DİL ÖĞRENMEK...
Samsun Çerkes Derneği Başkanı Sedat Uygun 21 Şubat Anadil Günü nedeniyle, Çerkes dilini öğrenme çabasına dikkat çekti. Uygun,”Dilsel ve kültürel zenginliği desteklemek için UNESCO 2000 yılında 21 Şubat'ı “Uluslararası Anadil Günü“ olarak belirledi. UNESCO daha evvel azınlıklara özgü yaklaşık 2 bin 500 dilin kaybolma tehlikesi altında olduğunu açıklamıştı. Bu diller arasında Çerkes dilleri de bulunuyor. Bizde kendi dilimizi kültürümüz açısından Çerkeslere öğretmek için çaba içerisindeyiz. Ama Bu ne bir ötekileşme ne de bir bölünme çabasıdır”açıklamasını yaptı.
Son yıllarda Çerkesler arasında dil bilincinin daha da artığını vurgulayan Uygun,” . Kafkas Dernekleri Federasyonu ve bağlı dernekler bulundukları illerde hem çocuklara hem yetişkinlere ücretsiz anadil kursları düzenlemekteler. Bunun yanı sıra Düzce Üniversitesi Çerkez Dili ve Edebiyatı bölümüne ilgi her sene giderek artmakta ve Adige Cumhuriyeti Maykop Devlet Üniversitesi arasında gerçekleştirilen protokol çerçevesinde, bu bölümün yüksek lisans programını seçeceklere cazip avantajlar ve iş garantisi verilmektedir” dedi.
DİLİMİZİ GELCEĞE AKTARMA ÇABASINDAYIZ
Bu gelişmelerin ardından,Düzce Üniversitesi tarafından Fen Edebiyat Fakültesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölümü Çerkes Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı tarafından düzenlenen “Adıge Filolojisi: Güncel Konular” başlıklı sempozyumun 13-14 Mayıs 2016 tarihlerinde Üniversite Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirileceğini de bubölgeye duyuran Samsun Çerkes Derneği Başkanı Sedat Uygun ana dillerini öğrenme çabalarını şu sözlerle anlattı,‘’Her millet kainatı değişik şekillerde algılamış ve yorumlamıştır. Aynı zamanda dil kültüre ait bütün değerleri bünyesinde barındıran bir hazinedir. Bir dil, onu kullanan milletin kafa yapısını, nasıl düşündüğünü, zihninin nasıl çalıştığını ve mantığını ortaya koyar.Biz de Çerkesler olarak devlet desteği ile kişisel yorumlara yer verilmeksizin anadilimizi gelecek kuşaklara aktarmak çabasındayız .Çerkes dillerini bilen konuşan kişi sayısı yoğunlukla kırsal kesimde büyümüş ve genellikle orta yaş ve üzerinde yoğunlaşır. Metropollerde doğan yada yaşayan genç kesimde ise dil bilen yok denecek kadar azdır .Biz de Samsun Çerkes Derneği olarak sosyal medyayı çok aktif kullanarak ,basın yoluyla sıkça duyurarak hatta Çerkeslerin yoğun yaşadığı köylere zaman zaman ziyaretlerde bulunarak anadilin önemini bilinir kılmak için bir çok çalışma yaptık fakat seksen yıl kafeste kalmış bir kuşu kafesten çıkmaya ikna etmek o kadar kolay olmuyor .Belki biraz daha zamana ihtiyazcımız var . İnsanlar bu yasal haklarını kullanarak çocuklarına kültürlerini miras bırakmak isteseler de hep yanlış anlaşılmaktan korkuyorlar ,milliyetçi reflekslerden çekiniyorlar . Artık anadil seçmenin yasal bir hak olduğunu, bahanelerin arkasında saklanmanın yersiz olduğunu Kayseri , Hendek ,Düzce gibi bir çok ilde açılan onlarca sınıf ile ispatladık .Bu sayı her geçen yıl katlanarak artacaktır .Bundan hiç şüphemiz yoktur .Bu ne bir ötekileşme ne de bir bölünme çabasıdır . Size son olarak Çerkes dillerinden Ubıhçayı son konuşan ve o öldüğünde bir dilinde yok olma sürecenegirdiği ,Tevfik Esenç’in güzel bir sözünden alıntı yapmak isterim . ‘’Dün gece bir rüya gördüm . Size anlatamam . Çünkü Ubıhçaydı.’’
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.