657de yapılması planlanan değişiklik kabul edilemez!
Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü Kenan Gülçiçek, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı tarafından kamuoyuna açıklanan ve 657 sayılı Kanunda yapılması düşünülen değişikliklerin çalışma barışını kökten dinamitleyecek bir girişim olduğunu söyleyerek, tasarının getirdiği Avrupa Konseyi ve uluslararası sözleşmelerin gereği olarak getirilmesi zorunlu kimi haklar ve iyileştirmelerin ise yasa değişikliğinin gerçek niyetini gizlemeye yönelik olduğunu kaydetti. Tasarıyla mevcut kamu yönetiminin kökten değişeceğini, kamu hizmetinin niteliğinin düşeceğini ve kamu emekçilerinin iş güvencesini ortadan kaldıran esnek bir çalışma düzeni getirileceğini kaydetti. Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı Kenan Gülçiçek, "Bu tasarı kapalı kapılar ardında hazırlanmış, son ana kadar Konfederasyonlardan kaçırılmıştır, ben yaptım oldu anlayışının bir ürünüdür. Tasarı yazılı taleplerimize rağmen bizlere ulaştırılmamış, bizden gizlenmiştir. Tasarının kamuoyuna açıklamasıyla birlikte bu gizliliğin nedeni de ortaya çıkmıştır. Çünkü bu tasarıyla yapılmak istenen değişiklikleri kamu emekçilerinin kabul etmesi, sineye çekmesi mümkün değildir. İşte tam da bu nedenle tasarı emekçilerden kaçırılmıştır."dedi.
BU ADIM SAKINCALI BİR ADIMDIR
Gülçicek, tasarıda kamu üst düzey yöneticilerinin özel sektörden atanmalarının yolu açılarak kamu yönetimi yandaş ve kamu hizmetine yabancı kişilerin emrine sokulduğunu belirtti. Gülçiçek "Değişiklikte yer alan kamuoyunda özel sektörden CEO transferi yapılabilmesi olarak bilinen özel sektör yöneticilerinin kamu kurumlarına idareci olarak atanması konusu çok önemli sakıncalar içermektedir. Örneğin büyük bir dersane yöneticisinin il milli eğitim müdürlüğüne atandığını düşünelim, bu yöneticinin eğitimin kamusal niteliğine uygun bir yöneticilik yapması nasıl mümkün olacaktır? Ya da aynı yöneticinin dersaneleri denetlemesi kamu vicdanına uygun olacak mıdır?" sorusunu sordu. Gülçiçek, "Özel bir sağlık kuruluşunun CEO'su bir kamu sağlık kurumunun yöneticisi olduğunda temel sağlık hizmeti almak için hastanelere gelen yurttaşlara müşteri gözüyle bakacaktır. Çalışanlara verimlilik, kârlılık ilkeleri üzerinden bakacaktır. Özel sektörde başarılı olmak için yöneticilerin işletmeleri kâra geçirmeleri gereklidir. Başarı vasıfları Kârlılık olan yöneticilerin bu vasıfları kamu hizmetlerinin sosyal, objektif nitelikleri göz önüne alındığında nasıl bir işlev görecektir. Bu adım aynı zamanda kamuda emeğiyle yıllarca katkı sağlamış, önemli işlevler görmüş, başarılar elde etmiş kamu görevlilerinin motivasyonu açısından da son derece sakıncalı bir adımdır." diyerek. Kamu kurumlarının şirket, kamu hizmeti alan yurttaşların ise müşteri olmadığını kaydetti.
TASARI ESNEK İSTİHDAMIN KAPISINI ARALAMAKTADIR
"Tasarının 5. Maddesi ile 657 sayılı Kanunun 100 üncü maddesi değiştirilerek Memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde uyarınca tespit edilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkündür.denilerek esnek çalışmanın yolu açılmaktadır." diyen Gülçicek, "Tasarıda sicil sistemi tamamen yürürlükten kaldırılarak, performans sistemine geçilmektedir. Mevcut sicil sisteminin bazı olumsuzlukları olmakla birlikte, buradaki eksikliklerin düzeltilmesi yerine görevleri kanunla belirlenmiş olan kamu hizmeti olan kamu görevlileri arasında çalışma barışını bozacak ve tamamen idarecinin insiyatifi ile yandaş memur yaratmayı hedefleyen başarı ve ödül sistemi getirilmektedir. Tasarının 11. Maddesi ile 657 sayılı yasanın 122. Maddesi değiştirilerek ödül sisteminde başarının nasıl ödüllendirileceği belirsiz bırakılıyor. Tasarıda başarı ölçütleri için yönetmelik hazırlanması öngörülmüyor, Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınmak kaydıyla kurumlarca düzenleneceği söyleniyor. Böylece idareciler çalışanlar arasına husumet sokarak, rekabet ve huzursuzluk yaratacak böylelikle kendini destekleyen ya da siyaseten kayırmak istediği kişilere ödül verebileceklerdir. Kayırmacılığı esas alan bu başarı ve ödül sistemi kabul edilemez." şeklinde konuştu.
TASARI EMEKÇİLERİ AYRIMCILIĞA TABİİ TUTUYOR
Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı Kenan Gülçiçek, tasarının Avrupa Konseyi ve uluslar arası sözleşmelerin gereği olarak getirilmesi zorunlu kimi haklar ve iyileştirmeler konusunda, 4B ve 4C statüsünde çalıştırılan kamu emekçilerini kapsam dışında tuttuğunu belirtirken, tasarının getirdiği uzmanlık sisteminin objektif ölçülerden uzak olduğunu, sendikal haklar konusunda mevcut kazanımlarını yok etmeyi hedeflediğini, sendikal örgütlenmelerinin özüne aykırı olarak toplu görüşme ödeneği uygulamasını geri getirdiğini savundu ve KESK olarak 2 milyon kamu emekçisinin sesi olmak için mücadele ettiklerini belirtti. Gülçiçek "Kamu emekçileri mücadelesi KESK'in açtığı bir yoldur. Mevcut diğer konfederasyonlar KESK'in kazanımı sayesinde var olabilmişlerdir. KESK kapıkulluğu anlayışına karşı kamu emekçisi anlayışını inşa etmiştir. KESK sendikadır. İş güvencesine sahip çıkmak için, insanca yaşamak için, mevcut kazanımlarımızı kaybetmemek için gücümüzü KESK'te birleştirelim. Siyasi iktidar bilmelidir ki, Kamu emekçileri olarak siyasi iktidarın bu girişimine karşı çıkıyoruz. Bu tasarının yasalaşmaması için mücadele edeceğimizi buradan ilan ediyoruz. Bunun için fiili ve meşru mücadele zeminlerinde sesimizi yükselteceğiz." Dedi ve 15 Haziran 2010 Salı günü saat 12.30'da Türkiye genelindeki AKP İl binaları önünde 657 sayılı yasada yapılması planlanan değişiklikleri protesto edeceklerinin altını çizdi.
Tolga BİRGÜCÜ