Eğitim-Sen OMܒlü öğrencilere sahip çıktı

Eğitim-Sen OMܒlü öğrencilere sahip çıktı
OMÜ'de öğrencilerin baskılara, açılan soruşturmalara ve cezalara maruz kaldığını ileri süren Eğitim-Sen Samsun Şubesi, üniversitede anti demokratik uygulamaların son bulmasını istedi

Son yıllarda rektörler tarafından, birçok üniversitede olduğu gibi 19 Mayıs Üniversitesi'nde de öğrencilere yönetim tarafından baskı yapıldığını ileri süren Eğitim-Sen Samsun Şubesi Başkanı Kenan Gülçiçek, “Üniversite öğrencilerinin kantinde, bahçede, anfide özgürce arkadaşlarıyla sohbet etmeleri, tartışma yürütmeleri, bir konu hakkında düşünce ve görüşlerini ifade etmeleri soruşturma konusu olmaya başlamıştır” dedi.

BASKI VE KORKUYLA SİNDİRİLİYOR
YÖK'ün antidemokratik, baskıcı, otoriter yapısının bu günde aynı ağırlığı ile sürdürüldüğünü ifade eden Gülçiçek, üniversite yönetimlerinin, baskı ve korku kültürünü üreterek ve sürdürerek kurumsal olarak “özgür düşünceyi” ortadan kaldırmakta olduğunu dile getirdi. Böyle bir ortamda özgür bilim üretiminin olanaksız hale geldiğine işaret eden Gülçiçek, “Disiplin yönetmeliklerinin, öğretim elemanları, idari personel ve öğrenciler üzerinde her türlü baskı ve korkunun bir aracı olarak çoğu kez hukuka aykırı hükümleri ile işletilmesine devam edilmektedir. Kendisi gibi düşünmeyen herkese savaş açan AK Parti zihniyeti üniversitelerin üretken, özgür, demokratik olması gereken kimliğini yok etmeye çalışıyor. Öğrencilerin özgürce düşünmeleri, düşüncelerini paylaşmaları üniversitelerde suç unsuru olarak görülmeye başlanmıştır” diye konuştu.

DEMOKRATİK HAKLARI ELİNDEN ALINIYOR
Demokratik hakları doğrultusunda basın açıklaması yaparak sorunlara ilişkin görüşlerini ve çözüm önerilerini dile getiren öğrencilere Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nin yönetimi tarafından cezalar verildiğini vurgulayan Gülçiçek, üniversitelerin bu toplumun bir parçası ve dinamizmi olduğunu söyledi. Cezai yaptırımlar ve okuldan uzaklaştırmalarla korku kültürünün üniversitelere hakım kılınmak istendiğine dikkat çeken Gülçiçek, şunları söyledi; “Üniversiteler özgür tartışmanın olduğu kurumlar olmalıdır. Ne yazık ki üniversitelere her yeni düzenleme karşıtını veya onu eleştireni tasfiye etmeyi hedeflemiş, bu durum da korku kültürünü üniversiteye hakim kılmıştır. Üniversiteler özerk, katılımcı, laik, demokratik ve çağdaş bir yapıya kavuşturulmalıdır. Üniversite özerkliği, öğrenciler ve akademik özgürlükler üzerindeki baskılar ortadan kaldırılmalı, özgürlükler genişletilerek disiplin yönetmeliklerinin yarattığı baskılara son verecek düzenlemeler yapılmalıdır.”