• BIST 106.843
  • Altın 142,531
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 24 °C
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 29 °C
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !

Stres Kalp Hastalıklarını Tetikliyor

Stres Kalp Hastalıklarını Tetikliyor
Çağdaş yaşamda,büyük şehirlerde ve zorlayıcı çalışma koşullarında stresin etkisi önem kazanmaktadır.

Stres;Bedensel,ruhsal ve toplumsal etkenlerin sonucu organizmanın dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan gerilim ve zorlanma durumudur.Hırslı, tutkulu, zamanla yarışan, çok çalışan, stres ve öfkenin sıklıkla belirgin olduğu kişilik tiplerinde kalp krizi riski oldukça fazla olduğu söyleyen Humanite Psikiyatri Tıp Merkezi Direktörü Prof.Dr.Sedat Özkan Stres ve Kalp Hastalıkları arasındaki ilişkiyi anlattı..
Kalp-damar hastalıkları gelişmiş ülkelerde en yaygın sağlık sorunu olup aynı zamanda ölüm oranı en yüksek hastalıklar arasındadır. Amerika'da her yıl 1,5 milyon insan kalp krizi geçirmektedir ve 45-64 yaş grubu erkeklerdeki ölümlerin %40'ı kadınlardaki ölümlerin %10'u kalp krizinden olmaktadır. Öte yandan depresif hastalarda %40'ında ölüm sebebi kalp hastalıkları olduğunu söyleyen Prof.Dr.Sedat Özkan “Bu nedenle hekimlerimiz sadece organları değil tüm bedeni beyni ve ruhu birlikte değerlendirmelidirler.”

Hastalığın kendisi ve kişinin bedeninde ve duygusal yaşamında,hayatında ve yaşam stilinde yarattığı etkiler, ciddi değişiklikler zorlayıcıdır. Hastalığın tekrarlaması endişesi ciddi bir stres kaynağıdır. Bazı davranışların bırakılması (sigara kullanımı) ve yeni davranış kalıplarının (diyet ve fiziksel faaliyetler) edinilmesi gerekir.Fiziksel kapasitenin azalması hastalığın iş, ev, sosyal yaşamı ve cinsel faaliyetleri etkiler. Evine taburcu olan hastanın iş, aile içi ve sosyal rollerini ne ölçüde sürdürebildiği kısıtlamaları süre ve şiddeti objektif engeller yanında hastanın kısıtlamalara ve kayıplara tepkisi depresyon gelişimini etkiler.

Kalp hastalığı için psikolojik risk faktörleri; kişilik özellikleri, düzensiz yaşam, stres, ani yaşam değişiklikleri, kayıp ve yas kavramıdır.

Kişilik özellikleri, psikososyal zorlanmalar gibi depresyonla ilişkili değişkenler kişiyi kalp-damar hastalıklarına yatkın hale getirebilir. Stresli yaşam olaylarına ve depresyona eşlik eden nöroendokrin süreçler kalp-damar hastalık riskini arttırırlar. Psikolojik ve duygusal zorlanmalara, heyecanlara kalp basıncı ve kalp hızı değişikliklerinin eşlik ettiği bilinmektedir.

Yaygın olarak bilindiği üzere, tehlike anında insanda ortaya çıkan "savaş ya da kaç" yanıtı, bedeni yoğun bir fiziksel etkinliğe hazırlamaktadır. Günlük yaşamdaki stres, insanı savaş ya da kaç yanıtına hazırlamak yerine kalp hastalıklarına yatkın hale getirmektedir.

Prof.Dr.Sedat Özkan”Psikolojik durum ve ruhsal zorlanmalar kalp hastalığının gelişimini kolaylaştırabilir.”

Çağdaş tıp ve psikiyatrideki gelişmeler beyin, psikososyal zorlanmalar, duygulanımlar ve kalp arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin mekanizmasını klinik ve deneysel olarak ortaya koymuştur.Kalp hastalarının konsültasyon liyezon psikiyatrisi, kalp hastalıkları ve kalp-damar cerrahi ekibi ile işbirliği içinde ortak ele alınması tanı, ayırıcı tanı ve tedavide çok önemli olduğunu ifade etti Prof.Özkan.

Zihin ve ruh bozulur ise beyin de bozulur. Beyin bozulursa beden de bozulur. Ruhumuza ve beynimize iyi gelen her şey bedenimize de iyi gelecektir.

Kalp hastalarının %20-45'inde belirgin psikopatoloji saptanmıştır. Başlangıçta, akut dönemde en yaygın kaygı bozukluğu ve panik halidir. İlerleyen sürede, kronik dönemde kayıp algısı ve umut azalması ile paralel depresyon ön plandadır. Geniş yelpazeye yayılan kalp-damar hastalılarının hemen hepsi hastanın kaygısını arttırır ve çeşitli psikiyatrik tablolara neden olur.

Kalp Hastalarında En Sık Görülen Psikiyatrik Bozukluklar

Kaygı (Anksiyete) bozuklukları
Depresyon
Nöropsikolojik bozukluklar
Somatizasyon bozukluğu (Bedenselleştirme)
Cinsel işlev bozukluğu
Prof.Dr.Sedat Özkan; Araştırmalar kalp hastalarında kaygı bozuklukları için %5-10, duygu durum bozuklukları (majör depresyon, minör depresyon ve distimi) için %10-15 oranında yaygınlık göstermektedir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • REFLÜ TEDAVİSİ25 Şubat 2017 Cumartesi 10:34
  • Kemik sağlığınızı D vitamini ile koruyun24 Şubat 2017 Cuma 10:39
  • “GIDA TAKVİYESİ ÜRÜN” AÇIKLAMASI19 Şubat 2017 Pazar 12:55
  • ALTERNATİF TIP UYARISI18 Şubat 2017 Cumartesi 12:21
  • BEL FITIĞI TEDAVİSİ13 Şubat 2017 Pazartesi 12:18
  • FELÇLERDE ERKEN TEDAVİ11 Şubat 2017 Cumartesi 11:33
  • Probiyotik ve prebiyotik tüketin uyarısı10 Şubat 2017 Cuma 11:28
  • Bel fıtığı belirtileri ve nasıl tedavi edilir?08 Şubat 2017 Çarşamba 11:52
  • 'Kurugöz hastalığı' uyarısı07 Şubat 2017 Salı 11:33
  • HER 6 ERKEKTEN BİRİ PROSTAT KANSERİ07 Şubat 2017 Salı 11:32
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim