2010'un son ulusa seslenişi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2010 yılının son Ulusa Sesleniş konuşmasına ekonomik göstergeler damgasını vurdu. Başbakan Erdoğan, ulusa seslenirken isim vermeden CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçim vaadlerine de gönderme yaptı. Erdoğan, ''Lütfen şunu hiç unutmayalım; popülizme prim verirsek, geçmişte olduğu gibi olmayanı harcamaya kalkarsak, ülkemizi yine karanlıklara sürükleriz'' mesajı verdi. Başbakan Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında, 2011 bütçesinin somut olarak neler getirdiğini ve Hükümet olarak 2011 yılına nasıl bir vizyonla baktıklarını anlattı.
SÖZLEŞMELİ PERSONELE ÖDENEK MÜJDESİ
Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan 2010 yılının son Ulusa Sesleniş konuşmasında, ülkeye çeşitli alanlarda hizmet eden geniş çalışan kesimleri rahatlatmak adına yapılabileceğin azamisini gerçekleştirmek için gayret ettiklerini bildirdi. Bu çerçevede 2011 yılında kamu görevlilerinin maaşlarında Ocak ayında yüzde 4 ve Temmuz ayında yüzde 4 oranında artış sağlanacağını bildiren Başbakan Erdoğan, ayrıca kamu personelinden ek ödemesi olmayanların aylıklarının iyileştirilmesi ve ücret adaletinin sağlanması amacıyla ilave 80 lira artış sağlanacağını söyledi. Çalışmayan eş için ödenmekte olan aile yardımı ödeneğine de Ocak ve Temmuz aylarında ilave 20'şer TL'lik bir artış yapılacağını anlatan Erdoğan, ''Devlet memurlarına ödenmekte olan aile yardımı ödeneğinden sözleşmeli personelimiz de yararlandırılmaya başlanacak'' dedi. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Yapılacak artışlar sonucunda; 2010 yılı Aralık ayında aile yardımı ödeneği dahil en düşük devlet memurunun bin 300 TL olan net maaşı, 2011 yılı Ocak ayında bin 454 TL'ye, Temmuz ayında ise bin 532 TL'ye yükselecek. Böylece 2011 yılında en düşük devlet memuru aylığında yüzde 17,9 oranında artış yapmış olacağız. 2010 yılı Aralık ayında bin 577 TL olan aile yardımı dahil ortalama memur maaşı 2011 yılı Ocak ayında bin 717 TL'ye, Temmuz ayında ise bin 793 TL'ye yükselmiş olacak. Böylece 2011 yılında ortalama devlet memuru aylığında yüzde 13,7 oranında artış yapmış olacağız. İşçi, esnaf ve tarım sigortalısı emeklilerine ödenen aylık ve gelirler de 2011 yılı Ocak ayında 60 TL'den az olmamak üzere yüzde 4 ve Temmuz ayında yine yüzde 4 oranında artırılacak. Yapacağımız artışlarla en düşük emekli maaşını yıllık bazda yüzde 21,7 oranında artırmış olacağız. Her zaman olduğu gibi bu dönemde de çalışanlarımızı ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmemek noktasında hassasiyet gösteriyoruz.''
ZAMLAR ENFLASYONUN ÜSTÜNDE
Yapılan zamların, kesinlikle enflasyonun üstünde olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, ''Dünyada, özellikle Avrupa'da şu anda memurun, işçinin, aklınıza ne gelirse emeklinin hepsinin ücretleri düşürülürken biz bunu artırmanın gayretiyle yolumuza devam ediyoruz. 2003 Ocak- 2010 Kasım dönemleri arasında TÜFE'deki artış yüzde 107,3 seviyesinde gerçekleşmiştir'' diye konuştu. Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşının, 2002 Aralık ayında 392 TL iken, 2010 Aralık ayında bin 300 TL'ye çıktığını, artış oranının yüzde 207 olduğunu bildiren Erdoğan, 2002 Aralık ayında net 184 TL olan asgari ücretin, bu ay itibarıyla 599 TL'ye yükseltildiğini, artış oranının yüzde 194,3 olduğunu söyledi.
EMEKLİ AYLIKLARINDAKİ ARTIŞ NE?
En düşük SSK emekli aylığının 2002 Aralık ayında 257 TL iken, 2010 Aralık ayında 720 TL'ye çıktığını, artış oranının yüzde 180 olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: ''En düşük BAĞ-KUR esnaf emekli aylığı 2002 Aralık ayında 149 TL iken, 2010 Aralık ayında 578 TL'ye çıktı, artış yüzde 288,7 oldu. En düşük BAĞ-KUR çiftçi emekli aylığı 2002 Aralık ayında 66 TL iken, 2010 Aralık ayında 410 TL'ye çıktı, artış yüzde 523 oldu. En düşük memur emekli aylığı 2002 Aralık ayında 377 TL iken, 2010 Aralık ayında 898 TL'ye çıktı, artış yüzde 138,6. 65 yaş aylığı 2002 Aralık ayında 24 TL iken, 2010 Aralık ayında 101 TL'ye çıktı, artış yüzde 311,7 oldu. Muhtar aylığı biz geldik, 2002 Aralık ayında 97 TL idi, 2010 Aralık ayında 354 TL'ye çıktı, artış yüzde 263,9 oldu. Bu tablo gerek çalışanlarımızın, gerek emekli ve dar gelirli vatandaşlarımızın gelirlerinde 2002 yılından bu yana azımsanmaması gereken artışlar olduğunu ortaya koyuyor.
POPÜLİZME PRİM VERMEYİN
Peki, biz bunları yeterli buluyor muyuz? Asla. Gönül istiyor ki bundan çok çok daha fazlasını insanlarımıza verebilelim. Ancak, sevgili kardeşlerim, Türkiye'nin imkanları şimdilik bu kadarına elveriyor. Lütfen şunu hiç unutmayalım; popülizme prim verirsek, geçmişte olduğu gibi olmayanı harcamaya kalkarsak, ülkemizi yine karanlıklara sürükleriz. Olan yine dar gelirli vatandaşlarımıza olur; öyle hesapsız kitapsız, popülist maceralar peşinde en fazla garip gurebayı ezersiniz, işçiyi, memuru, çiftçiyi, küçük esnafı, emekliyi enflasyon canavarına yem edersiniz. Aziz milletimiz, geçmişte yaşadığı acı tecrübeleri unutmadığı için, bu mukayeseleri en iyi şekilde yapmaktadır. Milletimiz şunu çok iyi bilmektedir; bu değirmenin suyu nereden geliyor sorusunu sorar.''
ÖNÜMÜZ AYDINLIKTIR
''Yolumuz kısalmıştır, önümüz aydınlıktır, nimeti de külfeti de hakça paylaşarak hedeflerimize doğru yürüyeceğiz'' diyen Erdoğan, ''Bu milli dirayetimiz sayesinde, hiç de uzak olmayan bir gelecekte, milletçe çok daha güçlü, aydınlık ve müreffeh bir ülkede yaşıyor olmanın gurur ve mutluluğunu da yine birlikte yaşayacağız'' şeklinde konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.