BASKI VE ZULÜM SONA ERİYOR
Güneysu yaptığı açıklamada,Devleti ve milleti kendilerinin hizmetçileri; kendilerini de devletin asil sahipleri olarak görme anlayışı, başta kılık kıyafet olmak üzere birçok alanda zulme dönüşmüştür. Hiçbir temeli olmayan bir Kamusal alan yalanı üretildi. Bu halkın ortak kıyafetinin bir parçası olan başörtüsü Dinsel simgeye dönüştürüldü. dedi.
Güneysu,Binlerce kamu çalışanı, ayrımcılığa tabi tutularak, ekmeği ve aşı ile oynanılarak çalışma hayatından sürgün edildi. On binlerce bayan kıyafetinden dolayı kamuda görev alamadı. On binlerce genç beyin, akademik ve orta eğitimden mahrum edildi. Haydı kızlar okula denildi. Ama okul girişleri özel korumalarla engellendi. Çağın yüz karası diyebileceğimiz ikna odaları kuruldu. İkna edilemeyenlerin en temel hakkı olan, Eğitim, Öğretim hakkı ellerinden alındı. Hiçbir haklı gerekçesi olmayan bu zulmün binlerce gencimizi ve analarını ağlattığı bir gerçektir. Memur-Sen olarak 10 Aralık 2012'de başlattığımız 10 Milyon imza kampanyası ve 18 Mart 2013'de başlattığımız kılık, kıyafet özgürlüğü için; süresiz eylem kararıyla bu zulme dur dedik. Bu gün artık kamusal alan yalanı sona ermiştir. diye konuştu.
Güneysu sözlerine şöyle devam etti,Kaldırılması noktasında mücadele verdiğimiz Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin 5. maddesinde kadın kamu çalışanları için getirilen kısıtlamaların kaldırılacak olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Söz konusu maddede yapılacak düzenlemede, erkek kamu çalışanları yönünden kamu hizmetinin sunumunda kişinin kılık-kıyafetini özgürce belirleyemeyeceği algısını giderecek adımın atılmasını bekliyoruz. Bu itibarla, kamuda kılık ve kıyafet sorununun nihai çözümü, sadece bir yönetmelik maddesinin değiştirilmesi meselesi değil; tüm kamu çalışanlarını kapsaması açısından, bahsi geçen yönetmeliğin bütünüyle ortadan kaldırılması ve bunun yanında bu ve benzeri düzenlemelerle belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmayı disiplin suçu sayan 657 sayılı Kanun'un 125/A-g maddesi ile ek 19. maddenin de yürürlükten kaldırılmasıdır.
Güneysu sözlerini şöyle tamamladı.Kadın kamu çalışanları için getirilmesi düşünülen bu düzenlemeden emniyet, TSK mensupları ve hâkim-savcıların istisna tutulmasını, temel insan hak ve özgürlüklerine aykırı bulduğumuzu dile getiriyor, görevi ne olursa olsun hiçbir vatandaşın ayrımcılığa tabi tutulmaması gerektiğine inanıyoruz.
Siyasi partilere üye olma yönündeki yasakların kaldırılmasını yerinde ve doğru bir uygulama olarak görüyoruz. Bununla birlikte, memura grev hakkının tanınması gerektiği yönündeki talebimizi de bir kez daha yineliyoruz. Bu paketle kamu çalışanlarının özgürlüklerinin önündeki birçok engeller kaldırılmıştır. Ancak yeterli değildir. Memur-Sen olarak bu mücadele sürecinde haklıydık, üzerimize düşeni yaptık. Kamu çalışanlarının çalışma hayatındaki özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılması için, mücadelemize devam edeceğiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.