'Bitki Kaynaklı' enerji üretimi

'Bitki Kaynaklı' enerji üretimi
Samsun'da, Karaüdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, 'Enerji Tarımı' konusunda 'Araştırma Merkezi' haline getirilecek

Petrol rezervlerinin giderek azaldığı günümüzde her ülke kendi enerji kaynaklarını oluşturmaya çalışırken, Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünün, ''Enerji Tarımı'' konusunda Türkiye'de Araştırma Merkezi haline getirilmesi hedefleniyor.
Enstitü Müdürü Hasan Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından kurumlarının Enerji Tarımı konusunda araştırma merkezi haline getirilmek istendiğini, bunun için DPT'ye sunulmak üzere bir proje hazırladıklarını söyledi.
Projenin kabul edilmesiyle enstitünün enerji tarımı konusunda Türkiye için araştırma merkezi olacağını belirten Özcan, bu konuda 2010 yılına kadar alt yapıyı hazırlayarak, bitkilerden enerji üretimi konusunda çalışmalar yapacaklarını anlattı.
Özcan, petrolün varil fiyatının her geçen gün arttığı günümüzde ülkelerin, kendi enerji kaynaklarını oluşturma arayışı içinde olduklarına işaret etti.
Yenilenebilir olması ve çevreye zarar vermemesi nedeniyle üzerinde durulan enerji kaynaklarından birinin bitkilerden elde edilen enerji olduğunu ifade eden Özcan, şunları kaydetti:
"Dünyada 40 yıllık petrol rezervi olduğu söyleniyor. Bunun için her ülke enerji konusunda arayış içinde, Bitkilerden elde edilen enerji, tükenecek olan enerjiye çare olacak mı, onu zaman gösterecek. Şu anda enerji bitkileri tarımında biyomotorin, biyoetanol ve biyogaz üretimi var, bir de ısıl enerji, yani ısınmak için kullanılan biyokütle elde edilebiliyor. Bunlar laboratuvar şartlarında yapılmış ancak yaygın olarak henüz kullanılmıyor. Başta ABD, Brezilya, Arjantin gibi ülkeler ile AB'nin belirlemiş oldukları kriterler var. AB'de 2010 yılında kullanılan motorinin içine en az yüzde 6 oranında biyomotorin, benzinin içine bu miktarda biyoetonol karıştırılması öngörülüyor. Şimdi de belli bir oranda katılması zorunlu. 2020 yılına doğru bu oran yüzde 20 civarına çıkacak. Örneğin ABD askeri araçlarında biyodizel kullanıyor. Brezilya ve Arjantin'de de bu yaygın."

FINDIK BAHÇELERİNDEKİ İSTENMEYEN OTLAR-

Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü olarak yağ bitkileri konusunda yaptıkları çalışmaların yemeklik yağ ile ilgili olduğunu, ancak bundan sonra enerji üretimiyle ilgili çalışacaklarını söyleyen Özcan, bundan sonra çalışmalarını biyomotorin, biyodizel, biyoetanol, biyogaz konusunda yoğunlaştıracaklarını bildirdi.
"Ağırlığımızı bitkisel atıklardan enerji üretimine vereceğiz" diyen Özcan, her türlü bitkinin, bitki atıkların, kentsel atıkların yani çöplerin değerlendireceğini vurguladı.
Hızlı gelişen bitkilerin önemli olduğunu söyleyen Özcan, "Bitki kaynaklı enerji üretiminde bahçelerdeki istenmeyen otlar nasıl değerlendirilebilir, bunlardan nasıl bir enerji üretilebilir onu araştıracağız. Çankü 500 bin hektarlık fındık alanı var. Bu alanlarda da önemli miktarda yabancı ot mücadelesi yapılıyor" dedi.

KARADENİZ BÖLGESİ AVANTAJLI

Bahçelerdeki istenmeyen otlardan, mısır koçanı, saman ve bitki saplarına kadar her türlü bitkinin enerji tarımında kullanılabileceğini vurgulayan Özcan, şu bilgileri verdi:
"Hızlı gelişen bitkiler açısından Karadeniz Bölgesi avantajlı. Hızlı gelişen kızılağaç, akasya ağacı var, bunlar enerji üretiminde kullanılabilir. Mısır, buğday gibi bitkiler, bunların atıkları kullanılıyor. Bu bitkilerin bir kısmından biyodizel, biyo enerji elde edersiniz hiçbirini yapamadığınızda bir basınç altında biyokütle üretirsiniz. Bu işte yonca dahi kullanılabilir. Böyle hızlı gelişen bitkiler geliştirmek gerekiyor. ABD'de bunun için yosun kullanılıyor.
Burada farklı ülkeler farklı arayış içinde. Biyomotorin elde etmek için yağ bitkileri kullanıyor, kolza kullanıyor, Biyomotorin, olmazsa etonol, biyogaz, olmazsa biyokütle elde edilebilir. Çoğu çürüsün diye bırakılan bitkiler sıkıştırılarak ısınma amaçlı biyokütle oluşturuluyor. Çürüsün diye bırakılan bitkilerin sıkıştırılması sonucu oluşturulan biyokütle Türkiye'deki linyitlere eşdeğer kalori verebiliyor.''

MUCİZE BİTKİ KOLZA

Dünyada biyomotorin üretiminin yüzde 84'ünün kolzadan elde edildiğini vurgulayan Özcan, Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü olarak kolzanın (kanola) Türkiye'de öncülüğünü yaptıklarını belirtti.
Taşıdığı besin değeri nedeniyle Romalıların mucize bitki dedikleri kolzanın bitkisel enerji üretiminde de önemli rolü olduğunu vurgulayan Özcan, kolza ile birlikte ayçiçeği ve soyanın da biyodizel üretiminde kullanıldıklarını belirtti.

AA- Dilek SEZER