Büyük Otelin satışında engel yok

Büyük Otelin satışında engel yok
Mülkiyeti Samsun İl Özel İdaresine ait olan Büyük Otel'in mevcut haliyle satışında hiçbir hukuki engel olmadığı ifade edildi

Samsun İl Özel İdaresinden yapılan açıklamada “mülkiyet hakkı Anayasa tarafından teminat altına alınmış üstün bir hak olduğu, Büyük Samsun Oteli'nin mülkiyetinin tartışmasız İl Özel İdaresine ait olduğu , bu nedenle Büyük Samsun Otel'inin mevcut haliyle satışına hukuken hiçbir engel bulunmadığı” bildirildi.

İL ÖZEL İDARESİNE TESCİL EDİLDİ
Açıklamanın devamında “Samsun 1. İdare Mahkemesinde Mimarlar Odasınca açılan davanın tarafları Samsun Büyükşehir Belediyesi ve İlkadım Belediyesi; davanın konusu da , Büyükşehir Belediyesince 15.02.2008 tarih ve 106 sayılı idari işlem ile yapılan yeni imar değişikliğinin iptal edilmesi davasıdır. Dolayısı ile İl Özel İdaresi bu davanın tarafı değildir.
Büyük Samsun Otel alanına ait inşaat ruhsatı Mülga Samsun Belediyesi tarafından 1969 tarihinde verilmiştir. Tapu kayıtlarında İl Özel İdaresi adına tescil edilmiştir.
Söz konusu otel ilk kıyı mevzuatının yürürlüğe girdiği 18.01.1975 tarihinden önce ruhsat aldığı gibi, Mülga İmar ve İskan Bakanlığı tarafından bu alan 19.12.1980 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında otel alanı olarak planlanmıştır. Bahse konu nazım imar planı halen yürürlüktedir. Aynı zamanda; 3621 Sayılı Kıyı Kanunu 17.04.1990 tarihinde 20495 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan yasanın ek maddesi ile yayımından önce kazanılmış bulunan hakların korunacağı açıkça ifade edilmiştir. Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik 16 Maddesinde de müktesep haklar saklı tutulmuştur. Sonuç olarak; 1969 yılından bugüne kadar yapılmış olan uygulamalar, onaylı imar planları ve kazanılmış haklar göz önünde bulundurulduğunda, otelin mülkiyetinin İl Özel İdaresine ait olduğuna duraksama bulunmamaktadır bu nedenle Otelin mevcut haliyle satılmasında hukuken engel yoktur.” Denildi.
Diğer taraftan kamuoyuna yansımış bu konudaki gerçeğe aykırı haberlere itibar edilmemesi gerektiği, mahkemelerin verdiği kararların iyi mütalaa edilmesi gerektiği ifade edildi.