'Bir yastıkta kocama'' devri sona erdi
Bir zamanlar genç kızların çeyizlerinin en önemli parçalarından olan, rengarenk kumaşlarla ve binbir emekle işlenerek dikilen yorganların yerini artık hazır satılan fabrika üretimi yorgan ve yastıklar aldı. Usta çırak ilişkisiyle yaşatılan, üzerinde Türk kültürüne has motiflerin yer aldığı geleneksel yorganlar eski ilgiyi görmüyor.
Samsun'un Rasathane mahallesin'de 47 yıllık yorgan ustası Reşat Öz,(62) yaptığı açıklamada, yorgancılığa 15 yaşında çırak olarak başladığını belirterek, 4 yıl para almadan mesleği öğrenmek için çaba harcadığını söyledi. Kalfa olduktan sonra maaşlı olarak başkalarının yanında çalıştığını ifade eden Öz, 1980 yılında dükkanını başka bir yorgancıdan devir aldığını kaydetti.
Öz, 1980'li yıllarda el emeği yorganların her evde yerini aldığını dile getirerek, ''Günümüzde fabrika üretimi yorgan ve yastıklar çıkınca bizim işlerimiz yüzde 70 oranında azaldı. Şimdi insanlar ucuzluğu nedeniyle hazır yorgan ve yastıkları tercih ediyor. Bizim yaptığımız yorganlar, 20 yıl kullanılırken hazır alınanlar 3-5 yıldan fazla gitmiyor'' diye konuştu. Eskiden Samsun'da 100 civarında yorgancının bulunduğunu ve yorgancıların İzmit'te bir sokağa adını verdiğini belirten Öz, oradaki yorgancıların işlerinin azalması dolayısıyla dükkanlarını kapatmak zorunda kaldığını bildirdi. ''Mesleğimizde çırak yetişmiyor, kimse çocuğunu verip de mesleği öğrenmesini istemiyor'' diyen Öz, kendisinin bu mesleği belirli bir süre daha sürdürebileceğini, daha sonra dükkanı kapatmak zorunda kalacağını söyledi.
Genç kızların çeyizlerinin en önemli parçası
Öz, çeşitli motiflerle süslenen yorganların bir dönem genç kızların çeyizlerinin en önemli eşyası arasında yer aldığını ifade ederek, son dönemde az da olsa bunun devam ettiğini bildirdi. Günümüzde birçok kişinin evlenirken çeyizine hazır yorgan ve yastıklar aldığını belirten Öz, ''Bu durumda ekonomik sıkıntılar da rol oynuyor. Fabrika seri üretimde bizim yapamayacağımız fiyatlara ürün imal ediyor. Vergi veriyoruz, yanımızda usta çalıştırıyoruz. İşlerimiz de az olunca biz nasıl bu masrafın altından kalkalım. Belirli bir süre sonra belki bizde dükkanı kapatmak zorunda kalacağız. Bu meslek de zamanla belki ölecek'' dedi.
''Bir yastıkta kocayacak yastık üretilmiyor''
Son dönemde yastık ve yorganların yapısında da değişiklikler ortaya çıktığını dile getiren Öz, eskiden üretimi yapılan ve her evde bulunan tek yastıkların üretiminin normal şartlarda yapılmadığını söyledi. Öz, ''Yeni evlenenler için ''bir yastıkta kocayın'' sözüne konu olan tek büyük yastıklar kalktı, normal şartlarda üretilmiyor. Artık tek yastıklar üretiliyor. Evlenen çiftler ayrı ayrı yastık alıyorlar. Eskiden yeni evlenenlere hep tek yastık yapardık, şimdi artık özel sipariş gelirse yapıyoruz'' diye konuştu.
Başka bir yorgan ustası Harun Çoban (60) da işini inatla sürdürüyor. Çoban, "Önceden evlenme çağına gelen her genç kız, annesini alır ve en az iki yorgan diktirmek için gelirdi. Şimdi ise anneler, kızlarını zorla getiriyor." diyor. Çoban, "Kış geldi. Bizim mesleğin en hareketli olduğu zamanlar başladı. Özellikle köylüler, yeni yorgan diktirmeye veya var olanları tamir ettirmeye geliyor. Zaten müşterilerimizin yüzde 90'ını onlar oluşturuyor, çünkü canlarının kıymetini iyi biliyorlar." diyor. Eskiden evlilik çağındaki kızların, çeyizine girecek bir yorgan için üç gün uğraştığını anlatan Çoban, günümüzde günlerce çalışılarak dikilen yorganlara değer verilmediğinden şikayet ediyor: "Bir yorganı üç gün işleyerek yaptığımız günler geride kaldı. Dolayısıyla artık sanat eseri yorganları görmek çok zor. Vatandaş, zorlu hayat şartları karşısında el işi yorganların karşılığını veremez oldu. Biz de daha az emek harcayarak, dar gelirliler için ekonomik yorganlar dikmeye başladık. Böyle ayakta kalabiliyoruz." Yorganlarda yalnızca yün ve pamuk kullandıklarına dikkat çeken Harum Çoban, ekonomik ve yıkanabilir isteyen müşteriler de çıktığını söylüyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.