Hayvansal ve tarımsal ilaçlar bilinçsiz kullanılıyor
Prof. Dr. Öztürk, yaptığı açıklamada, tarımda en önemli konunun hayvan hastalıkları ve bitki zararlılarıyla mücadele olduğuna işaret etti. İstenilenin bir hayvandan veya bir alandan en kaliteli ve en fazla verimi almak olduğunu belirten Öztürk, hastalıklar ve zararlılar nedeniyle tarım ve hayvancılıkla uğraşanların güçlükler yaşadığını söyledi.
İLAÇLARIN, HAYVANSAL GIDALARDAKİ ETKİSİNİ ANLATTI
Hastalıklar ve zararlılarla mücadele için ilaç kullanıldığını, toplumda daha çok zirai ilaçların ve bunların kalıntılarının zararlarına işaret edildiğini kaydeden Öztürk, hayvanlarda kullanılan ilaçların da kurallara uyulmadığı zaman tehlikeli olduğunu ifade etti. Her ilacın bir kullanım şekli olduğunu ve bazı ilaçlar verildikten sonra hayvanın sütünün belli bir süreye kadar kesinlikle kullanılmaması ve kesime gitmemesi gerektiğini belirten Öztürk, ''Bizde ilaç kullanımında dozaj ve zamanlama çok ciddi şekilde hatalı yapılabiliyor. Çünkü bu bilinçli değil. Üretici, ilaç verdiği hayvandan elde ettiği sütün veya etin insana ne zarar vereceğini, bu hayvanın kanser yapacağını bilmiyor. Bazısı da bildiği halde kullanıyor'' dedi.
ON BİNLERCE TON ZİRAİ İLAÇ KULLANILIYOR
Tarımda zararlılarla mücadele için Türkiye'de bir yılda on binlerce ton zirai ilaç kullanıldığını söyleyen Öztürk, ''İlaç dediğimiz şey zehirdir, ya bitkiyi öldürür ya böceği öldürür. Dolayısıyla bunlar zararlıları öldürür anlayışıyla kullanılırken bir yandan da faydalılara zarar veriyor. Sorun da zaten burada başlıyor'' diye konuştu. Belirtilen miktarından fazla kullanılan zirai ilaçların toprağı ve su kaynaklarını kirlettiğini, yiyecekler üzerinde kalıntı bıraktığını ifade eden Öztürk, şunları kaydetti: ''Türkiye'de hayvansal ve bitkisel ürünlerin hepsinde ilaç kullanımından ziyade ilacın yanlış zamanda, yanlış miktarda ve yanlış dozajda kullanılması asıl sorun. Siz bir şeyden para kazanmak istiyorsanız, her şey mübah diyorsanız yasak masak dinlemezsiniz. Bu yasağı savunacak güçlü devlet sistemleri ve denetleyiciler gerekir. Bu da her ülkede mümkün olmuyor. Bizim ülkemizde de çok mümkün değil.'' Üreticinin izlenebilirliğinin çok önemli olduğunu vurgulayan Öztürk, Türkiye'de izlenebilirliğin henüz gelişmiş ülkeler düzeyinde olmadığını savundu.
İlaç kullanımından ziyade yanlış kullanımının önlenmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Öztürk, bu konuda çiftçinin bilinçlendirilmesi, tüketicinin de kaynağını bilmediği ürünleri almaması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Öztürk, dünyada olduğu gibi Türkiye'de ve kendi üniversitelerinde de doğal ürünlerden, zararlı etkileri olmayan, hayvanlarda ve zirai mücadelede kullanılacak ilaçların geliştirilmesi için çalışıldığını sözlerine ekledi.