Güneşin ararlı etkilerini ortadan kaldırmak için neler yapılabilir?
Samsun Medical Park Tıp Merkezi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Günseli Şefika Pancar Ultraviyole ışığına bağlı olarak güneş alerjisi, kurdeşen (solar ürtiker), kaşıntı (aktinik prurigo), ilaçla tetiklenen güneş alerjileri oluşabilmektedir. Bunlara ek olarak, güneşin birtakım hastalıkları tetiklediği de bilinmektedir. (lupus vb..) Güneş ışığının anında oluşturduğu etkiler arasında kızarıklık, bronzlaşma ve D vitamini sentezi yer almaktadır. Güneş ışığının dozu arttıkça kızarıklık, su toplaması ve soyulma gibi yan etkiler de artmaktadır. dedi.
Uzm. Dr. Pancar D vitaminin % 80 kadarı deride, aktif form olarak sentezlenmektedir. Besinlerle ancak % 20 kısmı alınabilmektedir. Fakat D vitamini sentezi için gerekli olan UV dozu da oldukça düşüktür ve fazla dozlar bu sentezi artırmamaktadır. Bu nedenle, uzun süreli güneş banyosunun fazla D vitamini için yararı olmayacaktır. El-kol ve yüzün haftada 3 gün, 15 dakika güneş ışığına maruz kalması, günlük vitamin D ihtiyacını karşılamak için yeterlidir. En ideal saatler ise 15:00-17:00 arasıdır.diye konuştu.
Güneş koruyucuları, vitamin D sentezlenmesine engel teşkil eder mi?
Uzm. Dr. Günseli Şefika Pancar Güneş koruyucular UV ışınlarının tümünü ve dolayısıyla vitamin D yapımını bloke edemezler. Güneş koruyucu ve şapka, gözlük gibi koruyucu yöntemlerle 11:00-15:00 arası güneş ışınlarına maruz kalmayarak, koruma faktörü en az 30 olan güneş koruyucular kullanarak koruyucu önlemler alabiliriz. Güneş koruyucu uygulama miktarı da çok önemlidir ve vücut 11 bölüme ayrıldığında, her bölüme el orta parmağın uzunluğunun 2 katı kadar uygulanan krem ancak yeterli korumayı sağlayacaktır. Güneş koruyucular hiçbir zaman tüm gün korumaz ve 3 saatlik aralarla tekrar edilmesi gerekir. Bunun yanında unutmayalım ki, araba ve ev camları da geçirgendir ve güneş ışınlarını bloke edemezler. şeklinde ifade etti.
Bebeklerde ne yapmalı?
Uygun giysi seçimi ve direkt güneşten korumanın çok önemli olduğunu belirten Dr. Pancar Bebeklere özel güneş koruyucular da ikinci basamakta tercih edilebilir. Bronzlaşma derinin savunma mekanizmasıdır. Güneş ışığı ile açığa çıkan oksidatif maddelerin ve melaninin tekrar dağılmasıyla oluşur ve deri hasarının bir göstergesidir. Toplumda deri kanseri sıklığını artıran sebepler arasında, güneş ışığının daha yoğun olduğu bölgelerde tatil yapma, ozon tabakasındaki azalma, solaryum cihazlarının gereksiz kullanımı, güneşlenme alışkanlığının yaygınlaşması sayılabilmektedir. Uzun yıllar boyunca güneş ışığına maruz kalınması ve çocukluk çağında oluşan şiddetli yanık öyküsünün bulunması da deri kanseri gelişiminde ve foto yaşlanmada önemli faktörlerdendir. Güneş gören deri alanlarındaki deri kanseri oranlarının, görmeyen alanlardakine oranla üç kat daha fazla olması da bu duruma bir kanıttır. UV ışıması ile DNA içinde zincir kırıkları, kanserleşme sürecinin başlamasına zemin hazırlar. Daha fazla ışın ile bağışıklık sistemi zayıflar. Oluşan hasarlı hücreler de kendini çil ve leke olarak ortaya çıkarmaktadır. Parfüm ve kimyasal maddeler de güneş ışığı ile etkileşip deride leke oluşumuna neden olabilmektedir. Derinin foto yaşlanması ise normal yaşlanmadan farklı olarak, el üstünde, ön kol dış kesiminde, yüz, boyun ve sırt derisinde incelme, derin kırışıklıklar, donuk sarı cilt rengi, çiller, kahverenginde lekeler, damarlanmalar ve siyah noktalar ile karakterizedir ve engellenebilir bir süreçtir. dedi.
Yaz boyunca hasar gören deri için ne yapılabilir?
Uzm. Dr. Günseli Şefika Pancar Yaz boyunca kuruyan cildin nem kaybının yerine konulması gerekmektedir. Cilt tipine uygun nemlendiriciler tercih edilmelidir. Lekeler ve deri hasarlarının giderilmesi için sonbahar ve kış aylarında kimyasal peeling uygulanır. Doğal meyve asitlerinden elde edilen çeşitli ajanlar, derinin üst tabakasını ölü hücrelerden arındırmak amacıyla dermatologlar tarafından uygulanır. Değişik konsantrasyonlarda leke, kırışıklık ve akne izi tedavisinde de uygulanmaktadır. Buna ek olarak lazer tedavileri de kullanılır. Antioksidanlar, büyüme faktörleri, vitaminler ve retinoik asit türevleri kontrollü şekilde uygulanarak derinin yenilenmesi sağlanmaktadır. Mezolifting yöntemi ile de derinin alt tabakasının kaybettiği nem, vitamin, aminoasit ve mineral desteği deri altına küçük iğneler yardımıyla enjekte edilir. Elde oluşan lekelere karşı ise bazen kriyoterapi (sıvı azot gazı) iyi bir seçenek oluşturmaktadır. şeklinde ifade etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.