Bölgedeki bütün gelişmeleri yakından takip ediyoruz
“İnsani ara” kavramının da uluslararası alanda genel kabul görmüş bir kural olduğuna işaret eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, artık insani ara kavramının, sadece güçlünün zayıfı ezmek için kullandığı bir araç haline dönüştürüldüğünü söyledi. Kurtulmuş, uluslararası hukukta bir hak olan “meşru müdafaa”nın da bir öneminin kalmadığını dile getirerek, “Kendisinin bir meşru müdafaa yaptığını söyleyen herhangi bir güç sahibi istediği şekilde hareket edebilmekte, rakibini, düşmanını, karşısındakini yok etmenin aracı olarak meşru müdafaa kavramını kullanmaktadır. Bu ve benzeri kavramların hemen hemen ortadan kalktığı, hiçbir anlamının bulunmadığı bir döneme doğru giriyoruz.” dedi. İran saldırısı sırasında yeni bir kavramın da kullanıma sokulduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, bu kavramın da “önleyici saldırı” olduğunu kaydetti. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önleyici saldırı, bir ülkenin başka bir ülkeye ya da ülkelere çok sabit, kesin delillerle ve tatmin edici birtakım istihbarat bilgileriyle yıkıcı bir saldırıda bulunacağının kabul edilmesi, tespit edilmesi üzerine onlar saldırmadan gerçekleştirmek için kullanılan bir kavramdır. Ama şimdi önleyici saldırı kavramı, tabirimi mazur görün sokakta yanından geçerken bana yan gözle baktın diyerek kavga çıkartan bir kabadayının kullandığı sokak literatürü haline dönmüştür. Dolayısıyla önümüzdeki dönem, maalesef bu ve benzeri terminolojinin de artık yok olacağı, bir şekilde hak adına, insanlık adına, hukuk adına, uluslararası camia adına kenarından tutunabileceğimiz neredeyse hiçbir kavramın da kalmayacağı bir döneme doğru giriyoruz. Bunları şunun için söylüyorum. Önümüzdeki dönem daha zor, daha karmaşık, daha kaotik, daha çok krizlerle dolu bir döneme doğru gidecek gibi görünüyor. Bu süreçte özellikle bizim içinde bulunduğumuz coğrafyanın dünyanın en zor bölgesi olduğu bir kere daha ayan beyan ortadadır. Türkiye olarak bu bölgedeki bütün gelişmeleri çok yakın takip ederek ama bütün bu gelişmelere karşı hiçbir zaman savaş çığırtkanlığı yapmadan, krizden ve kaostan beslenen seslere, sözlere itibar etmeden barışı, adaleti, esenliği, dengeyi ve istikrarı ortaya koyacak fikirlerimizi her platformda anlatmaya devam edeceğiz. Ama bunları dahi yüksek sesle yapabilmemiz için Türkiye olarak güçlü olmamız, ayağımızı yere sağlam bir şekilde basmamız lazım. Güçlü olmak için bütün imkanlarımızı seferber etmek, bütün imkanlarımızdan en iyi şekilde istifade etmek durumundayız.”
Kaynak:AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.