Cezanın hukuksal bir yanı yok

Cezanın hukuksal bir yanı yok
Samsun Tabip Odası Başkanı Cem Şahan ve SES Şube Başkanı Süleyman Bal, 25 Kasım'da iş bırakan memurlara yönelik cezai işlem uygulanacağı yönündeki açıklamaların hukuksal bir dayanağının olmadığını söyledi.

25 Kasım'da iş bırakan memurlar hakkında cezai işlem uygulanacağı ile ilgili yapılan açıklamalara, memur cephesinden sert tepki geldi. Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Samsun Şube Başkanı Süleyman Bal ve Samsun Tabip Odası Başkanı Cem Şahan, yaptıkları açıklamalarla, cezai işlemin hukuki bir dayanağının olmadığını kaydetti.
EYLEM HAKKIMIZ YASALARCA
KORUNUYOR
Sendikaların eylem yapma hakkının yasalarla korunduğunu ifade eden SES Samsun Şube Başkanı Süleyman Bal, "Sadece haklarımızı korumak adına verdiğimiz kararlar doğrultusunda yaptığımız bir günlük iş bırakma eyleminde eyleme katılan memurlar hakkında yapılan işlemlerin hem ulaslararası örgütlerde hem Danıştay mahkemelerince verilmiş kararlar doğrultusunda hiçbir hukuki, haklı dayanağı yoktur. Bizim şerefimizi, hakkımızı, geleceğimizi korumak ve en doğal hakkımız olan toplu sözleşme isteme adına yaptığımız bir günlük iş bırakma eyleminde bu durum fırsat bilip kendilerine sendika yöneticileri diyen ve kurumlarda yöneticilik yapanların memurun iş yerine gelip tutanak tutması üzücü bir olay. Fakat ne yapılan tutanaklarla ne de o tutanaklarla başlatılan işlemlerle bir yere varılamaz çünkü sendikaların eylem yapma hakkı yasalarca korunmaktadır" dedi.
İŞ BIRAKMA EYLEMİ AHLAKA
UYGUNDUR
İş bırakma eyleminin meslek ahlakı ile uyumlu olduğunu kaydeden Samsun Tabip Odası Başkanı Uzman Doktor Cem Şahan ise, yaptığı açıklamada, "25 Kasım'da KESK öncülüğünde kamu emekçileri bir günlük uyarı eylemi yaptı. Bu eylem, vahşi kapitalizme, küreselleşmenin tahribatına ve büyük sermaye gruplarının tahakkümüne karşı yükselen toplumsal ve vicdani tepkidir. Bu grev, demokrasi, özgürlük ve emekçi haklarını savunmaya yönelik çok önemli bir çabadır. Gerek grev öncesi, gerek grev sonrası memurlara yönelik, hukuk dışı uygulamaların olacağı yönünde söylemler medyada yer aldı. Bu konuda ulusal ve uluslararası hukuk açıktır. Türk Tabipler Birliği, iki gerekçe ile iş bırakma eyleminin meslek ahlakına uygun olduğunu bildirir: Uygulanan politikalar bireylerin gereksindikleri sağlık hizmetine erişimini kısıtlıyor ya da engelliyor olabilir. Ayrıca toplumsal eşitsizlikler, insan hakları ihlalleri, çevre sağlığı sorunları, sağlıksız barınma koşulları, olumsuz çalışma ortamı ve işsizlik gibi sağlığın diğer belirleyenlerine ilişkin olumsuz koşullar da söz konusu olabilir. Tüm bu koşullar birey ve toplumun sağlığını etkilediğinden ve sağlık hakkının gerekleri ile çeliştiğinden, politika belirleme yetkisi ve uygulama gücü olanları uyarmak ve kamuoyunda farkındalık yaratmak, hekimlerin toplumsal sorumlulukları arasındadır. Bu amaçla meslek örgütü aracılığıyla yetkililerle görüşülebilir, basın açıklamasında bulunulabilir, yürüyüş düzenlenebilir, eğitim ve yayın etkinliklerinde bulunulabilir ve gereğinde iş bırakılabilir. Gebeler, çocuklar, acil hastalar, diyaliz hastaları, kanser hastaları, yoğun bakım hastaları ve yatarak tedavi gören hastalara hizmet sunumunu aksatmayan ve sağlık hakkını savunan iş bırakma eylemi, meslek ahlakı ile uyumludur. İş bırakma eylemini meslek ahlakı açısından haklı çıkaran diğer bir gerekçe, hekimlerin özlük haklarındaki kayıplardır. Bu gerekçe sağlık hakkının yaşama geçirilmesi ile paralellik içerir. Çünkü sağlık çalışanları ancak insanca yaşayabilecek koşullarda sağlıklı olabilecekler ve emeklerinin karşılığını aldıklarında, güvenceli bir ortamda çalıştıklarında daha iyi sağlık hizmeti sunabileceklerdir" diye konuştu.
Anıl OLFAZ