• BIST 91.074
  • Altın 214,520
  • Dolar 5,3448
  • Euro 6,0757
  • Samsun 12 °C
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Denge Gazetesi Cebinizde
  • Samsun'da Bir İlk
  • EFSANE GOLCÜ DENGE'DE!
  • Denge Gazetesi Cebinizde
  • Samsun'da Bir İlk
  • EFSANE GOLCÜ DENGE'DE!

TÜRKİYE’DE 5 MİLYONA YAKIN KOAH HASTASI VAR

TÜRKİYE’DE 5 MİLYONA YAKIN KOAH HASTASI VAR
SAMSUN İl Halk Sağlığı Müdürü Uzm. Dr. Ertan Uzun, Türkiye'de 5 milyona yakın Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) hastası olduğunu belirterek, bu kişilerin 300-500 bininin kendisinde hastalık olduğunu bildiğini söyledi.

Samsun İl Halk Sağlığı Müdürü Uzm. Dr. Ertan Uzun, 19 Kasım Dünya KOAH Günü nedeniyle açıklama yaptı. Dr. Uzun, hastalığın nefes yollarında mikroplarla oluşmayan bir iltihaplanmaya bağlı oluşan ilerleyici bir akciğer rahatsızlığı olduğuna dikkat çekti. KOAH'ın tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu tarafından yeterince bilinmediğini ifade eden Dr. Ertan Uzun, "KOAH'ın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde yüzde 15-20'dir. Bir diğer deyişle toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH vardır. Oysa 10 KOAH hastasının sadece biri doktora başvurmuş ve doğru tanı alabilmiştir. Bu durumda, ülkemizde bulunan 5 milyona yakın KOAH'lı hastanın sadece 300-500 bini kendisinde hastalık olduğunu bilmektedir. Günümüzde dünyada tüm ölümlerde 4'üncü ölüm nedeni, bulaşıcı olmayan hastalıklar içinde 3'üncü ölüm nedeni haline gelen KOAH, tüm ölümlerin de yüzde 5.5'inden sorumludur. Türkiye'de solunum sistemi hastalıkları tüm ölümler içerisinde en sık görülen 4'üncü ölüm nedenidir ve bu ölümlerin yüzde 61.5'i KOAH nedeniyledir" dedi.

Uzm. Dr. Ertan Uzun, KOAH'ın gelişimi için tüm dünyada en yaygın görülen risk faktörünün sigara dumanı olduğunu dile getirerek, "Sigara içenler içmeyenlere göre, daha fazla solunumsal şikayetlere, daha fazla solunum fonksiyon kaybına ve daha yüksek KOAH ölüm oranlarına sahiptirler. Pipo, puro, nargile ve çevresel tütün dumanı da KOAH gelişimine katkıda bulunmaktadır. Bu hastalığın gelişiminde genetik risk faktörlerinin rolü henüz çok iyi aydınlatılamamış olmasına rağmen, özellikle odun, tezek, kök benzeri yakıt kullanımına ikincil iç ortam hava kirliliği ve tozlu-dumanlı işyerlerinde çalışmanın en önemli çevresel risk faktörleri olduğu bilinmektedir. Fiziksel aktivitede azalma, hareketsizlik de artık bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir" diye konuştu. (DHA)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim