Balık tüketimi Yunanistanın gerisinde
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özgür Çadırcı, denize kıyısı olan gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında Türkiye'nin su ürünleri tüketiminde en alt sıralarda yer aldığını söyledi.
ÜRETİM FAZLA FAKAT TÜKETİM YOK
Balığın beslenmedeki önemine işaret eden Yrd. Doç. Dr. Çadırcı, ülkemizde hayvansal proteinin sağlanabileceği besin değeri yüksek tüketim maddelerinin başında et, süt ve yumurtanın yanında su ürünleri geldiğini vurguladı. Üç tarafı denizlerle çevrili, önemli su kaynakları olan Türkiye'de yıllık balık üretiminin yaklaşık 700 bin ton olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Çadırcı, balık tüketiminin ise yeterli olmadığına dikkat çekti.
TÜRKİYE EN ALT SIRADA YER ALIYOR
''Denize kıyısı olan gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında Türkiye su ürünleri tüketiminde en alt sıralarda yer alıyor'' diyen Çadırcı, Fransa'da kişi başına yıllık balık tüketiminin 28.7 kilo, İtalya'da 23,5 kilo, ABD'de 20.3 kilo, İngiltere'de 22,1 kilo, Almanya'da 14,6 kilo olduğunu belirtti. Komşumuz Yunanistan da bile Türkiye'den daha çok balık tüketildiğine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Çadırcı, Yunanistan'da yıllık kişi başına 26,7 kilo balık tüketilirken bu oranın ülkemizde yalnızca 6,9 kilo olduğunu vurguladı.
KORUNMASI İÇİN ÖNLEM ALINMALI
Balığın bol olduğu mevsimlerde fiyatının ucuz, az olduğu mevsimlerde ise pahalı olduğunu anımsatan Yrd. Doç. Dr. Çadırcı, bu noktada balıkların muhafazasının son derece önemli olduğunu kaydetti. Balık tüketmek kadar sağlıklı balık tüketmenin de önemine işaret eden Yrd. Doç. Dr. Çadırcı, balığın iyi şartlarda muhafaza edilmesi, raf ömrünün uzatılması için bu konuda araştırmalar yapıldığını belirtti. Dünyada ve ülkemizde balıkların raf ömürlerinin uzatılmasında uygulanan tekniklerle ilgili çeşitli çalışmalar yapıldığını anlatan Yrd. Doç. Dr. Özgür Çadırcı, uygulanabilecek metotların soğuk muhafaza, kimyasal uygulamalar, düşük doz ışınlama, yüksek basınç uygulamaları olduğunu söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Çadırcı, Balık etinin beslenmedeki önemine karşılık gerek yapısal özellikleri, gerekse fiziksel ve kimyasal bazı niteliklerinin kolay ve çabuk bozulmasına yol açtığını anlattı. Sağlıklı balık tüketimi için balık tezgahlarının alttan soğutmalı olması ve balığın buz içinde satılması gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Çadırcı, evlerde ise ayıklanmış balığın dondurucuda en fazla 3 ay muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti.
Taze balığın en basit şekilde gözlerindeki parlaklıktan, solungaçlarının kırmızı olmasından ve elle bastırıldığında şeklinin bozulmamasından anlaşılabileceğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Çadırcı, mümkünse dondurulmadan taze balık tüketilmesini tavsiye etti.