Dayakçı polisleri asalım mı?

Dayakçı polisleri asalım mı?
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, İzmir'de karakolda dayak atılan kadınla ilgili olayda polislere böyle seslendi

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, İzmir Karabağlar Karakolu'nda iki polisin, Fevziye Cengiz'e dayak atması olayıyla ilgili Cumhuriyet Savcılığının soruşturmayı sürdürdüğünü, polisler hakkında da disiplin soruşturması açıldığını hatırlattı.

Karakoldaki güvenlik kamerası kayıtlarının yok edilmediğine ve savcılığa verildiğine dikkat çeken Şahin, "Tasvip etmediğimiz bu olayın şüphelelilerine, o görevlilere, hukukun öngördüğü cezanın ötesinde, bir ceza mı verelim. Yani İzmir Konak meydanına darağacı kuralım, personeli darağacında asalım mı?" dedi.

İçişeri Bakanı İdris Naim Şahin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ev sahipliğinde yapılacak olan '24'üncü Reform İzleme Grubu' toplantısına katılmak için Konya'ya geldi. Bakan Şahin ilk olarak hayırseverler tarafından Konya Emniyet Müdürlüğü'ne alınan araçların teslim törenine katıldı. Emniyet Müdürlüğü'nden düzenlenen törende konuşan Bakan Şahin 240 bini aşkın polis, 210 bini aşkın jandarmanın, 74 milyon kişinin ve her yıl ülkemizi ziyaret eden milyonlarca turistin güvenliğini sağlamaya çalıştığını söyledi.


'KARAKOLDA AYNA DEĞİL KASET VAR, KAMERA VAR'

Olayın 16 Temmuz 2011 tarihinde gerçekleştiğini hatırlatan Bakan Şahin, polislerin tutumunu onaylamadığını belirtti. Olayın savcılığa intikal ettiğini hatırlatan Bakan Şahin, şunları söyledi: "Savcılık tahkikatını başlatmıştır. Şüpheliler, sanık durumuna düşmüşlerdir. 17 Temmuz tarihinde disiplin soruşturması başlamıştır. Aradan aylar geçmiştir, bu ay içinde bir görüntü kasedine ulaşılmıştır. 3 Aralık tarihinde. Bu kaset üzerinde bir yayın başlanmıştır. Başlanacaktır. Bu ülkenin şefaflığı için biz bütün kararlığımızla devam ediyoruz. Ele geçen bu kaset gizli kaset mi? Hayır. Dışardan birinin çekimi ile oluşmuş bir kaset mi hayır. Bu kaset İzmir Karabağlar Karakolu'nda, bizim de görmediğimiz tutum ve davranışların sahibi polislerin hal ve haraketlerini kayıt altına alan, İzmir Karabağlar Karakolu'ndaki devletin orada çalışan kaseti. Bu kaset, olayın delili olarak ilgili savcılığın dosyasındaydı. Bu kaseti vermemiz gereken yere vermişmiyiz? Savcılığa teslim etmişiz. Takdir kendisinin. Bu kaseti 3 Aralık tarihinde ulaşıp yeni bir olaymış gibi kamuoyuna taktim etmek, kamuoyunu zaman yönünden yanıltmaya hakkımız var mı? Kim olursak olalım. İster devlet kurumu olalım, ister medya olalım. 'Bu kaset Karabağlar Karakolu'ndan alınarak savcılığa verilmiştir' demek gibi bir erdem gerekmiyor mu? Genel ahlak ve basın ahlakı bunu gerektirmiyor mu? Eskiden karakolda ayna var denilirdi. Biz o aynaları kırdık. Şimdi karakolda kaset var, kamera var. Türkiye, polisi, jandarması bu noktada."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.