Etin yüzde 40'ı kaçak

Etin yüzde 40'ı kaçak
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, gerekli tedbirler alınmazsa Türkiye'nin 2013 yılında 164 bin ton et açığı vereceğini belirterek, et üretiminin yüzde 40'ının kaçak ve kontrolsüz kesimlerden dolayı kayıt dışı olduğunu sö

Bayraktar, TZOB tarafından hazırlanan 'Et Raporu' ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Besiciliğin en önemli girdilerinden biri olan yem fiyatlarında ciddi artışlar yaşandığını ve 2006-2007 yılları arası fiyat değişimlerine bakıldığında hammaddelerde yüzde 45.8-94.1 arasında, fabrika besi yeminde ise yüzde 49,3 oranında artış olduğunun görüldüğünü kaydeden Bayraktar, "Girdi maliyetlerinde yaşanan bu ciddi artışlara rağmen üretici et fiyatları hemen hemen yerinde saymaktadır. Toptan fiyatlara bakıldığında sığır etinde 2006-2007 döneminde yüzde 2.4, 2007-2008 döneminde ise yüzde 4.5 oranında, koyun-kuzu etinde ise 2006-2007 döneminde yüzde 3.8 ve 2007-2008 döneminde de yüzde 7.4 artış olduğu görülmektedir" dedi.

"ÜRETİCİLERE MALİYET BASKINI"
Üreticilerin aşırı yükselen maliyet baskısını uzun süre göğüslemesinin mümkün olmadığını söyleyen Bayraktar, üreticilerimizin girdi fiyatlarında yaşanan bu derece ciddi artışların meydana getirdiği baskıyı yerinde sayan et fiyatlarıyla uzun süre göğüslemesinin mümkün olmadığını ve eğer gerekli tedbirler alınmazsa birçok besicinin işletmesini kapatmak zorunda kalacağını söyledi. Et üretimi ve kesilen hayvan sayısının yıllar itibariyle azaldığını dile getiren Bayraktar, "1990 yılına göre 1995 yılında kesilen hayvan sayısı yüzde 40.4, et üretimi ise yüzde 18.1 azalmışken, bu azalışın yıllar itibariyle devam ettiği, 2005 yılına gelindiğinde kesilen hayvan sayısının yüzde 53, et üretiminin ise yüzde 19.2 azaldığı görülmektedir" şeklinde konuştu.

"KIRMIZI ET TÜKETİMİ AZ"
Kırmızı et tüketiminin azaldığını ve FAO verilerine göre Türkiye'nin 1990 yılında 12.6 kilogram olan kişi başı yıllık kırmızı et tüketiminin 2005 yılında 9.4 kilograma kadar gerilediğin açıklayan TZOB Başkanı Bayraktar, "1990 yılında büyükbaş ve küçükbaş et tüketimi yıllık 6.3 kg ile birbirine eşitken, 2005 yılında büyükbaş tüketiminin 5.2 kilograma, küçükbaşın ise 4.2 kilograma gerilediği görülmektedir. Küçükbaş tüketimindeki azalmanın büyükbaşa göre daha fazla olması üretimde yaşanan ciddi oranlardaki düşüşlere bağlanabilir. Türkiye'de kırmızı et tüketimi çok düşüktür. En düşük tüketim Türkiye'ye aittir. İncelenen ülkelerde Türkiye'ye göre yaklaşık 1.5 ile 4 katı arasında değişen oranlarda daha fazla et tüketilmektedir" dedi.

"KAÇAK ENGELLENEMİYOR"
Kaçak ve kontrolsüz kesimler engellenemediği için toplam et üretiminin yüzde 40'ının kayıt dışı olduğuna işaret eden Bayraktar, "Sınırlardan kaçak hayvan girişleri ise hala ciddi bir sorun olmaya devam etmektedir. Türkiye'de küçükbaş et üretiminin yüzde 69'u büyükbaş, et üretiminin yüzde 22'si, toplam et üretiminin ise tahmini yüzde 40'ı kayıtdışıdır. Kaçak ve kontrolsüz kesimlerin bir diğer ifadeyle kayıtdışı et üretiminin bir kısmı kaçak hayvan girişlerinden kaynaklanmaktadır. Türkiye'de hayvan kaçakçılığı gerek hayvan sağlığı gerekse insan sağlığı açısından hala önemli bir sorundur, üretim azalırken fiyatların yerinde seyretmesi kaçak ve kayıt dışı kesimlerle açıklanabilir. AB, Türkiye'nin doğu sınırlarındaki kontrolsüz hayvan girişlerini topluluk için ciddi bir sorun olarak algılamakta, AB'ye üye olunsa bile bu durum düzeltilene kadar özel tedbirlerle Türk ürünlerinin topluluk içerisinde dolaşımının engellenebileceğini ifade etmektedir. Bu hususlar dikkate alındığında hayvan kaçakçılığının engellenememesi AB sürecini de olumsuz etkileyecektir" ifadelerini kullandı.