Çiftçinin can...
Kanola bitkisinin işlenmesiyle elde edilen kanola yağı, Samsun'da ve her iki ovada da etkin bir şekilde üretilebilecek yapıya sahip. Çiftçiye yılda iki kez hasat imkanı sunan kanolanın, özellikle bu topraklarda yetiştirilebilecek bir yapıya sahip olduğunu belirten Ziraat Mühendisleri Odası eski Başkanı Ünal Işıker, Karadeniz Birlik gibi yağ firmalarının alım kampanyaları başlatması halinde çiftçinin yüzünü güldüreceğini söyledi.
BİTKİSEL YAĞDA DIŞA BAĞIMLILIĞA SON VERECEK
Türkiye'de önemli miktarda bitkisel yağ açığı olduğunu kaydeden Işıker, kanolanın bitkisel yağ açığının kapanması için önemli bir bitki olduğunun altını çizdi. Kanolanın Türkiye genelinde ve Samsun'da teşvik edilmesi gerektiğini vurgulayan Işıker, çiftçinin bu ürünü yetiştirmesi için ikna edilmesi gerektiğini söyledi. Bu nedenle çiftçiye kanola fiyatının önceden açıklanması gerektiğini dile getiren Işıker, Fiyatın önceden açıklanması ve açıklanan fiyatın çiftçiyi tamamen ekime teşvik etmesi gerekir. Ayrıca devletin de ortaya koyacağı primle alım satım kooperatiflerine destek vermesi gerekir" diye konuştu.
YILDA İKİ ÜRÜN ALINIYOR
Kanolanın Türkiye için faydalı bir bitki olduğunu belirten Işıker, "Kanola Ekim ayında ekilip, Temmuz ayı beklenmeden biçiliyor. Biçim gerçekleştikten sonra boş kalan alanda ikinci bir ürün ekebilme şansı oluyor. Ürünün bu özelliği Samsun'da hem iç, hem de dış kesimler için geçerli .Ayrıca Türkiye genelinde her alanda kanola ekilebilir ve yaygınlaştırılabilir ama kanola bitkisi Samsun için ayrı bir öneme sahiptir" diyerek yılda iki ekim yapılabileceği ve Samsun'un her alanında ekimin gerçekleşebileceğini vurguladı.
YENİ POLİTİKALAR ÜRETİLMELİ
Kanola bitkisinin üretimi için olması gerekenleri ele alan Işıker:"Bu üretim ülkemize fayda sağlayacak ve bunun da gerçekleşmesi için yeni tarım politikaları üretilmeli. Bu politikalar çiftçiyi yeterli oranda ürün yetiştirmek adına ikna edici olmalı.Hangi ürünün nerede ve ne kadar miktarda üretileceği önceden belirlenmeli ve fazla ekime izin verilmemeli.Bir ülkenin gıda geleceği için ilk önce tarıma destek verilmelidir.Türkiye'de ulusal tarıma verilen destek oldukça yetersiz.Bugün sanayi anlamında gelişmiş ülkelere baktığımızda bu ülkelerin ulusal tarıma anormal derecede destek sağladığını görüyoruz.Türkiye'de ise yapılan tarım politikaları oldukça yetersiz" şeklinde konuştu.
TÜRKİYE DIŞA BAĞLI KALMAMALI
Son olarak Türkiye'ye diğer ülkelerden giren tarım ürünleri hakkında konuşan Işıker; şunları söyledi; "Genetiği değiştirilmiş birçok ürün, dış ülkelerden Türkiye'ye giriyor.Yurtdışından gelen ürünler için sıkı bir denetim var fakat Türkiye'de bu denetim yeterli derecede uygulanmıyor.Bu ürünlerin ülkeye sokulmaması gerekir.Bu Türkiye'nin dışa bağlandırılmasının bir sonucudur.Türkiye'nin ulusal tarım ve üretim politikası olması gerekir.Yurtdışından tarım ürünü ithalatının durdurulması ve ihtiyacımız olan ürünlerin ülke sınırları içinde üretilmesi gerekir.Unutmayalım ki Türkiye 20-30 sene önce kendi kendini götüren bir ülke idi.Durumun yine aynı olması gerekir ve bunun için dışa bağlı kalmamak gerekir.
M.Ali ORMANCI