Bir yaşam hikayesi
25 yaşında kas erimesi hastalığına yakalanan Yalçınkaya, yıllardan beri geçimini milli piyango bileti satarak sağlıyor. 10 seneden bu yana Mecidiye Caddesi'nde bilet satan Salim Yalçınkaya, bedensel engelli olmasına rağmen, hayata karşı asla küsmedi ve mücadeleyi bırakmadı. Yerel yönetimlerin şehrin altyapısını engellileri toplumsal hayata kazandıracak şekilde düzene sokmaması, engellilerin hayatını her geçen gün biraz daha zorlaştırıyor. Engelli vatandaşların tek başına şehrin bir yerinden başka bir yerine gitmek için adeta ölümü göze aldığı bir zamanda Yalçınkaya, yaşama sevinci ile de çevresindekilerin neşe kaynağı oluyor.
YETER Kİ ENGELLİ GÖZÜ İLE BAKILMASIN
Kimi engelli vatandaşlar kendi durumuna içerleyip evlere veya kapalı ortamlara kapanmayı tercih ederken, Yalçınkaya'nın hayata karşı duruşu ve mücadelesi çevresindeki kişilerin de takdirini topluyor. 35 yaşındaki Salim Yalçınkaya, hayata karşı duruşunu şu sözlerle tanımlıyor, "Engelli vatandaş diye bir anlam veya tabir yoktur. Kişi eğer kendi özeliliklerini bilir ve bu doğrultuda hareket ederse kendini engelli olarak görmez ve kendini bu yönde geliştirir. Bir bedensel engelli veya görme engelli vatandaşın elleri ile yapabileceği birçok iş var. Yeter ki bu durumda olan kişilere işverenler veya başka kişiler tarafından engelli gözü ile bakılmasın"
DİLENCİLERİN BU TÜR MÜCADELELERDEN HABERİ YOK
Öte yandan, Yalçınkaya'nın hayata karşı verdiği mücadelesinin karşısında, günlük hayatta buna çok tezat durumlar yaşanabiliyor. Kimi engelli vatandaşlar ekmek paralarını kazanmak için birçok yolu seçerken, eli ayağı tutan bazı vatandaşlar ise insanların duygularını istismar ederek dilencilik yapıyorlar. Yüzleri hiç kızarmadan insanların duygularını sömürerek para isteyen dilencilerin sayıları her geçen artmaya devam ediyor.
Bekir DURAN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.