Alkollü içecekleren uzaklaştık
Özellikle 1997'de 73 milyon litre olan rakı tüketiminin, 2000'li yıllarda yüzde 50 küçülerek 40 milyon litreye gerilemesiyle Türkiye'deki alkollü içki tüketimindeki gelişmeler sorgulanmaya başlanmıştı. Bazı restoranlardaki içki yasakları; 'yabancıya içki var yerliye yok' uygulamaları, bazı belediyelerde gündeme gelen kırmızı sokaklar, toplumun muhafazakarlaşması ve artan fiyatların Türkiye'deki alkollü içki tüketimine etkileri uzun süre tartışıldı. Yüzü aşkın ülkede araştırmalar yapan Nielsen'in 2008'in ilk 6 ayını içeren perakende araştırması tüm bu gelişmelerin etkisini ortaya koydu. Nielsen'in araştırmasına göre 2008'in ilk 6 ayında alkollü içecek tüketimi yüzde 11.7 azaldı. 2008'in ilk 6 ayında yaşanan gerilemenin, 2007 yılındakinin 10 kat üzerinde olması da dikkat çekiyor. 2006/2007 ilk 6 aylık karşılaştırmasında alkollü içecek pazarı yüzde 1.2 daralmıştı. En çok artış ise yüzde 8.8 ile temel gıda ve yüzde 8.2 ile süt ürünlerinde yaşandı.
FİYAT ARTIŞLARI ETKİLİ OLDU
Alkollü içecekler pazarındaki daralmada Nielsen'e göre bir çok değişken etkili ancak özellikle sektördeki yüzde 23.8'lik fiyat artışının oldukça belirleyici olduğu kaydediliyor. Geleneksel Alkollü İçki Üreticileri Derneği (GİSDER) Başkanı ve Mey İçki CEO'su Gelip Yorgancıoğlu, alkollü içki tüketimindeki değişimin nedenini şöyle açıkladı: "Bandrol uygulamasına geçişten sonra şarapta çok ciddi düşüş oldu. Çünkü bandrol merdiven altı üretimi kapattı. Bandrol uygulaması kasım ayından sonra etkilerini göstermeye başlamıştı. İlk çeyrekte rakıda düşüş vardı ama ikinci çeyrekte toparlanmaya başlamıştı. Votkada da geçen yılın üzerinde bir performans vardı. Şaraptan kaynaklandığını sanıyorum."