Geliyorum diyen kaza

Geliyorum diyen kaza
Hızar makinesi ile başı kopan işçinin soyal güvencesi varmı?

DİSK Karadeniz Bölge Temsilcisi Fahrettin Çankaya,İlkadım Belediyesi'ne bağlı Mezarlıklar Müdürlüğü'nde şirket elemanı olarak görev yapan 35 yaşındaki Yücel Tavus, tırpan halinde kullanılan hızar makinesiyle mezarlıktaki ağaçları budarken kazayla beraber çalıştığı 44 yaşındaki Sadık Türkel'in ölümüne neden olduğu olayla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "İnanılmaz kaza geliyorum diye bağırıyordu"dedi.

Gazetelerde yer alan haberi üzüntü içinde okuduklarını söyleyen DİSK Bölge Temsilcisi, Fahrettin Çankaya,"Samsun'da merkez İlkadım Belediyesi'ne bağlı Mezarlıklar Müdürlüğü'nde şirket elemanı olarak görev yapan 35 yaşındaki Yücel Tavus, tırpan halinde kullanılan hızar makinesiyle mezarlıktaki ağaçları budarken kazayla beraber çalıştığı 44 yaşındaki Sadık Türkel'in ölümüne neden olmuş. Olay, Ahulu Mahallesi Mezarlığı'nda meydana gelmiş. Yücel Tavus, Sadık Türkel ve 6 kişi, ağaç ve otları budamak için Ahulu Mezarlığı'na gitmiş. AKP hükümeti döneminde, gerek özel sektörde gerekse kurallı çalışmanın kalesi sayılan kamuda taşeronluk ve atipik istihdam biçimleri hızla yaygınlaştı. Taşeron sisteminin AKP hükümeti döneminde hızla yayıldığı gözlemlerle de kolayca anlaşılabilir. Ancak özellikle inşaat, maden, gemi inşa, tarım gibi sektörler, iş kazaları ve taşeron uygulamaları ile gündeme gelmektedir. DİSK-AR'ın yaptığı araştırmaya göre, AKP'nin iktidara geldiği günden bu yana sağlık sektörü başta olmak üzere, eğitim, yerel yönetimler gibi çok sayıdaki kamu kurum ve kuruluşlarında taşeron çalışan sayısı çığ gibi arttı. Araştırmada, tüm işkollarının yaklaşık yüzde 60'ına yayılan taşeronlaştırma sonucu 6 milyona yakın insan iş güvencesinden yoksun bir şekilde çalıştırılıyor. Şimdi bir kaza sonucu hayatını kaybettiği söylenen 44 yaşındaki Sadık Türkel'in bir sosyal güvencesi var mıdır? Yoktur. Sadık Türel'in eşi ve çocuklarının durumu ne olacaktır? Bunların gelecekleri güvence altında mıdır? Biz sosyal güvence derken bunları anlatmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Taşeronluk sisteminin, ülkemizde sadece maliyetlerin düşürülmesi amacıyla kullanıldığını söyleyen DİSK Bölge Temsilcisi Çankaya, "Oysaki hukuki düzenlemeye bakıldığında, işletme ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerin taşerona verilmesi gerekiyor. Yani, iş ancak teknolojik bakımdan birikim ya da uzmanlık gerektirmesi halinde taşerona verilmeliyken ne yazık ki ülkemizde sadece işgücü maliyetinin düşürülmesi için kullanılıyor. Bunun sonucunda kayıt dışı ya da çok düşük ücretlerle taşeron işçileri çalıştırılıyor. Taşeron, iş alabilmek için o işi minimum maliyetle gerçekleştirmek zorunda kalıyor. Ülkemizde sigorta prim ve vergilerin yani işgücü maliyetinin yüksek olması sebebiyle taşeronlar rekabette zorlanıyor ve bunun sonucunda da ne yazık ki asgari ücretten fazla ücret veremiyorlar, işçiler de prim, ikramiye ve sosyal haklar gibi yan ödemelerden mahrum kalan Taşeron, iş alabilmek için o işi minimum maliyetle gerçekleştirmek zorunda kalıyor. Ülkemizde sigorta prim ve vergilerin yani işgücü maliyetinin yüksek olması sebebiyle taşeronlar rekabette zorlanıyor ve bunun sonucunda da ne yazık ki asgari ücretten fazla ücret veremiyorlar, işçiler de prim, ikramiye ve sosyal haklar gibi yan ödemelerden mahrum kalarak zor şartlar altında çalışmak zorunda bırakılıyor”k zor şartlar altında çalışmak zorunda bırakılıyor. 35 yaşındaki Yusuf Tavus ile ölen 44 yaşındaki Sadık Türkel de bunlardan sadece ikisidir" diye konuştu. samsunkenthaber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.