40 Yıldır kalaylıyor..
Yüzlerce yıllık Kalaycılık mesleğinin Samsun'daki son emekçisi Mehmet Kara, sanat sokağında bulunan mütevazi dükkanında zanaatını yaşatma mücadelesi veriyor. Büyükşehir Belediyesi'nin söz vermesine rağmen kendilerine yer tahsis etmediğini ve bu yüzden ayakta kalmak için çaba sarfettiklerini belirten Kara, yerel idarecilerin kendilerine sahip çıkmasını istedi. Babadan kalan mesleği yaklaşık 40 yıldır sürdürdüğünü ifade eden Kara, şimdilerde başta Büyükşehir olmak üzere kendilerine sahip çıkmayan tüm yetkilileri kalaylamakla meşqgul olduğunu söyledi.
Çıraklıktan yetişme baba mesleğini laklaşık 40 yıldır devam ettiren kalay ustası Mehmet Kara "Ben bu mesleğe 12 yaşımda başladım. Eskiden yaptığımız işe saygı duyulurdu, sahip çıkılırdı. Şimdi ise en küçük bir destek bile göremiyoruz. Büyükşehir Belediyesi bize yer vermeyince kendi kıt imkanlarımızla kıyı kuytu yerlerde küçücük dükkanlarda sıkıştık. Kazanamıyoruz, mesleğimize saygıdan hala kalaylıyoruz" diyerek sıkıntılarını dile getirdi. Artık kıymet görmeyen kalaycılık mesleğini yarınlara taşıyacak çırak dahi bulamadıklarını belirten Kara, kendilerini mesleğin son temsilcileri olarak gördüklerini söyledi.
DÜKKAN KİRASI DAHİ ÖDEYEMİYORUZ
20 yıl öncesine kadar karın doyuran kalaycılık mesleğinin özellikle son birkaç yılda meslekten dahi sayılmadığını dile getiren Kara, "Bu yüzden biz bittiğimizde bu şehirde kalaycılık bitecek. Yüzlerce yıllık meslek, günümüz yöneticilerinin ilgisizliği yüzünden son bulacak. Bu meslek 20-30 yıl önce para kazandırırdı. Zaten o zamanlar parayı tuttumda başımı sokacağım bir ev aldım. Yoksa halim çoktan bitikti. Şimdilerde haftada 2-3 kalay ancak yapıyorum. Yani kalaycılığımıza hürmetimiz olmasa çoktan kapatırdım kepengi. Dükkan kiramı ödemek için artık çelik demlik ve tencereleri de kalaylı kaplarımın yanında onarmak zorunda kalıyorum. Oradan gelen üç beş kuruş olmasa bende mesleğe devam edemeyeceğim. Zaten insanlar artık büyükannelerinden ninelerinden kalan hatıraları getiriyorlar kalaylamamız için. Süs oluyor kalaylı kaplar. Bu da başka bir içler acısı durum" şeklinde konuştu.
BAKIRDA PİŞEN YEMEK TAT VERİR
Bakır tencerede pişen yemekle çelikte pişen yemeğin tadının çok farklı olduğunu söyleyen Kara, insanların bu farkı dahi hissedemediklerini dile getirdi. Bu nedenle birçok insanın farkında olmadan hastalandığını öne süren Kara sözlerine şöyle devam etti: "Çelikte, teflonda pişen yemeğin lezzeti eksiktir. Bİr de bakırda çinko kapta denesinler bakalım. Bambaşka hoşlukta bir tat alırlar. Mesela eskiden hastalıklar yok denecek kadar azdı. Bence sebeplerden biri de kaplarımızdır. İnsan vücudunun bakıra da ihtiyacı var. Şimdiki birçok çelik tencere boyalı. Boya kaynatıp afiyetle yiyiyorlar. Bu yüzden günümüzde hastalıklar bu kadar arttı" diye konuştu. Mehmet Kara ile aynı mesleği icra eden 33 yıllık kalaycı ustası Muzaffer Usta ise yaptıkları işi bir nevi sanat olarak benimsediklerini belirterek, kazanç dolu eski günlerin kendileri için mazide kaldığını ifade etti.