GDO zararlı mı yararlı mı?

GDO zararlı mı yararlı mı?
Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölüm Başkanı Prof Dr. Ahmet Okumuş, GDO'lu da denilen, genetiğiyle oynanmış tohumların zararlı olduğuna dair halkımızda yanlış inanışlar var. Her GDO'lu ürün zararlı değildir.''dedi.

KASİAD gerçekleştirdiği Sabah Yansımaları'nın konuğu, OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Okumuş oldu. KASİAD toplantı salonunda işadamları ile biraraya gelen Okumuş, tarımsal ticaret ve tarımda tohumculuğun önemi ve girişimcilik konusunda işadamlarını bilgilendirdi. Okumuş yaptığı açıklamada “Tohumculuk az bilinen ama dünyada 45 milyar dolarlık bir ticaret hacmine sahip olan bir sektördür. Günlük yediğimiz domates, mısır, yeşil sebzeler dahil olmak üzere hızlı tüketimde önemli rolü olan bir sektördür. Ülkemizde ciddi anlamda yatırım açığı bulunmaktadır. Bölgemiz, teknolojiyi tarımda kullanma adına Ege ve Marmara Bölgesine göre en az 5 yıl geride hareket ediyor. Bu olumsuz bir durum gibi gözükse de işadamlarımız için yeni fırsat demek. Çünkü artık Karadeniz Bölgesinde de tarımda şirketleşme başladı. Bu açık, kısa sürede kapanacak gibi duruyor o yüzden işadamlarımızın hızlı hareket etmesinde fayda var. Ülkemizde tarımın gelişmesi ve daha organizeli olabilmemiz için örnek çiftçiler olmalı, hedefli bir tarım politikası olmalı.''dedi.
HER GDO'LU ÜRÜN ZARARLI DEĞİL
GDO'lu da denilen, genetiğiyle oynanmış tohumların zararlı olduğuna dair halkımızda yanlış inanışlar var diyen Okumuş,'' Her GDO'lu ürün zararlı değildir. . Burada dikkat edilmesi gereken ürünün genetiğiyle oynamaktan ziyade, kalıntı etkide yapan zirai mücadelede kullanılan ilaçların verdiği zarardır. Gen aktarımı ekonomik anlamda çok önemli. Gen aktarımı demek ürünün özünü bozmak demek değildir. Sadece ürünün bir özelliğini değiştirmek yada güçlendirmek demektir. Ama bu mekanizmada ürün-takip ve kontrol çok önemlidir. Dünyada 45 milyar dolarlık bir tohum pazarı var ve bizim bu pazardaki payımız sadece 400 milyon dolar. Amerika Birleşik Devletleri pazarın $12 milyar ile dünyanın hakimi konumunda. Bu alanda çok ciddi bir boşluk var. Tohumculukta bölgemiz, hem lojistik anlamında hem de iklim ve arazi yapısı anlamında çok ideal. İşadamlarımızı bu alanda yatırım yapmaya davet ediyorum. Ülkemizde 493 tohum üretmeye yetkilendirilmiş firma olmasına rağmen bir çoğu etkili değil. Bizim halen anaç tohumları dışarıdan alıyor olmamız düşündürücü. Bizde tohumculuğun gelişmemesinin bir sebebi de 2004 yılına kadar ilgili tohum ve ıslah kanunlarının olmaması idi. Ancak güzel gelişmelerde oluyor. Örneğin mısır tohumunda ihtiyacımızın % 100 ünü hatta daha fazlasını biz üretiyoruz ve ihraç da ediyoruz. Üniversite olarak tohum teknolojisinde ciddi çalışmalar yapıyoruz. Yılda 3 defa ürün alınmasını sağlayan iklimlendirme teknolojimiz mevcut. Ayrıca tohum üretimi çalışmalarımız var. Üniversitemizin araştırdığı, bulduğu çok verimli bir domates türü bulduk. Daha çok salçalık olarak kullanılması uygun olan domatesle ilgili yerli bir firmayla anlaşmak üzereyiz. Üniversite, sanayici işbirliği konusunda en büyük eksiğimiz, biz sanayicinin nasıl üretim yaptığını ve eksiklerini bilmiyoruz, sanayicide bizlerin hangi teknolojiye ulaştığımızı ve kendilerine nasıl yardımcı olabileceğimizi bilmiyor. Üniversite olarak bu alanda ülkenin en iyilerinden birisiyiz diyebilirim. Bölüm öğrencilerimiz tohumculuk noktasında kendilerini yetiştirdiler. Bu alanda yatırım yapacak firmalara danışmanlık hizmeti verebiliriz.” diye konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.