Almanya acı vatan

Almanya acı vatan
Türk ve İslam kimliğinin Batı değerleri çerçevesinde yeniden tanımlanmak istendiği vurgulanarak, bu yaklaşımın birçok bakımdan sakıncaları olduğu bildirildi

Türk Ocağı Samsun Şubesi tarafından düzenlenen konferansta, son zamanlarda gelişen olaylar ışığında günümüz Almanyasında Türk olmanın zorlukları ve Almanya'daki Türk kimliğinin yeni sorunları ele alındı.

"Almanya'da Türk Olmak" konulu bir konferans veren ve 1975 yılından beri çeşitli nedenlerle Almanya'da yaşadığını ifade eden Doç. Dr. Zeki Karakaya, Türk-Alman ilişkilerinin tarihinin çok eskilere dayandığını belirtti. İlişkilerin 8. yüzyıldan beri devam ettiğini söyleyen Karakaya, "Bazı olaylar istisnai tutulduğu taktirde ilişkiler dostane bir şekilde bugüne kadar sürmüştür. Özellikle Osmanlı döneminin son zamanlarında ve Cumhuriyet dönemlerinde zirveye çıkmıştır. Bu iyi ilişkilerin sonucu olarak 30 Ekim 1961'de işgücü anlaşması yapılmış ve işçilerimiz Almanya'ya gitmeye başlamıştır" dedi.

Karakaya, özellikle 11 Eylül'den sonra İslam'ın Türkiye ve islam alemine haksız bir şekilde baskı kurmak amacıyla terörle birlikte anılmasıyla Avrupa ve Almanya'daki Türk ve Müslüman kimliği üzerindeki baskıların arttığını dile getirdi. Baskılar için önemli bir gerekçe de uydurulduğunu ifade eden Karakaya sözlerine şöyle devam etti: "Bu gerekçenin adı uyumdur. Uyum politikalarıyla Türkler adeta asimile edilmek istenmiştir. Bu konuda Türk kimliğine yönelik ilk adım anadil üzerinde baskılarla kendini göstermiştir. Anadilin öğretilmesi, yaşatılması ve geliştirilmesi Almanca öğrenmeye ve dolayısıyla Alman toplumuna uyum sağlanmasına engel görülmüştür. Buna karşı eğitim kurumlarında çok ciddi tedbirler alınmıştır. Bu tedbirlerin iki tanesi çok önemlidir. Birincisi, anaokullarında ve bazı okullarda anadil yasağı, ikincisi okullarda Türkçe ve kültür derslerinin aşamalı olarak kaldırılmasıdır."

"Her şeyden önce yabancılar üzerinde projeler uygulanacaksa onların görüşleri alınmalıdır" diyen Karakaya, "Biz belirleriz, sizler ancak uyarsınız" anlayışının yeni sorunlar doğuracağını sözlerine ekledi.
Bülent Karslıoğlu