1 Mayıs'ta "işçi matemi"
Samsun'dan Türkiye'ye bir ilk, işçi ile sendika mahkemelik oldu
Gece bekçiliği yapmadığı gerekçesiyle İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok tarafından iş akdi feshedilen engelli vatandaş Hüseyin Kılınç, üyesi bulunduğu Türk-İş'e bağlı Belediye-İş Sendikası'na "Hakkımı savunmadınız" diyerek 132 bin YTL'lik tazminat davası açtı. 1 Mayıs İşçi Bayramı'na denk getirdiği hukuk mücadelesi için, "Benim bayramım bu mücadeleyi kazandığım gündür" yorumunu yapan Hüseyin Kılınç, daha önceden belediye hakkında açtığı işe iade davasını kazanmıştı. Belediyeye karşı açılan davanın kazanılmasında büyük rol oynayan Avukat Evrim Macit, Türkiye'de benzeri görülmeyen bu davada da Kılınç'ın avukatlığını üstlenecek. Davanın Muhatabı Belediye-İş Sendikası adına açıklama yapan başkan Musatafa Çift, "Konunun bizimle bir alakası yok, bu süreçte sendikamız aleyhine isnat edilen suçlamalar tamamen gerçek dışıdır" derken; görüşlerine başvurulan Hizmet-İş Başkanı Şükrü Genç ise, "İşçi adına üzüntü verici bir hadisedir. Bu dava bize bir defa daha gösteriyor ki, Belediye-İş, bahsedilen süreçte üzerine düşen görevi ve yükümlülüğü yerine getirememiştir. Yani kriz yönetimini yürütememiştir" dedi.
Bugün 1 Mayıs, işçi ve emekçinin dayanışma günü. Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Samsun'da da meydanlar, bayram havasında bu anlamlı günü kutlayacak. Fakat 1 Mayıs'da Samsun'a ayrıcalık katan farklı bir durum söz konusu. Çünkü tarihte emsali görülmemiş bir hukuk mücadelesi Samsun'da başlıyor. Engelli vatandaş Hüseyin Kılınç, 12 yıl 6 ay boyunca üyesi olduğu Türk-İş'e bağlı Belediye-İş Sendikasını mahkemeye verdi ve 130 bin YTL'lik tazminat talebinde bulundu. Kılınç davaya ilişkin yorumunu şu şekilde yaptı: "03.09.2007 tarihinde çalışmakta olduğum İlkadım Belediyesindeki iş akdimin tazminatsız feshinin öncesinde ve sonrasında Belediye İş Sendikasının süreç içindeki duyarsız, lakayt, adeta işbirlikçi tutumu sonucu dava açılması gerekmiştir. Bir engelli gece bekçiliği görevine verilecek, sendikadan çıt yok. Engelli görevi kabul etmeyecek ve hakkında tutanaklar tutulacak, yine sendikadan çıt yok. Disiplin Kurulunda sendika olarak yer alacaklar ve iş akdimin feshinin istendiği yazının altına bir kelimelik olsun muhalefet şerhi koymadan işverenle birlikte onay verecekler. Bunlar kabul edilebilir davranışlar değildir ve mutlaka sorumluları hesap vermelidir. İşte ben bunun mücadelesini vereceğim."
"BEN SENDİKA MAĞDURUYUM"
Uzun yıllar üyesi olduğu sendikadan hiçbir fayda görmediğini ve yanında olması gerektiği zaman da sendikadan o desteği alamadığını belirten Kılınç, sendika yöneticilerinin çalışandan önce kendi çıkarlarını gözettiğini dile getirdi. Kılınç yaptığı basın açıklamasında kendisini sendika mağduru olarak tanımlayarak, "Sizin yaptığınız ayıplı bir hizmet üretimidir. Sizin üretmiş olduğunuz bu ayıplı hizmetin mağduruyum. 12 yıl 6 ay boyunca şu anki hesaba göre mağduriyetlerimi önlemeniz için size yaklaşık 7.000.-YTL ödedim. Karşılığında ise sadece maaşımı artırmaya yönelik Toplu İş Sözleşmesi imzalama hizmetini ürettiniz. Bu da sizin işinize geliyordu. Çünkü artan her yevmiye size verilecek aidattaki artış demekti. İşte bu sebeplerledir ki, size karşı olan hukuk mücadelemi başlatıyorum. Benim bu mücadelemden kimse kendisine pay çıkarmaya kalkmasın. Bu dava sebebiyle tüm işçi-memur sendikalarına sesleniyorum. Artık engelli üyelerinizi hatırlayın. Onların insanlık dışı çalışma koşullarına sessiz kalmayın. Aksi halde bu dava emsal teşkil ederek sizlerde engelli Hüseyinler tarafından yargıya hesap verme durumuna düşürülebilirsiniz" şeklinde konuştu.
SAPI ÜYELERE SALKIMI KENDİNE
Sendika aleyhine açtığı tazminat davasının her açıdan emsal teşkil etmesini beklediğini belirten Kılınç sözlerini şöyle sürdürdü: Neredeyse bir aydır bu ülkeyi 'Yok şurada gösteri yapacağız, yok burada yapmayacağız' diyerek gerdikçe gerdiniz. Halk arasında meşhur bir söz vardır. Aleme verir talkını, kendi yutar salkımı. Siz şuna buna çatacağınıza kendinize ait kuvvetli bir özeleştiri yapsanız iyi olur. Belediye-İş Sendikası Samsun Şubesi'nin bu ayıbı sendikacılık tarihinde silinmesi gereken bir ayıbınızdır. Yüzlerce insan benim gibi mağdur edildi. Ancak sonuç alamayacaklarını düşündüklerinden olsa gerek girişimde bulunmadılar. İşte ortaya biri çıktı. Ve bugüne kadar siz sendikaların pasifliği sebebiyle mağdur edilmişlerin adına hukuki zeminde sizden hesap soruyor bir anlamda. Her birinizin bir üyesi sizlerin pasifliği nedeniyle mağdur edilmiş durumda neredeyse. diyerek tüm engellilere Cesur olun hakkınızı arayın çağrısında bulundu.
Erhan Koçak