Boşanan kadının derdi bitmiyor
Samsun Sosyal Hizmetler Müdürü Muzaffer Çelik, son yıllarda Samsun'da boşanma davalarında artış görüldüğünü ve bu davaların yüzde 90'ının şiddetli geçimsizlikten kaynaklandığını belirterek, boşanan erkeklerin kısa zamanda evlendiğini, kadınların ise psikolojik sorunlar yaşadığını söyledi
Boşanma davalarının yüzde 90'ının nedeninin şiddetli geçimsizlik olduğunu kaydeden Çelik, erkeğin kumar ve içki alışkanlığı nedeniyle ailesiyle ilgilenmemesi, şiddet, eşlerin ailelerinin müdahalesi, gelin-kaynana çatışmasının şiddetli geçimsizliğin başlıca sebepleri olarak ortaya çıktığını belirtti.
EVİ GENELDE KADINLAR TERK EDİYOR
Çelik, "Terk olayını genellikle kadınlar gerçekleştirmektedir. Samsun'da görülen boşanmalar, özellikle evliliğin ilk 5 yılında gerçekleşmektedir. Şu da ilginçtir, ekonomik yönden zayıf olan ailelerin boşanma sebepleri olsa da boşanma genelde gerçekleşmemektedir. Kadının sosyal güvencesi yoksa anne-babasına gidiyor. Fakat, rahat edemediği için çocuklarının ve eşinin yanına geri dönmektedir" dedi.
KADININ DERDİ BOŞANINCA DA BİTMİYOR
Nafaka miktarının az olmasından dolayı kadının sorunlarının boşandıktan sonra da devam ettiğine işaret eden Çelik, boşanmalarda en büyük zararı kadının ve çocukların gördüğünü, erkeğin kısa zamanda evlendiğini, küçük çocuklarıyla baş başa kalan kadının ise evlenme imkanı düşük olduğundan maddi-manevi psikolojik sorunlar yaşamaya başladığını ifade etti. Çelik, "Bu durumda çocuk da annesinin şiddetine maruz kalmaktadır. Samsun'da adliyeye yansımayan, ayrı yaşayan aile oranı da yüksek. Yine aile içi şiddetin çoğu da adliyeye yansımıyor. Kadınlarımız adliyeye ve kolluk güçlerine haber vermeye çekiniyor. Çünkü, kadın kendisine yapılan şiddete müdahale edilmesini istediği zaman daha fazla şiddete maruz kalacağı gibi toplum tarafından da kınanıyor. Devletimiz bu konuları ciddi bir şekilde ele almıştır. Sadece bireyi ilgilendiren konular gibi görünen bu sorunların artmaması, sağlıksız ve potansiyel suçlu bir toplumun ortaya çıkmaması için mücadelelerimizi sürdürüyoruz" diye konuştu.
"Öyle olaylar, anlar veya davranışlar vardır ki, ufak bir söz bile kişiyi bedensel herhangi bir acıyla karşılaştırmayacak ölçüde ve ağırlıkta yaralayabilir" diyen Muzaffer Çelik, ağır hakaret, namus ve şerefi ağır surette ihlal, kişilik haklarına yönelik davranışlar, cinsel ilişkiye zorlama, normal olmayan yollarla cinsel ilişkide bulunma, korkutma ve özgürlüğü kısıtlamanın da şiddet olduğuna ve bu durumların kadının sağlığını bozucu ve tehlikeye düşürücü hareketleri kapsadığına dikkat çekti. Çelik, şöyle devam etti: "Bu hareketler, üçüncü bir kişiye yapıldığında ceza verilmesini gerektiren suçtur. Bu suçun eşler arasında işlenmesi ise medeni kanunda anlam buluyor. Boşanma kararıyla işkenceci eş ödüllendiriliyor. Kanımızca, şiddete dayalı boşanmalar ceza mahkemelerinde görülmelidir. Şiddeti uygulayan tarafa hem hapis, hem de tazminat cezası verilerek boşanma kararı verilmelidir."