Biz de müsaade etmeyiz

Biz de müsaade etmeyiz
Erdoğan, “Ülkemiz malum kuvvetler ayrılığı üzerine kurulu bir sisteme dayalıdır. Erklerin hiçbirisinin bir diğerini kuşatma yetkisi söz konusu değildir. Ülkemizde hiçbir erkin bir diğerini kuşatmasına biz de asla müsaade etmeyiz” dedi


ANAYASA MAHKEMESİ Başkanı Haşim Kılıç'ın, “Dün yargının siyaseti kuşatma gayretlerine karşı çıktığımız gibi, bugün de siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz” sözlerini yanıtlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Erklerin hiçbirisinin bir diğerini kuşatma yetkisi söz konusu değildir. Ülkemizde hiçbir erkin bir diğerini kuşatmasına biz de asla müsaade etmeyiz” dedi.
Erdoğan, gazetecilerin Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç'ın sözlerini hatırlatarak değerlendirmesini sormaları üzerine şöyle konuştu:“Ülkemiz malum kuvvetler ayrılığı üzerine kurulu bir sisteme dayalıdır. Bunun yasama, yürütme, yargı organı vardır. Bu erklerin hiçbirisinin bir diğerini kuşatma yetkisi söz konusu değildir. Biz bildiğiniz gibi bir erkin, özellikle kendisini kuşattığı dönemi yaşamış bir partiyiz. Bunu gördük, bunu tecrübe etmiş, görmüş siyasi parti olarak da ülkemizde hiçbir erkin bir diğerini kuşatmasına biz de asla müsaade etmeyiz. Mücadelemiz de bu istikamette yürümüştür. Zaten demokratik parlamenter sistemin de esası budur.”

Bozdağ: Kimsenin kuşattığı yok

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da, gazetecilerin soruları üzerine, “Kimsenin kimseyi kuşattığı yok. Herkes kendi yetki alanında kalmalı. Herkes kendi işini yaparsa zaten sorun çıkmaz. Kimse kimseyi kuşatmaz” dedi. Bozdağ “Herkes aynı şeyi söylüyor, biz de aynı şeyi söylüyoruz. Herkes kendi işini yapacak. O zaman parlamenter sistem daha iyi işler. Yargının da yerindelik denetimi yaparak kendini yasamanın, yürütmenin yerine koyması doğru olmaz.” diye konuştu.

Yargıyı kuşatması fiilen mümkün değil

Bozdağ, “Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın sözleri hükümete dönük bir mesaj mı” sorusuna şu yanıtı verdi:“Ben öyle görmüyorum. Hükmetin ve siyasetin yargıyı etki altına aldığına dair ufacık bir emare gösterilemez. Ancak baktığımız zaman pek çok konuda yargının kararlarıyla kendini yürütmenin yerine koyduğu, yürütmenin alanını daralttığı görülüyor. Bunun onlarca örneği var. Bizim yaptığımız iş zaten Anayasa Mahkemesi'nin denetimine tabi. Meclis'in yaptığı işlerde Anayasa Mahkemesi'nin denetimi dışında olan iş yok. Yürütmenin yaptığı işler de idare mahkemelerinin denetiminde. Yani yargıyı kuşatması fiilen mümkün değil.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.