Aydınlatmaya devam ediyor

Aydınlatmaya devam ediyor
Samsun Aydınlar Ocağı'nda konferans veren OMÜ İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.Mustafa Ünver, katılımcılara Türkçe'de kullanılan cümlelerin ne anlama geldiği hakkında bilgi verdi.

KELİMELERİN TAŞIDIĞI ANLAMLAR DEĞİŞİYOR
Aydınlar Ocağı ve çok sayıda öğrencinin katıldığı konferansta, Türkçe'nin yabancı kelimelerle donatıldığının altını çizen Prof. Dr. Ünver,"Değişken bir yapıya sahip olan Türkçe'ye ait kelimeler, çağlar boyunca aynı anlamda kalmazlar. Örneğin “herif” kelimesi 13. yy.'da “esnaf ve sanatkar” manasına gelmekteyken günümüzde “adam, koca veya bayağı kimse” anlamların da kullanılmaktadır. Bu husus, özellikle de klasik metinlerin doğru anlaşılmasında büyük önem arz eder. Aynı yaklaşım Kur'an-ı Kerim için de geçerlidir. Zira Kur'an İslam öncesi cahiliye çağındaki kelimelere yeni anlamlar yüklemiş, onlara daha önce taşımadıkları dini içerikler kazandırmıştır. Örneğin İslam öncesi dönemde “kâfir ve küfür” kelimeleri, “salt örtmek” anlamında kullanılmakta. Bir şeyler örttükleri için çiftçiye, geceye ve kılıç kınına “kâfir” denmektedir. Oysa Kur'an bu kelimeye, sayısız nimetleri kullandığı halde bu nimetlerin sahibi olan Allah'ı tanımayan, inkar eden ve böylece nankörlük eden anlamını yüklemiştir. Böylece daha önce sadece maddi bir anlam yüklenmiş bir kelimeye Kur'an dini bir anlam yükleyerek onu dini sahaya çekmiştir. Benzer durumlar pek çok Kur'an kavramı için söz konusudur. Bu bakımdan Kur'an kelimelerine, inmiş olduğu 7. miladi yy. ortamında yüklenmiş olduğu manalar doğrultusunda anlam verilmelidir. Aksi takdirde ortaya çıkan anlamaların sağlıklı olduğu ileri sürülemeyecek, bu bakış doğrultusunda Kur'an meallerine de tamamıyla güven duyulamayacaktır." şeklinde konuştu.
Zekeriya FIRAT