1. HABERLER

  2. SPOR

  3. "BU TUTKU PLATONİK BİR AŞK GİBİ"
"BU TUTKU PLATONİK BİR AŞK GİBİ"

"BU TUTKU PLATONİK BİR AŞK GİBİ"

Ay-yıldızlı bayrağı Avrupa'nın en yüksek zirvesinde dalgalandıran Türk dağcı Burak Saral, dağcılık ve tırmanış hakkında merak edilenleri Denge'ye anlattı. Dağcılık için 'platonik bir aşk hikayesi' tanımını kullanan Saral, her işte olduğu gibi bu işte de eğitimin çok önemli olduğunu söyledi.

A+A-

Avrupa'nın en yüksek noktası olan 5 bin 642 metre yüksekliğindeki Elbrus Dağı'nın zirvesine çıkan ve ay-yıldızlı bayrağı zirvede dalgalandıran Türk dağcı Burak Saral, dağcılık ve tırmanış hakkında merak edilenleri Denge'ye anlattı. Dağcılık için 'platonik bir aşk hikayesi' tanımını kullanan Saral, her işte olduğu gibi bu işte de eğitimin çok önemli olduğunu söyledi.

dagci-8.jpg

Kartal Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Başkan Yardımcısı, 1984 doğumlu, evli ve bir çocuk babası olan Bural Saral yaklaşık 10 yıldır birçok outdoor spor dalında ve kış dağcılığı branşında faaliyetlere liderlik yapıyor. Daha önce düzenlenen dört faaliyette başarıya ulaşan Saral, geçtiğimiz günlerde on dört kişilik ekibiyle -40 dereceye varan hava şartlarına rağmen beşinci kez Rusya sınırları içerisinde yer alan, Avrupa'nın en yüksek dağı olma özelliği taşıyan 5 bin 642 metre yüksekliğindeki Elbrus Dağı'na tırmanarak zirvede bayrağımızı dalgalandırdı. Profesyonel dağcı, tecrübelerini ve dağcılık tutkusunu anlattı. 

dagci-5.jpg

"HER YOLA ÇIKIŞ ZİRVEYLE BİTMEZ"
Kendisini hayatın götürülerini düşünmekten çok getirileriyle yaşayan mutlu bir adam olarak tanımlayan Türk dağcı ve fotoğrafçı Burak Saral, tırmanış tutkusunu, maceralarını ve dağcılık hakkında merak edilenleri muhabirimiz Soner Süren'e anlattı. Dağcılık için platonik bir aşk hikayesi diyen Saral, "Zirve bizler için ilk başlarda ulaşılmaz bir hedeftir. O hedefe ulaşmak için iki yol vardır. Birincisi, meşakkatli eğitimlerden geçerek iyi bir dağcı olmak. İkincisi ise hiç bilgi sahibi olmadan kendimizi dağlara vurmaktır. Birincisi bu işin ehliyetini almaktır, diğeri ise ehliyetsiz araç kullanmak gibi tehlikelidir. Tabiri caizse biz ehliyetimizi alıp sevdiğimize ulaşmak için bazen fırtına uyarısı varsa bile araç sürerek ona ulaşmaya çalışırız. Her yola çıkışımız zirveye ulaşarak bitmez. Çünkü dağ ve doğa bize her zaman izin vermez. Ama biz yolda olmaktan keyif alırız.

dagci-2.jpg

Sevdiğimize doğru gitmekten ona ulaşmaya çalışmaktan mutlu oluruz. Sonucu ona ulaşamamak da olsa, ona gitmeyi sonuna kadar denemiş olmak bile bizi tatmin etmeye yeter. Aynı dağa tekrar tekrar gideriz ama her seferinde dağ bize farklı gelir. Havası (yağmur, sis, kar, tipi), zemini (taş, kar, çamur, buz, bitki örtüsü) ve yürüdüğümüz yollar (heyelanlar, yıldırımlar, yapıyı değiştirir) hep değişir. Bazen zirvesine ulaşırız, bazen ulaşamayız" diye konuştu.

dagci-4.jpg

İNSANIN ÖZÜNÜ BULMA YOLCULUĞU...
Türkiye'de dağcılık ve tırmanış hakkında değerlendirme yapan tecrübeli dağcı, "Çok iyi sporcularımız, hocalarımız ve dünya çapında tanınan dağcılarımız var. Ancak ülkemizdeki outdoor spor mağazalarının yaygınlaşmasından ötürü birçok insan hiçbir eğitim almadan doğaya çıkmakta. Eğitim alınmadan yapılan bu faaliyetlerde doğaya zarar verme oranımız oldukça yükseldi. Kampçılık, dağcılık ve bu tarz doğa sporları aslında insanın özünü bulma yolculuğunun bir parçasıdır ve temelinde dinginlik vardır.

dagci-2-001.jpg

Şu an ülkemizde bu dinginliği arayan ve doğayı koruyan sporcu sayısı ne yazık ki azınlıkta. Yine ekipmanlara ulaşımın kolay olması sebebi ile eğitim almadan dağlara ve tırmanış rotalarına giden arkadaşların başına da bir çok kaza gelmekte. Kısacası her şeyin başı eğitim ve eğitimden öğrendiklerimizi yerine getirmekten geçiyor. Hiçbir zaman bana bir şey olmaz dememeliyiz. Gereken tüm önlemleri alarak faaliyetlerimizi yapmalıyız" dedi.

dagci-1.jpg

"EĞİTİM ÇOK ÖNEMLİ"
Bu işe gönlü olan gençlere de tavsiyelerde bulunan Saral, "Dağcılık doğru yapıldığı ve kişi kendini bildiği takdirde en güvenli sporlardan biridir. Trafik kurallarının tümüne hiç eksiksiz uyduğunuz takdirde aracınız ile kaza geçirme riskiniz neyse dağcılıkta da risk budur. Her şeyde olduğu gibi eğitime çok önem verilmeli. Her faaliyet bir eğitim ve pratik fırsatıdır.

20171119-163418.jpg

Elinizde bu fırsat varken 'ben nasıl olsa biliyorum' denilerek öğrenilenleri tekrar edip pratik kazanmak asla ihmal edilmemeli. Dağda acil durumda (buzda kayma düşme, ilk yardım müdahalesinde bulunma) gerekecek olan bilgiler refleks haline gelmediği sürece maalesef hayat kurtarmaya yeterli olmayabilir." diyerek eğitimin dağcılıkta ne denli önemli olduğunu ortaya koydu.

dagci-5-001.jpg

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum