BAKIR: İSTİKBAL SAMSUNDA
Prof. Dr. Tülay Bakır Ak Parti'den Samsun Milletvekilliğine seçildi günden bu yana kolları sıvayarak tarım ve hayvancılığı ilgilendiren tüm birimlerin daha doğrusu çiftçinin üstünetitreyerek çalışmalar yapıyor.Samsun'un kısa vadede tarım ve hayvancılıkta sektöründe bölgede lider konumuna geleceğini söyleyen Bakır Gelecek yıllarda Samsun bu ülke için çok değerli olacak. Samsun'u kimse terk etmesin, bağlantısını koparmasın, istikbal Samsun'dadır. Diyor.
Tülay Bakır ile yaptığımız söyleşide Samsunda Tarım Hayvancılık ve Eğitim ile Kadına Şiddet olarak 2 konuyu değerlendirdik. Söyleşimizin ilk bölümü olan Tarım ve hayvancılık konusunu bu haftaki Pazar Sohbeti yazı dizisinde yayınlıyoruz..
Anıl OLFAZ: Sizi Samsun'da şehir içinde göremiyoruz. Sizden gelen haberler hep köy gezilerinden, köy toplantılarından Ziraat Odalar, DSİ toplantılarından geliyor. Kırsal kesimin üstüne bu kadar düşmenizdeki neden nedir?
Tülay Bakır : Çok haklısınız ama bu durum şehir içi diyebileceğimiz yerdeki insanlarla ilgimin az olduğu anlamı çıkmamalı. Oraya da sektörel olarak sıra gelecek. Fakat ben birinci alanımı tarım ve hayvancılık olarak seçtim. Ben bunun gelecekteki yirmi ile otuz yılın en önemli sektörün tarım ve hayvancılık olacağına inanıyorum. 2050 yılında 9 milyara varacak bir dünya nüfusu planlanıyor. Baktığımızda, daha şimdiden 1 milyar insan aç. 2 milyarı iyi beslenmiyor. Böyle bir dünyada tarım ve hayvancılığın ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz. Tarım ve hayvancılığı bir zincir gibi düşünün. Bunun birincil basamağı çiftçilerimizdir. Bunu entegre eden tarıma dayalı sanayi de bu zincirin halkaları tamamlıyor. Şimdi siz, zincirin halkalarını tam ekli ve bir bütünlük sağlayamadığınız zaman bu sistemi uygulamanız imkansız.
Anıl OLFAZ: Hükümetin bu alandaki politikası hakkında ne düşünüyorsunuz?
Tülay Bakır : Hükümetimiz politikası tarım ve hayvancılığı destekleyen çalışmaları içerisindedir. Biz yiyeceklerimizi artık emniyet ile tüketebilir bir duruma gelmiş durumdayız. Ben yıllar önce yediğim bir peynir yüzünden ciddi bir hastalığa yakalandım ve bir ayağımda aksaklık hala devam ediyor. Fakat şimdi güvenli şekilde gıda tüketimi mi yapabiliyorum. Bizim tarım sektörü olarak dünya ile yarışabilen bir konuma gelmemiz lazım. Hükümetin çabaları bu yönde.
Anıl OLFAZ: Samsun'un tarım ve hayvancılıkta hedefi ney? Ya da hedefi ne olmalı ?
Tülay Bakır: Bizimde Samsun olarak çabamız Türkiye'nin en iyisi olma yönünde olmalı. Bizim tarım ve hayvancılık konusunda Samsun olarak eksikliklerimiz var çok iyi bir noktadayız. Şöyle eksikliklerimiz var ; ziraat odası olarak yetemiyoruz, üretici birlikleri daha aktif hala gelmeli ve kolektif çalışmalı. Tarımda üretim konusuna girecek olursak, önce üreten daha sonra ürettiğini satan, satma derdi olan bir konumda olmalıyız. Yılda 12 ay üreten bir sektör olmalı. Mümkün olduğu kadarı ile ilaç kalıntısı olmayan, mümkün olduğu kadarıyla sağlıklı hatta bir kısmı organik olmalı. Altını çiziyorum, bu şartlarda yılda 12 ay üretim yaptığımızda Dünya ile yarış içinde olmamız hiç de uzak ve sıkıntı değil.
Anıl OLFAZ: Tarım ve Kırsal alanları kalkındırma ajansları üstüne düşeni yapabiliyor mu?
Tülay Bakır: Mutlaka yapmaya çalışıyor. Yeteli olmaya çalışıyor. Fakat bir günde başarıya ulaşması mümkün değil. Kısa orta vaade de yani üç beş yıl diyebileceğim kadar zaman dilimi lazım. Benim yaptım sadece bu alanda devlet sektöründe, gerek bu işi yürüten tarımsal enstitüler, üretici birlikleri, üniversiteler, üreticiler ve tüketiciler ile bir masaya oturup problemi konuşmak. Sürekli toplantılar halindeyiz, sürekli görüşler alıyoruz, neler yapabiliriz diyerek projeler üretimindeyiz.
Anıl OLFAZ: Siz şuana kadar neler yaptınız? Projelerinizde neler var?
Tülay BAKIR:: Benim yapmış olduğum çalışmaların birinci ayağı olan bölüm bitmiş durumda, Nedir bu bölüm; burada toplantılar yaparak sıkıntıları dele getirdik. Şimdi ise her ilçede bir çalışma komisyonu kurarak İlçe tarım müdür, ziraat odaları, varsa üretici biriliği ve ilgili birimlerden yetkilerin oluşturduğu bir komisyon. Bu komisyonun oluşmasından sonraki ayağında hangi sektörlerin ön plana alınması gerektiğini belirleyeceğiz, kurulan komisyonlar kendi ilçelerinde neler yapabiliriz diyerek projeler oluşturacak. Bu oluşumlardan sonra sekteröl toplantılar yapacağız. Örneğin; sür sektörünü ele alcağız, diyeceğiz ki en iyi sütü neresi üretiyor? Sadece bu konuyla alakalı toplantılar yapılacak. Aynı şekilde kırmızı et, kanatlı hayvancılık, su ürünleri ile alakalı ayrı ayrı uğraşlarımız olacak. Bu toplantılar bittiğinde eylem planını yapacağız.
Anıl OLFAZ Bizim sürekli pazarladığımız bir şey var. Sürekli Bizim Bafra ve Çarşamba ovamız var diyoruz. Diyoruz diyoruz ama ne oluyor. Siz ovalarımız hakkına ne düşünüyorsunuz.?
Tülay Bakır: Örneğin Çarşamba Ovası. Çarşamba Ovasının çok güzel bir taban arazisi var. Maalesef o arazinin çoğu fındık ile kapatılmış. Çiftçilerde, sulamamda sıkıntı olmasa yıllık bitkilere geçerim diyenler var. Gölümdeki murat taban arazilerinin yıllık bitkilere ayrılması. Ülkemizin çok önemli bir gerçeği var, halkımızı değişimi çok seviyor, örnek almayı çok seviyor. Ama o örneklerin ihya edici olması lazım. Aldığı örneğin kendisine maddi manevi kazanç sağladığını bilmesi lazım. Üreticinin de unutmaması gerek bir şey var; arz ve talep yıllık değişebilir. Bu yıl ABD'de ciddi bir kuraklık odu ve sebzelerde yüzde elliye varan artış söz konusu. Demem şu ki tarım sektörüde ,borsa gibi, altın gibi, dolar gibi bir piyasa. Çiftçilerin bunu bilmeli. Dünya ölçeğinde konuşmanız için tek cins, büyük miktarda, ve standartlara uygun üretimi yılın 12 ayında sağlamanız durumunda ürünü satamamanız mümkün değil.
SAMSUNUN DEĞERİNİ BİLELİM
Tülay Bakır: Biz yer altı kaynaklarımızı Güneydoğu kadar kullanmıyoruz. Hatta hiç denilecek kadar az kullanıyoruz. Yer üstü kaynaklarımız yeterli bir şekilde olduğundan, yerüstü su kaynaklarını kullanıyoruz. Bu bir şükür meselesi. Ve Dünya ısısı bu şekilde devam eder ise 20-30 yıl sonra ülkemiz için güneyi daha çöle, Karadenizi yani kuzeyi de daha güzel ve sulak, tarımı da daha değerli olacak. Bunu için Samsun'u kimse terk etmesin, bağlantısını koparmasın, istikbal Samsun'dadır. Samsun , Karadenizin diğer şehirlerinden çok farklı. Kimsenin bu kadar arazisi yok , kimsenin de sulayacak bu kadar suyu yok. Bu bir lütuf. Bazen de verilen bu lütuflar afete dönüşebiliyor. Yakın zamanda başımıza gelen sel felaketi gibi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.