyümeye devam etmektedir. 2009'un ilk 5 ayında ortalama iç hatlardaki büyümemiz yüzde 13 civarında gerçekleşmiştir. ''
''KAPTAN PİLOT SIKINTIMIZ HALAN DEVAM ETMEKTEDİR''
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, havacılığın dünyaya bile şaşırtan gelişmesine karşın en önemli eksikliğinin kalifiye uçucu personel sıkıntısı olduğunun altını çizdi. ''2002 yılı sonu 2003 yılı başında iş bulmak için kapımda bekleyen pilotlar 2005'ten sonra karaborsaya düştü ve havada transferler gerçekleşti'' diyen Bakan Yıldırım, sivil havacılık sektörünün bu anlamda çok büyük sıkıntılar yaşadığını, yabancı uyruklu pilot istihdamının bugün de devam ettiğini anlattı.
HEDEF KENDİ UYDUMUZU YAPMAK
Uzay teknolojileri çalışmaları hakkında da bilgi veren Bakan Yıldırım, Türkiye'nin kendi potansiyelini ve insan kaynağını oluşturmak için çalışmaların sürdüğüne işaret etti.
2014 yılına kadar Türkiye'de uydu imalatının gerçekleşmesi için çalışmaların devam ettiğini anlatan Yıldırım, ''Hedefimiz 2014'te kendi uydumuzu imal eder hale gelebilmek'' dedi.
Bakan Yıldırım, Türksat 4A haberleşme uydusunun ihalesinin temmuz 2009'da tamamlanmasının hedeflendiğini, ihale sürecinden sonra, entegrasyon sürecine geçileceğini, test ve kontrollerden sonra yeni uydunun 2011 yılının son çeyreğinde uzaya gönderilmesi hedeflendiğini bildirdi.
BİLİME KAYNAK AKTARILDI
Toplantıya katılan Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir de yaptığı konuşmada Hükümet olarak son 7 yılda araştırma, geliştirme, bilime çok büyük kaynaklar ayırdıklarını söyledi. Türkiye'nin bugün dünyada çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten Demir, ''Türkiye bugün hem coğrafi hem de ekonomik olarak dünyanın önemli ülkelerinden biri'' dedi.
BEYİN GÖÇÜ TERSİNE DÖNDÜ
Beyin göçünü tersine döndürdüklerini ifade eden Bakan Demir, ayrılan kaynak ve çıkarılan kanunlarla, her ile bir üniversite ile Türkiye'nin üniversiteler ülkesi haline getirildiğini belirterek, ''Özellikle son 7 yılda araştırma, geliştirme, bilime üniversiteye ayrılan her kaynakla, yalnız kaynak da yetmiyor yapılan her olumlu çalışmayla, ama dünyadaki gelişmeleri de çok iyi takip ederek geçmişte çok sözünü ettiğimiz beyin göçü kaybımızın tersine döndüğünü gördük'' diye konuştu. Sanayi kesiminde desteklenen projelerin ortaya çıkan sonucu olarak hatırı sayılır bir markalaşmanın yaşandığını da anlatan Demir, bunda üniversitelerdeki araştırma ve geliştirme projelerinin de katkısı olduğunu ifade etti.
Mihriban KOÇAKER-Özlem ÇUHACI