GİZLİ  HAZİNE

Dursen Özalemdar

Genç bir adam, seyahat halinde iken, bir şehre uğrar. “şehrinizde akıllı bir kimse yok mudur ki nasihat alayım” diye rastladığı birine sorar.

Biri ;”Şehrimizde ulu bir kişi var, o da kendini deliliğe vurmuş, şu sokakta çocuklarla oyun oynuyor.”dedi.

Genç adam, yürüyüp oraya vardı. Sopasına at gibi binmiş Veli’ye yaklaştı. “Ey sopaya at gibi binen atlı, bir an için atını bu tarafa sür.”diye seslendi,atlı kendisine yaklaştı; “Ne söyleyeceksen çabuk söyle, atım çok serkeştir, pek huysuzdur. Çabuk ol ki seni tepmesin. Ne soracaksan açıkça sor.

 

Genç adam gönlündeki sırrı söyleyemedi. Ondan vaz geçip Veli’yi alaya aldı.

“Bu sokakta oturan kadınlardan birini almak istiyorum. Benim gibi bir adama hangisi lâyıktır.” Dedi.

Veli ;”Dünyada üç türlü kadın vardır, ikisi zahmet biri mihnetten ibarettir.” Biri daimi bir hazinedir onu alırsan tamamıyla senin olur. İkincisinin yarısı senin olur. Yarısı senden ayrı kalır. Üçüncüsü ise sana hiç mal olmaz.

 Hadi yürü, yolumdan çekil atım seni tepmesin. Yoksa bir düştün mü bir daha kalkamazsın.”dedi ve sopasını sürüp çocukların arasına katıldı.

Genç adam pek bir şey anlamamıştı, ona tekrar seslendi: “Gel de hiç olmazsa şunu güzelce bir anlat, bu bahsettiğin üç çeşit kadın kimlerdir? Bir anlat dedi.

Veli yine atını sürerek onun yanına geldi.”Eğer bakire alırsan tamamıyla senin olur, gamdan kurtulursun. Yarısı senin olan duldur. Fakat hiçbir zaman mal olmayacak olan kadın ise çocuğu olan kadındır. Eğer kadının ilk kocasından çocuğu varsa ,sevgisi de bütün hatıraları da oraya gider.”

 Dedikten sonra hay, huy edip sopasını sürerek çocukların yanına gidecekken adam tekrar seslenir.

Ey padişah bir sorum kaldı. Lütfen ona da cevap ver, ondan sonra git.” Dedi.

Veli gelerek: “Ne istiyorsun çabuk söyle “ dedi.

Adam: “Ey padişah bu kadar akla ve irfana sahip olduğun halde neden böyle yapıyor, kendini gizliyorsun? Dedi.

Veli şöyle cevap verdi:

Beni bu şehre kadı yapmak istediler, REDDETTİM. Fakat çare bulamadım, bu yüzden kendimi gizliyorum. Akıl ve İrfan bir HAZİNEDİR. Hazinenin yerini ise ancak deli olan gösterir.” Dedi. . .

Hz. Mevlana’nın Mesnevisindeki bu hikayenin günümüzdeki yansımaları, Hayatın gerçekleri ile halen yaşanmaktadır. Ne varki gizli velileri bu zamanda bulmanın, Gündüz elinde fenerle adam arayan Sinop’lu Diojen’in  de ,o günden bu güne yansıyan arayışının devam ettiğidir.