Erdoğan'dan İsrail Açıklaması...
Erdoğan, Katar'ın El Cezire televizyonuna verdiği demeçte, Türkiye-İsrail ilişkileri ve Türkiye'nin bölgedeki durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.
"Bölgedeki gelişmeleri hassasiyetle, bölgenin önemli bir ülkesi olarak değerlendirdiklerini" kaydeden Erdoğan, bunun bir dini ya da etnik yaklaşımla yapılmadığını vurguladı.
Erdoğan, olaylara her zaman vicdani olarak baktıklarını ve olayları kamu vicdanını dinleyerek izlediklerini belirterek, "Bugüne kadar da burada hep orta yolu tuttuk ve hiçbir zaman taraf olmanın gayreti içerisine girmedik" dedi.
Gazze'de yaşanan olaylara değinen Erdoğan, Gazze olayında ortada bir gerçeğin olduğunu ve Gazze'de kitle imha silahlarının kullanıldığını söyledi.
Bölgede fosfor bombalarını kullanıldığını kaydeden Erdoğan, "Fosfor bombaları dediğimiz şey kitle imha silahıydı ve bunları görüp de bunlara karşı sessiz kalmak adil bir yönetim anlayışına yakışmazdı. Biz de bu bölgenin insanları olarak buna evet diyemezdik" diye konuştu.
Erdoğan, geçen hafta yayımlanan Gazze'deki olaylarla ilgili Goldstone raporuna da değinerek bu raporda bazı gerçeklerin olduğunu ve bu gerçeklerin BM İnsan Hakları Komisyonu tarafından kabul edildiğini kaydetti.
Bu hususta gereken adımların atılması gereğine işaret eden Erdoğan, BM'nin geçmişte İsrail ile alakalı 100'ün üzerinde karar aldığını, ancak bu kararların uygulama alanının olmayışının düşündürücü olduğunu ifade etti.
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin İsrail ile birçok anlaşması olduğunu vurgulayarak, "Bizim İsrail'e bu noktadaki bakışımız, bir düşman nazarıyla bakış değildir" dedi.
Türkiye'nin aracılığıyla İsrail ile Suriye arasında başlatılan görüşmelere değinen Başbakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Eğer bu bölgede dostsak, dostluğumuzun gereğini dostça yerine getirelim. Kalkıyorsun bir hafta önce İsrail ve Suriye arasındaki sıkıntılar nedeniyle Türkiye'yi arabulucu kabul ediyorsun, ama bir hafta sonra Türkiye bir anda farklı bir konuma düşürülüyor. Neymiş, Türkiye'ye güvenilmezmiş. O ana kadar güveniyordun. Peki o zaman olay nereden kaynaklanıyor? Demek ki İsrail'in yönetimindeki anlayışta bir değişim var. Sıkıntı burada. Temenni ederim ki bu yanlışları düzeltiriz ve böylece Orta Doğu'da beklenen, arzulanan ve geciken barışı bir an önce getiririz."
Erdoğan, İran-Batı ilişkileri, İran'ın yeni nükleer tesisleri ile ilgili değerlendirmelerde de bulundu.
İran-Batı ilişkilerinin kopmasından yana olmadığını belirten Erdoğan, İran'da yeni keşfedilen nükleer tesisler hakkında, bu tesisleri denetlemekle görevli olan Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun Başkanı Muhammed El Baradei'nin ekibinin İran'da bulunduğunu hatırlattı.
"İran'da ve bölgemizde kitle imha silahı olmasından yana değiliz" diyen Erdoğan, bir başkasında varken İran'a yüklenilmesini "haksızlık ve adaletsizlik" olarak niteledi.
İran'ın ciddi devlet geleneği olan bir ülke olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu ülkeyi siz yok farz edemezsiniz ve bu ülke üzerinde bu kadar olumsuz yaklaşımları devamlı teşvik etmek bölgenin barışına da zarar verir" dedi.
Türkiye'nin demokratik açılım konusunda Suriye, İran ve Irak'tan bir beklentisi olup olmadığı ve açılımın uluslararası ayağının yanı sıra bu sürecin Türkiye'yi bir referandum ya da erken seçime götürüp götürmeyeceği sorusu üzerine Erdoğan, erken seçimin politikalarında yer almadığını belirterek, "Her şeyden önce demokratik açılım milli birlik projemizin bir gereğidir" dedi ve sözlerine şöyle devam etti:
"Bizi bu noktaya getiren ve bu sıkıntıları yaşatan, içeride ve dışarıda sorunlar vardır. İçerideki sorunlarımızın legal olanı vardır, illegal olanı vardır. Biz legal olanlara zaten takılmıyoruz. Diyoruz ki, o demokratik bir hakkıdır, bunu kullanır, ama illegaliteye karşıyız. Yani eli silahlı olarak bu işi yürüten bölücü terör örgütüne karşıyız ve bununla mücadelede kararlıyız. Bu, zaten bir devletin yönetiminin en doğal, en tabii görevidir. Yani bundan geri kalması mümkün değil. Ama legal olan herhangi bir örgüt, demokratik bir örgüttür. Onun yapacağı çalışmalara saygı duymamız da, demokrasiye inanmış insanlar olarak bizim görevimizdir. Bu işin içerideki boyutu."
Türkiye'nin bu alanda dışarıdaki sorunlarına da değinen Erdoğan, Türkiye'nin içindeki bu terörü besleyen örgütlerin yurt dışında olduğunun altını çizerek, "Dışardaki boyutuna gelince, yurt dışında Türkiye'nin içindeki bu terörü besleyen ve destekleyen, aynı şekilde legal ve illegal örgütler var. Geçmişte bu illegal örgütlerin dışarıdan içeriye zaman zaman sızma hareketleri oldu. Bu sızma hareketleri karşısında tabii ki güvenlik güçlerimiz ellerinden gelen her türlü tedbiri aldı. Ama şunu düşünelim ki, hiçbir egemen devlet topraklarında illegal örgütlenmelere karşı duyarsız kalabilir mi? Mümkün değil, ne gerekiyorsa tedbir bazında bu tedbirleri alacaktır." dedi.
Irak'tan bir grubun teslim olmaya gelmesinin açılım sürecini nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine Erdoğan, bunun milli birlik ve beraberlik projesi ve demokratik açılım süreci içindeki beklentilerinin bir tanesi olduğunu vurguladı.
"Bu durum, beklentilerin verdiği meyvedir" diyen Erdoğan söyle konuştu:
"Burada görüyorum ki bazı spekülasyonlar yapılma yoluna gidiliyor ve bunu doğru bulmuyoruz. Yani hedef saptırmaya gerek yok. Bütün dert üzüm yemektir. Milli birliği ve beraberliği kardeşliği pekiştirmektir."