Gülçiçek: Suç duyurusunda bulunacağız

Gülçiçek: Suç duyurusunda bulunacağız
Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı Kenan Gülçiçek Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde yaşanan sorunlarla ilgili basın açıklaması düzenledi

Gülçiçek açıklama esnasında,"ÖSYM ve diğer kurumlarca düzenlenen tüm sınavların tarafsızlığına gölge düşürecek şekilde yapılan eş, dost ve yandaş görevlendirmelerine son verilmelidir." dedi

Gülçiçek Eğitim-Sen Samsun Şube binasında düzenlediği basın açıklamasında, üniversitelerin hukukun üstünlüğüne riayet eden, eğitim ve öğretim kurumları olması gerektiğini vurgularken, "Aksi halde düşüncelerin baskı altında tutulduğu, eşitsizliğin, hakkın ve hukukun yok sayıldığı veya bilime aykırı skolastik düşüncenin egemen olduğu bir eğitim ve öğretim kurumunda, bırakın bilimsel özerkliği bilimden söz etmek olanaklı değildir." dedi.

PEŞKEŞ ÇEKMEKTEDİR
Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı Kenan Gülçiçek, konuşmasına, "Üniversitelerde YÖK üzerinden sürdürülen kadrolaşma ve cemaatleşme sürecinin bir sonucu olarak 19 Mayıs Üniversitesi'nde göreve getirilen bugünkü yönetim, bu anlamda kadrolaşma sürecine ilişkin “görevini” hızlı bir şekilde yerine getirmektedir. Akademik ve idari personel atamalarında akraba ve yandaş kadrolaşmaları istisnaya yer bırakılmayacak biçimde sürdürülmekte olup kamu kaynakları eşe dosta ve yandaşa peşkeş çekilmektedir." şeklinde başlarken, YÖK'ün uygulamalarını eleştiren kişilerin bu dönemde aynı yöntemleri kullandıkları savunarak atamalar gerçekleştirdiklerini kaydetti.

KOALİSYON KADROLAŞMALARI GÖZDEN KAÇMIYOR
Gülçiçek, üniversitelerde bilimsel araştırma ve akademik gerekliliklerin gözetilmediğini ve gerekli atamaların yapılmadığını vurgularken, aksine kadrolaşmaya yönelik atamaların gerçekleştirildiğini vurguladı. Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı Gülçiçek konuşması devamında, "Ayrıca rektörlük seçimleri öncesinde yapılan ittifaka uygun olarak yeni yönetimin cemaat ve Türk-İslam sentezcileri arasında bir koalisyon olarak kurulduğu ve kadrolaşmalarda bu hassasiyetin korunduğu gözlerden kaçmamaktadır. Üniversite idaresi yandaşlarına kadro açmak ve özellikle sendikamıza üye çalışanları sindirmek adına 2547 Sayılı Kanunun 13/b-4 maddesini baskı aracı olarak kullanmaktadır. İlgili madde her nedense hep sendikamıza üye çalışanların, kadrolarının dışında başka yerlerde görevlendirilmesi biçiminde tezahür ettirilmiştir. Sendikamızın Yükseköğretim Bürosu temsilcisi döner sermayesinin kesilmesi nedeni ile Samsun İdare Mahkemesi'nde vermiş olduğu hukuk mücadelesini kazanmış, bunun üzerine Üniversite Yönetim Kurulu yalnızca Sağlık Bilimleri Enstitüsü idari personelinin döner sermaye oranlarını Denge Tazminatının altına düşürerek cezalandırma yoluna başvurmuştur. İdare bununla da yetinmemiş, temsilcimizi yaklaşık 9 yıldır başarıyla sürdürdüğü ve kadrosunun bulunduğu Sağlık Bilimleri Enstitüsünden alarak oranını düşürdüğü döner sermaye katkı payını da alamayacağı Güzel Sanatlar Enstitüsüne 2547 Sayılı Kanunun 13/b-4 maddesine göre görevlendirmiştir. Bu da göstermektedir ki üniversite yönetimi 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 13/b-4 maddesini, hakkını arayanı baskı altında tutmak ve diğer personeli sindirmek için kullanmaktadır. Üniversite yönetimi yıllarca başarıyla görev yapmış enstitü sekreterlerini kadrolarının bulunduğu enstitülerden alarak, 2547 sayılı yüksek öğretim kanununun 13/b-4 maddesine dayanarak kadrolarının dışında başka yerlerde görevlendirmiş, yerlerine ise yönetim tecrübesi bulunmayan memurları vekaleten Enstitü Sekreteri olarak atamıştır. Bunun sonucunda enstitülerde basit yönetmelik hataları çoğalmış, lisansüstü öğrenciler mağdur edilmişlerdir." ifadelerini kullandı.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ
Gülçiçek, son dönemlerde ÖSYM Sınav Merkezi İl Yöneticileri hakkında, sendikalarına hem üniversite akademik ve idari personeli, hem de Milli Eğitim İl Müdürlüğü'ne bağlı okullarda çalışmakta olan öğretmen üyeleri tarafından sınav görevlendirmelerde yanlı davranıldığı hakkında yoğun şikâyetler ulaştığını kaydederken, "Yapılan görevlendirmelerin eş dost ve yandaş kayırma maksatlı yapıldığı ve sınav yapabilme tecrübesine ve yetisine sahip olmayan yetkisiz kişilerin sınavlarda görevlendirildiği, özellikle sendikamıza üye akademik ve idari personele tecrübeleri olmasına rağmen görev verilmediği tespit edilmiştir. ÖSYM ve diğer kurumlarca düzenlenen tüm sınavların tarafsızlığına gölge düşürecek şekilde yapılan eş, dost ve yandaş görevlendirmelerine son verilmeli, görevlendirmelerin hakkaniyete uygun tarafsız bir şekilde dağıtılmasının önü açılmalıdır. ÖSYM görevlendirmelerinin hakkaniyetle dağıtılmasını şeffaf biçimde denetleyebilmek için üniversitenin web sayfasında yapılan görevlendirmelerin duyurulmasını talep etmekteyiz. Aksi halde görevlendirmelerde yandaş kayırdığı ve adil görevlendirme yapmadığı tespit edilen ÖSYM İl Yöneticisi Prof. Dr. Faruk Alpaslan görevden el çektirilmelidir. Bu nedenlerle Ondokuz Mayıs Üniversitesi idaresi eş, dost, akraba ve yandaş kadrolaşmalarına bir an önce son vermeli, akademik ve idari personel atamalarında, liyakat ve tarafsızlık esas alınmalıdır. ÖSYM İl Temsilcisinin merkezi olarak yapılan sınavlara ilişkin yaptığı görevlendirmelerde hakkaniyeti gözetmediği tespitinden hareketle ilgililer hakkında gereğinin yapılması, aksi halde yapılan tüm hukuksuz uygulamalarla ilgili olarak ÖSYM genel merkezine ve savcılıklara suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz." şeklinde konuştu.

Tolga BİRGÜCÜ